Briç, satranç gibi oyunlarda, dışarıdan oyuna karışan seyircilere verilen ad …

Kibitzer,
Eng. Kibitzer,
Bazen kibbitzer olarak da yazılabiliyor.

Kelime yidişçe kökenlidir.
Başkalarının işine burnunu sokan kimse.
Briç, satranç gibi oyunlarda, dışarıdan oyuna karışan seyircilere verilen ad.

Gözlemci, izleyici.
Seyirci, Görüş, Görgü tanığı,
Bir işin başında durup boş yorum yapan, tavsiye verenler için kullanılır.

Oyun oynarken akıl veren, açık büfede yemek seçerken gereksiz yorum yapan insanlar için kullanılır.

“Keseli Ayı” da denilen ve Avustralya’ da yaşayan bir hayvan …


Koala,
Kuskusgiller (Phalangeridae).
“Keseli Ayı” da denilen ve Avustralya’ da yaşayan bir hayvan…
Keseli Ayı, Otçul ve ağaçta yaşayan bir memeli türüdür. Güney Avustralya koalaları 20. yüzyılın ilk dönemlerinde geniş çaplı katliama uğradı. Koala, Tazmanya ve Batı Avustralya’da bulunmamaktadır. Koala kelimesi Dharuk dilindeki gula kelimesinden gelmektedir. Görünüşü oyuncak ayıya benzer. Tıknaz vücutlu, uzun ve tüylü kulakları, siyah burnu ve gözleri vardır. Kırçıl renkli ve kuyruksuzdur. Okaliptüs ağaçlarının yapraklarıyla beslenir. Yavrusunu karnındaki kesesinde veya sırtında taşır.

Avustralya’da yaşayan, oyuncak ayıya benzeyen yavaş hareketli küçük bir memeli. Keseli ayı olarak da bilinir. Ayıya benzemesine rağmen ayıyla bir akrabalığı yoktur. Kuyruğunun olmaması, geniş tüylü kulakları, vücuduna göre iri siyah burnu ve gözleri önemli özelliklerindendir. Sevimli bir görünüşü vardır. Boyu 50 cm ve ağırlığı 9 kg. kadardır. Avustralya’da Sydney’in 80 km içerilerinde mavi dağların yamaçlarındaki sert yapraklı okaliptüs ağaçlarının bulunduğu ormanlarda yaşar. Ön ayaklarının iki parmağı, diğer üçünün karşısında bulunduğundan ağaç dallarını rahatça kavrar. Okaliptüs ağaçlarının körpe filiz ve yapraklarını yemek için genellikle gece çıkarak yüksek dallara tırmanır.

Barsağında bulunan bazı sindirim bakterileri sert yaprakları hazmetmesine yardım ederler. Kürkü su geçirmediği için çok avlanan bu hayvanın nesli tükenmeye başlamıştı. Avustralya hükümeti bunun üzerine 1936 yılında koala avını yasaklayan bir kanun çıkardı. Doğup büyüdüğü ormanların dışında yaşamayan koalalar, üç yüzü aşkın okaliptüs türlerinin içinde hangisinin yapraklarının zehirli olduğunu kolaylıkla ayırabilmektedirler. Koalalar ekim-ocak ayında çiftleşir. 35 günlük gebelikten sonra 0,3 gr ağırlığında, 2 cm boyunda bir tek yavru doğurur. Yavru aşağı yukarı 4 ay kadar annesinin karnındaki kesede kalarak süt emer. Çok geç büyür. Altı ay sonunda kürklenmeye ve dışarı ile ilgilenmeye başlar.

Daha sonra annesinin sırtına tırmanır. Annesinin sırtında gezen yavru, aradan bir yıl geçmesine rağmen kendine bakacak hale gelmez. Kese içindeki memelerden emmek için zaman zaman aşağı sarkar. Okaliptüs ağacının sert yapraklarına alışmak için, annesi tarafından yarı sindirilmiş yaprak dışkılarını yer. Devamlı anne sırtında taşınan yavru ancak dört sene sonra erginleşir.

