Orta Amerikada, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanusu birbirine bağlayan su yolu …

Panama,
Panama Kanalı,

Orta Amerika’nın en güney ülkesi Panamadadır. Panama kanalı Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanusu birbirine bağlayan su yoludur. Bu Kanal Güney Amerika ve Kuzey Amerika’yı birbirinden ayırır. Kanal 77 km uzunluğunda olup 15 Ağustos 1914 tarihinde ABD tarafından tamamlanarak hizmete açılmıştır. Kanal yolculuğu 9 saat sürmektedir. Panama Kanalından bir yılda yaklaşık 14.000 gemi geçmektedir. 200 milyon tondan fazla yük taşınmaktadır.

Kanalın yapımı sırasında, bölgede görülen sıtma ve sarı humma gibi hastalıklardan dolayı büyük miktarda çalışan ölmüştür. İlaveten büyük toprak kaymaları olmuştur. Kanalın inşaatı esnasında yaklaşık 27.500 çalışan ölmüştür.

Panama Kanalı deniz seviyesinden 28 metre yüksekliktedir. Sıvıların kaldırma kuvveti kullanılarak gemiler kanal içinde yavaş yavaş yükseltilir ve aynı metotla diğer tarafa indirilir. Panama Kanalının inşaatına Fransızlar tarafından 1 Ocak 1881 tarihinde başlandı. Teknik, sağlık ve finansal sorunlar nedeniyle Fransız şirketi 1889 yılında battı. Bu olay Panama skandalı olarak bilinir.
26 Haziran 2016 tarihinde Panama Kanalı genişletilerek yeniden işletmeye alınmıştır.

Panama Kanalı ve Çalışma Mantığı

Girit’e özgü, hızlı tempolu bir halk dansı…

Pentozali,
Meleviziotiko.

Pentozali Horon,
Crete Greece Kemençe

Pentozali bir Girit savaş dansıdır. Pentozali kelime anlamı olarak beş adım demektir. Bu dansta Girit kemençesi kullanılır. Dans müziği tempoludur. Önceleri tempo yavaş olup ilerleyen safhalarda gittikçe hızlanır. Pentozali halk dansında beş adım seri olarak bir senkronizasyon içinde atılır. Orkestrada kemençe, keman, ud, gitar gibi enstrümanlar vardır. Halay gibi kalabalık oynanmaz. Dans 8-10 kişi ile oynanır. Oynayan kişilerden grubun(halay) başındaki kişi hoplayıp zıplayarak eliyle ayaklarına vurur. Grubun başındaki kişi yaptığı çeşitli figürlerden sonra halayın sonuna geçer. Bu şekildeki herkes kendisine özgü performansını sergiler. Halayın başındaki kişiye tekrar gelindiğinde oyun biter. Muziğin temposuna uygun olarak sergilenen bu oyunu izleyenler havaya ateş açarak kutlama yaparlar.

Antik Yunan’da dans, şarkı ve müzik tiyatronun ayrılmaz parçası olmuş. Sirtaki dünyanın pek çok yerinde en önemli, hatta ulusal Yunan dansı olarak bilinir. Yunanlar’ın ulusal dansı, Sirtaki’ye oldukça benzeyen Sirto da çok yaygındır.

Belli başlı Yunan dansları;
Andikristos, Argos(Sirtaki),
Beratis,
Çamikos, Çakonikos(Tsanikos),
Fisuri,
Gayda(Gaida),
Hasapikos,
Kastrinos, Karaguna
Levendikos,
Pidichtos, Pentozalis,
Rodu (Rodos),
Sirtaki, Siganos, Sirtos,
Sousta, Susta, Sirtos Koftos, Sirtos Thrakis.
Tapeinos, Talimia,
Zonaradikos,
Zagorisios,

PENTOZALİ-GİRİT DANSI

Ege Bölgesi’ ne özgü, et suyu ve unla yapılan bir çorba …

Laduri,
Laduriz,

Giritli Çorbası.

Ege yöresine özgü,et suyu ve unla yapılan bir çorba,
Ege Bölgesi’ ne özgü, et suyu ve unla yapılan bir çorba,

Ege Bölgesi’ne özgü bilinen lezzetler;
Boyoz, Kumru, Gevrek (Simit), İzmir Köfte, Keşkek, Arapsaçı Kavurması, Deniz Börülcesi, Çökertme Kebabı, Turp Otu Salatası, Kuru Börülce, Gerdan Tatlısı, Pazı Sarma, Şambali, Zeytinyağlı Enginar, Laduriz (Giritli Çorbası);

Malzemeler:
Bir su bardağı un, Tuz, Bir dilim peynir, Bir limon,
Yarım çay bardağı zeytinyağı, bir yemek kaşığı tereyağı,
Bir litre et suyu. Kemikli et haşlanır. Haşlama suyu süzülerek bir kavanozda buzdolabında saklanır. Çorba ve yemek yapımında ihtiyaç halinde bu et suyu kullanılır.

Yapılışı;
Et suyu bir tencerede kaynatılır. Bir tepsiye bir su bardağı un konulur. Üstüne iki üç yemek kaşığı suyu azar azar eklenir. Sonra unu, ovalayarak karıştırın. Tane tane küçük hamur parçaları oluşur. Hamurun yarısını tavaya koyduğumuz yağa koyup nar gibi kızartalım. Kaynayan suya hamurlarımızı koyalım. Bir limonu sıkalım. 15 dakika kadar kaynasın. Sonra kavrulan hamuru da ilave edelim. Peyniri rendeleyelim. Rendelenmş peynirin yarısı çorbayı kapatmaya yakın üzerine koyalım. Diğer yarısını ise çorbayı servis yaparken üzerine konarak sıcak sıcak servis yapılır.

Eski dilde Demir …

Ahen,
Farsça demir, آهن
Hadid, (Osmanlıca)

Demir,
(Simgesi Fe).
İng. iron,
Fr. Fer,
Atom numarası 26,
Atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 ,

Mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya elverişli, 1510 °C’ de eriyen bir element. Bazı minerallerde, hemen hemen her çeşit toprakta ve mineralli sularda bulunur. Arı halde gümüşsü beyaz renkli bir metaldir. Esas işlevi oksijenin hemoglobin içinde dokulara ve hücresel oksidasyon mekanizmalarına taşınmasıdır. Demir, yer kabuğunda büyük miktarlarda bulunur.

Demir, yerkabuğunda en çok bulunan metaldir. Demir metali, demir cevherlerinden elde edilir ve doğada nadiren elementel halde bulunur. Demir, küçük iğnelerden dev yapılara kadar, binlerce işlenmiş ürünün ana maddesidir. Kükürt ve oksijen gibi metallerle kolayca birleşir. Başka herhangi bir metalden çok daha büyük miktarlarda, alaşımlarda kullanılır. En yararlı ve ucuz metallerden biri olan çelik, demire küçük bir miktar karbon katılmasıyla elde edilir. Mika, formülü FeO(OH) olan bir demir hidroksittir. Hematit (Fe2O3), Magnetit (Fe3O4), Siderit, (FeCO3), Prit (demir disülfür, FeS2), Limonit filizi, dünya demir üretiminde oldukça önemli bir yüzde oluşturur.