Koala 20 yıl kadar yaşar. Hiç su içmediği fikri yanlıştır. İyi yüzer ve çukurlarda birikmiş yağmur sularını içer. Okaliptüs ve mavi sıtma ağacının yapraklarıyla karnını doyuran koalalar bir korudan diğerine geçince uyum sağlayamadıklarından ölürler. Avustralya’nın Queensland ve Victoria eyaletinde az miktarda yaşamaktadır.

Zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilen kaplumbağa …


Adwaitya,
D. yaklaşık 1750 – Ö. 22 Mart 2006,
Aldabra cinsi bir kaplumbağa.

Hindistan’ın Kalküta şehrinde bir hayvanat bahçesinde yaşamıştır. Alipore hayvanat bahçesinin evraklarına göre, Adwaitya 1750 yılında doğmuş. 1875 yılında Seyşellerden Hindistan’a getirilmiştir. Sanskritçe çift olmayan anlamına gelen Adwaita adı 2005 yılında verilmiştir.

250 kg ağırlığındaki kablumbağa kabuğunda,öldürücü bir enfeksiyona yol açan bir çatlak nedeniyle 2006 yılında ölmüştür. Adwaitya 256 yıllık yaşı ile zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilmiştir.

Galapagos adalarında yaşayan 175 yaşında ölen 180 kg ağırlığındaki bir başka dev kaplumbağa Harriet, ise (D. tahminen 1830), 23 Haziran 2006 tarihindeki ölümüne kadar esaret altındaki en yaşlı hayvan olarak bilindi.

Güney Atlantik Okyanusunda, bir İngiliz Denizaşırı Bölgesi olan St. Helena Adası‘nda yaşayan 182 yaşındaki dev kaplumbağa Jonathan, ise bugün Dünyada yaşayan en yaşlı hayvan olarak biliniyor. 1882 yılında Adwaitya gibi Seyşeller’den adaya getirilmiş. Kayıtlara göre, Jonathan adaya diğer üç kaplumbağayla birlikte geldiğinde 50 yaşlarında getirilmiş ve katarak olmasına rağmen yıl 2019 halen yaşıyor.

Osmanlıların ilk döneminde Söğüt ilçesine verilen ad …


Safsaf,
Osmanlıların ilk döneminde Söğüt ilçesine verilen ad.

Söğüt,
Thebasion,
Sebasiyon,
İtea,

Bilecik ilinin bir ilçesidir.
Osmanlı Beyliği’nin ilk başkenti.
1231 yılında Thebasion olarak bilinir.

Söğüt İlçesi, Eski Türk kaynaklarında kasabanın adı Söğütçük olarak geçer.

1230 yılında, Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat I, Celaleddin Harizmşah’a karşı Yassıçeme savaşında kendisine yardım eden Ertuğrul Beye, Söğüt’ü yurtluk olarak verdi. Daha sonra Ertuğrul Beyin oğlu Osman Bey, Osmanlı devletinin temelini burada attı. Babası Ertuğrul Beyin türbesi Söğüt’tedir.

İslamiyetin gösterdiği kaidelere uygun olmıyarak kesilmiş hayvan, pis …

Mundar,
Farsça, Murdar.
Pis. Kirli.
Mülevves.
Bulaşık, bulaştırılmış.
Temiz olmayan.
Arapça mundar, ملوث
Kirli.

İslamiyetin gösterdiği kaidelere uygun olmıyarak kesilmiş hayvan.
Cenabet,
Cinsel birleşmeden sonra yıkanmamış (kimse).
Dini kurallara uygun olarak kesilmemiş olan (hayvan).

Halk dilinde, murdar.
Pis, sevimsiz.
Bir şeyi ziyan etmek, bozmak
Bazı yörelerde, mındar da denir. Eti yenmez, mısmıl olmayan hayvan demektir.
Murdar getmek deyimi, eti yenilen hayvanların kesimden önce öldüğünü ifade ediyor.

Azerice iğrenç,

Mısmıl,
Halk dilinde, Musmul,
Arapça, mısmıl, طاهر
Beğenilen yada iyi yapılması istenen anlamındadır.
Eti yenilebilen, murdar olmayan (hayvan).
Murdar olmayan.
Makbul, helal.

1 2 3 326