Karbon, Çelikte başlıca sertleştirici etkisi olan elementtir. Mangan,Çeliğin dayanımını geliştirici bir alaşım elementidir. Silisyum, Çelik dökümlerde fiziksel dayanımı ve özgül ağırlığı arttırır. Fosfor, genel olarak çelikte zararlı olarak bilinir. Kükürt, çeliği kırılgan yapar ve haddelenmesini güçleştirir. Krom, çeliğin dayanım özelliğini arttıran fakat buna karşılık, esnekliğini çok az bir dereceye kadar negatif yönde etkileyen bir alaşım elementidir. Krom, çeliğin sıcağa dayanımını arttırır. Nikel, çeliğin dayanımını silisyum ve mangana kıyasla daha az arttırır. Molibden, çeliğin çekme dayanımını özellikle ısıya dayanımıyle kaynak edilme özelliğini arttırır. Vanadyum, çok düşük miktarda kullanıldığında çeliğin sıcağa dayanımını arttırır. Volfram, çeliğin dayanımını arttıran bir alaşım elementidir.

Latin Amerika’da, Guatemala’da bulunan dünyanın en aktif yanardağı …

Fuego,
Fuego püskürmesi,

Volcan de Fuego,
Ateş Yanması,

Dünyanın en aktif yanardağlarından birisi olan Fuego yanardağı, Guatemala Şehri’nden 44 kilometre uzaklıktadır. 1524 yılından beri sık aralıklarla patlaması olan bir stratovolkan.

1974 yılında büyük bir patlama ile bölgenin tarım alanlarını ve yakındaki kentleri kül altında bırakmıştır. En şiddetli patlama 2002 yılında olmuş. 2012 yılında ise patladığında 33.000 insan tahliye edilmiş. Volkanın etrafında bir milyon insan nüfusu olduğu biliniyor.

04 Haziran 2018 tarihinde püskürdü ve ilk tespitlere göre 70 kişi ölmüş yüzlerce kişi yaralanmıştır. Yanardağdan havaya, kaya, kara duman ve kül püskürdüğü gözlendi. Guatemala City’deki La Aurora Havalaanı kül yağmuru nedeniyle kapatıldı. Bir lav nehrinin El Rodeo köyünü vurduğunu, evleri yok edip içindeki insanları yaktığını duyurdu.

Guatemala hükümeti, yanardağ patlamasından toplam 1,7 milyon kişinin etkilendiğini duyurdu. Yetkililer halka kül yağmuru nedeniyle maske takmaları çağrısında bulundu. Bir yetkili de, rüzgarın yönü nedeniyle volkanik küllerin başkente düştüğünü belirtti. Guatemala Ordusu’nun da yardım faaliyetlerine katıldığı duyuruldu.

Fuego Volkanı

Habeş İmparatorunun unvanı …

Necaşi,
Negashi,

Najashi,
(ንጉሥ)
Amharca, nigss
İng. Negus,
Habeş İmparatoru.
Necaşi, Habeşce Kral, Hükümdar anlamına gelir.
Etiyopya (Habeşistan) imparatorlarının sanı.
Etiyopya dilinde bir kraliyet unvanıdır.

1890 öncesi Eritre’deki Medri Bahri krallığının Bahri Negus (Denizlerin Efendisi) ve 1974 öncesi Etiyopya’daki Negus denilen bir hükümdarı belirtir. Negus İslami gelenekte An-Najashi (Negashi) olarak anılır.

Negus, saltanat anlamına gelir. Negus daha sonra İncil ve diğer din kitaplarında kral veya imparator kelimelerini tercüme etmek için kullanılmış. Daha sonra bu kelime valilere verilen onursal bir sıfattır.

Çin, Pekin’de 1989 yılında öğrencilerin, aydınların ve işçilerin önderliğinde gerçekleşen büyük gösterinin yapıldığı meydan …

Tiananmen,
Tiananmen Meydanı,

1989 Tiananmen Meydanı Olayları.
Çin’de 4 Haziran Vakası ya da Altı-Dört olarak anılan olaylar.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde (ÇHC) 1989 yılının 15 Nisan’ı ve 4 Haziran’ı arasında olaylar meydana gelir. Öğrencilerin, aydınların ve işçilerin önderliğinde gerçekleşen gösterilerin odak noktası Pekin Tiananmen Meydanıdır. 20 Mayıs 1989 tarihinde sıkıyönetim ilan edilir. 3 Haziran’ı 4 Haziran’a bağlayan gece tanklar ve piyade birlikleri gösterileri bastırmak, protestocuları dağıtmak üzere Tiananmen Meydanına gönderilir. Protestolar esnasında pek çok sivil yaşamını yitirdi. Ölü sayısı, Çinli öğrenci örgütlerine ve Çin Kızılhaç kayıtlarına göre 2000-3000 arasındaydı.

Hükümet protestocuları baskı altına almak amacıyla geniş çaplı tutuklamalar yaptı. Yabancı basın yasaklandı. ÇHC basınında olaylar hakkındaki yayınlar denetim altına alındı. Protestolarla ilgisi olan parti üyeleri tasfiye edildi.

Tiananmen Meydanı’ndaki gösterilerin şiddetle bastırılması uygulaması, uluslararası kamuoyunda yaygın bir şekilde kınandı.

Tozlu Çizmeler, Evler Evler, 403. Kilometre oyunlarıyla tanınmış yazarımız …

İsmet Küntay
(d. 1923, Artvin – ö. 25 Temmuz 1974, Ankara),
Yazar.

Artvin‘in Sirya bucağına bağlı Oruçlu köyünde, 1923 yılında doğmuş. Babası Ömer Kamil bey, annesi Rus asıllı (Ola) Aliye hanımdır. Ankarada ilkokulu bitirdi. Orta okula Ankara’da başladı Bursa’da bitirdi. Bursa Erkek Lisesinin orta kısmında okudu. Lise tahsilinin bir kısmını Bursa Erkek Lisesinde, bir kısmını da özel Feyziati Lisesinde okudu.

Sümerbank İstanbul Beyoğlu Şubesinde veznedar olarak çalıştı. Nadide Kavroğlu ile 1959 yılında evlendi. Çocuğu olmadı. 1967 yılında Sümerbank’tan emekli olan Küntay, 1967 yılında Amcabey ve Zübük dergilerinde gülmece öyküleri yazdı. Zübük dergisinde Aziz Nesin ile çalıştı. İlk oyun çalışması Pompa, Devekuşu Kabare tiyatrosunda 1968 yılında sergilendi.

Ankara Sanat Tiyatrosu’nda çalışmış. 50 yaşında ölümünün ardından, eşi tarafından kurulan ve tiyatro dünyasının Oscar’ı sayılan İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri 32 yıldır aralıksız düzenlenmektedir.

Oyunları;
1968 – Pompa
1970 – Tozlu Çizmeler
1971 – Osman Kongo’da
1972 – Evler Evler
1973 – 403. Kilometre

Artvin’ in Şavşat ilçesinde bir kaplıca …

Ilıca,
Artvin’ in Şavşat ilçesinde bir kaplıca.

Ilıca köyü Kaplıcası,
Artvin İli Şavşat ilçesinin 12 km batısındaki Ilıca köyündedir. Küçük bir otel ve lokantası vardır. Romatizma hastalıklarına iyi gelmektedir.

Artvin Kaplıcaları;
Otingo Kaplıcası (Borçka),
Borçka ilçesinin 8 km doğusunda Balcı köyündedir. Küçük bir otel ve lokanta bulunan kaplıcaya orman yolundan gidilmektedir.

Zeytinlik Kaplıcası (Merkez),
İl merkezinin 5 km güneyinde Zeytinlik köyünde yer almaktadır. Mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.

Ilıca köyü Kaplıcası (Şavşat),
Şavşat ilçesinin 12 km batısındaki Ilıca köyündedir. Küçük bir otel ve lokantası bulunmaktadır. Romatizma hastalıklarına iyi gelmektedir.

Ciskara Maden Suyu (Merkez),
İl merkezine 20 km uzaklıktadır. Romatizma hastalıklarına iyi gelmektedir.

Çoraklı Köyü Maden suyu, Şavşat,
Çoraklı köyü Gündoğdu Mahallesi (Gorğiyet) sınırları içinde bulunan sıcak su kaplıcası ve maden suyu vardır. Çevre halkı tarafından romatizma, deri, cilt, böbrek hastalığı gibi bazı önemli hastalıklara faydalı olduğuna inanılmaktadır.

Mikelet Kaplıcaları, Şavşat,
İlçenin Çoraklı köyündedir. Çoraklı İçmesi olarak da tanınır. Şifalı bir maden suyu kaynağıdır. Suyu; birçok hastalığın tedavisinde, hem banyo, hem de içme olarak kullanılmaktadır.

Meşeli Köyü kaplıcası, Şavşat,
Romatizma, siyatik, karaciğer, safra yolları hastalıklarına iyi geldiği beliirtilmektedir.

Güngörmez Suyu, Yusufeli;
Yusufeli ilçesi Güngörmez Dağları’nda bulunmaktadır. Akşam karanlığında suyunun akmaya başlaması ve gün açıldığında suyunun kesilmesi ilginç bir doğa olayıdır.

Arjantin ile Birleşik Krallık arasında 1982 yılında başlayan savaş …

Falkland,
Falkland Savaşı.

Falkland Adaları,
Arjantin’lilere göre, Malvinas Adaları.
Batı ve Doğu Falkland olarak iki büyük ada ve 700 küsür küçük adacıktan oluşmaktadır. Falkland Adaları, Atlas Okyanusunun güneyinde, bir İngiliz sömürgesidir. En yakın kara Arjantin’e 480 kilometre uzaklıktadır.

2 Nisan 1982 yılında Arjantin’de yönetimi ele geçiren cunta rejimi, Leopoldo Galtieri’nin Falkland ve Güney Georgia Adalarını işgal etmesi ile başlayan bir savaştır. İngiltere başbakanı Demir Leydi Margaret Thatcher, 2 uçak gemisinin desteklediği bir filoyu Falkland adalarına gönderdi. Savaş altı hafta sürmüş. Arjantin kuvvetlerinin elinde, Fransız yapımı Exocet füzeleri bulunuyordu. Bu füzeler sayesinde İngiliz donanmasına büyük kayıplar vermiş, tam 8 adet gemi vurulmuştu. Arjantin saldırılar sırasında sahip olduğu bütün Exocet füzelerini kullanmıştı. Fransa’nın bu füzelerin kodarını İngilizlere vermesiyle füzeler, etkisiz hale getirilmiştir.

26 Nisan 1982 tarihinde İngiltere kuvvetleri Güney Georgia Adasını ele geçirdi. Bunun üzerine Falkland Adalarındaki Arjantin birlikleri komutanı teslim oldu. Savaşın sonucunda, 258 Britanyalı ve 649 Arjantinli ölmüş her iki taraf da büyük kayıplar vermiştir. Britanya, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (Avrupa Birliği) desteğiyle savaşı kazanmıştır.

Savaş sonrasında Arjantin teslim olarak işgal ettiği topraklardan çekilmiştir. Arjantin’de iktidardaki Leopoldo Galtieri yönetimi savaşın ardından devrilmiştir. İngiltere’de ise Margaret Thatcher zaferin etkisiyle 1983 yılında Birleşik Krallık genel seçimlerini kazanarak iktidarına devam etmiştir.

Halen iki ülke arasındaki sorun kesin olarak çözümlenmemiştir. Adaların yönetimi Birleşik Krallıkta olmasına rağmen Arjantin, adalar üzerindeki hak iddiasından vazgeçmemiştir.

İnce kesilmiş et ya da balık dilimi …

Eskalop,
Fr. escalope,
İng. Escalope.
Almanca: Schnitzel.

İnce kesilmiş et ya da balık dilimi.
İnce dövülmüş, yağsız, sinirsiz tavuk veya dana eti.
Dövülerek inceltilmiş, dilim şeklinde dana, tavuk, hindi eti;
Kemiksiz, yağsız ve sinirsiz dilim parçası.
Dana eskalop dana bifteğe benzemektedir. Sadece dananın but kısmından yapılır.

Malzemeler:
600 gram dana eti ( but tarafı)
60 gram tereyağı
Yarım kahve fincanı beyaz şarap
3/4 kahve fincanı et suyu
Tuz ve karabiber

Yapılışı:
• But tarafından kemiksiz dana etinin dokusunun aksi yönünde, her biri yüzer gramlık parmak kalınlığında allı parça kesilir. Et dövücüsüyle yarım parmak inceliğinde yassılaştırılır. Dumanı tütene kadar kızdırılmış yağda; hazırlanan etler kuvvetli ateşle 2’şer dakika her iki tarafları olmak üzere kızartılır. Delikli kepçeyle bir kaba alınır ve soğumaması için ılık bir yerde bekletilir.

• Tavadaki yağa, beyaz şarap ilave edilir. Saralını yarısı kaynatılarak, buharlaştırılır. Sonra şaraplı yağa; 1 tatlı kaşığı tuz ve karabiber ve eller ilave edilir. 1 dakika kadar ateşle tutulur. Etler suyuyla birlikte tabağa alınır ve servis yapılır.

Adolf Hitler’in yakın arkadaşı ve sağ kolu olan Alman Nazi politikacı ve Nazi Almanya Propaganda Bakanı …

Goebbels,
Paul Joseph Goebbels,
(29 Ekim 1897 – 1 Mayıs 1945)

Alman Nazi politikacı.
Alman Nazi propaganda bakanı.
Büyük Yalan Ustası.
Nazilerin propaganda bakanı (1933-1945),
Nazi Almanya Şansölyesi (30 April 1945 – 1 May 1945),

Antisemit görüşleri ile tanınıyordu.
Yahudi Soykırımı ve Yahudilerin imhası da dahil olmak üzere sert ayrımcılığı savundu.
Joseph Goebbels, Adolf Hitler’in yakın arkadaşı ve aynı zamanda sağ koludur.
Savaşın sonu geldiğinde, yakalanmamak için tüm ailesini ve kendisini öldürecek kadar davasına bağlı bu ilginç insan, siyaset ve kitle yönetimi üzerine uzman.
Goebbels, 1921 yılında Heidelberg Üniversitesi’ni Felsefe Doktoru derecesi ile bitirdi. Yazar olmak istiyordu. 1924 yılında Nazi Partisi’ne katıldı ve kuzey şubelerinde Gregor Strasser ile çalıştı. 1926 yılında Berlin bölge lideri olarak atandı. Burada ve sonrasında partiyi ve programını tanıtmak için propaganda kullanımı ile ilgilenmeye başladı. 1933 yılında Nazilerin iktidara gelmesiyle, Propaganda Bakanı oldu. Goebbels, Almanya’daki medya, sanat ve enformasyon üzerine denetleyici denetimler kazanmış ve uygulamıştır. Özellikle propaganda amaçlı bir radyo ve film medyasının kullanılmasında ustalaşmıştı. Parti propagandası, antisemitizm, hıristiyan kiliselerine saldırılar ve İkinci Dünya Savaşı için yoğun bir faaliyet yürütmüş.

1943 yılında, Goebbels, Hitler’e savaş harekatı için gerekli olmayan işlerin kapatılması, kadınların işgücüne katılmaması ve toplam savaş üretecek tedbirleri uygulamaya koymaya başladı. Hitler 23 Temmuz 1944 yılında Reich Genel Savaş için Tam Yetkili Kişi olarak atandı. Bu sayede Goebbels, silah üretimi ve savaş gücü için mevcut insan sayısını artırmak için büyük ölçüde başarılı adımlar attı.

1945 yılında savaş sona erdi. Nazi Almanyası yenilgiye uğradı. Eşi Magda Goebbels ve Goebbels’in çocukları Berlin’de ona katıldı. 22 Nisan 1945 yılında Hitler’in yeraltı sığınağı kompleksinin bir parçası olan yeraltı sığınağına taşındılar. Hitler 30 Nisan 1945 yılında intihar etti. Hitler’in iradesine uygun olarak, Goebbels Almanya Şansölyesi oldu (30 April 1945 – 1 May 1945). Bir gün görev yaptı. Ertesi gün, Goebbels ve eşi altı çocuğunu siyanürle zehirledikten sonra intihar ettiler.

Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbels’in günümüzde de geçerliliğini koruyan 7 Tavsiyesi.
-Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar.
-Bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutacak ve kendi fikri gibi benimseyerek savunacaktır.
-Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanıp kendilerini adamaları o kadar kolaylaşır. Çünkü herkes büyük bir şeyin parçası olma fikrine bayılır.
-Halkı her zaman ateşlemelisiniz, asla soğumalarına ve düşünmelerine izin vermeyin.
-Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin, asla rakibinizin üstün bir yanı olduğunu kabul etmeyin, asla kendinizden ve taraftarlarınızdan başkalarına serbest hareket alanı bırakmayın, asla kabahat ve suç üstlenmeyin, sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.
-Kimin haklı olduğu değil, kimin sesinin daha gür çıktığı önemlidir. İlk sözü kim ne kadar güçlü ve bağırarak söylerse, o kazanır.
-Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü kitleleri kandırmak her zaman çok daha kolaydır. Bana sadece vicdansız bir medya ve karizma sahibi bir lider verin, size bilinçsiz bir halk ve girdiği her seçimi kazanan yıkılmaz bir parti sunayım.

Başlıca eserleri:
Das Bucuh İsidor (İsidor’un Kitabı) 1928,
Kampft um Berlin (Berlin Uğruna Kavga) 1932.
Vom Kaiserhof zur Reichskanzleri (Kaiserhorf’tan Reich Şansöliyeliğine) 1934,
Tagebücher 1942-1943, (1942-1943 günlüğü).

Zamanında ABD’ nin ve Dünyanın en büyük kemer beton barajı …

(Photo by Ethan Miller/Getty Images)

Hoover,
Hoover Barajı,

Hoover Barajı, ABD’ de Arizona ve Nevada eyalet sınırında bulunan 221 m. yüksekliğinde, 590 m. kret uzunluğunda beton kemer barajdır. Enerji ve Sulama amaçlı olan bu barajın; Göl alanı: 640 km2 ve Göl hacmi: 2,480,000 m³ dür.

Hoover Barajı, Kolorado Nehrinin Black kanyon bölgesinde 1928 yılında, Six Companies adlı konsorsiyum tarafından inşaatına başlanmıştır. 1935 yılında tamamlanmıştır. ABD başkanı Franklin Roosevelt tarafından 30 Eylül, 1935 tarihinde hizmete açmıştır. Enerji santralında 2080 MW gücünde 17 tribün vardır. Modern mühendisliğin zaferi olarak nitelendirilen Hoover Barajı, 4 milyar kilowatt saat elektrik üretmektedir. Hoover barajının oluşturduğu göl ve bunun yanında sağladığı kontrollü akış elektrik üretimi ve sulamanın yanında birçok faaliyet için önemli kullanım alanı, göletler büyük rekreasyon alanları oluşturmaktadır.

Baraj, inşaası esnasında 15.000 civarında işçi, 200’den fazla mühendis doğrudan veya dolaylı olarak çalışmıştır. İnşaatı esnasında yüzden fazla ölümlü kaza olmuştur. Bu proje ABD’nin en yüksek kemer baraj olması yanında federal hükümetin üstlendiği en büyük proje olmuş ve 165 milyon dolara mal olmuştur. Barajın finansmanı Amerika Federal Hazinesi tarafından karşılanmıştır.

Dünyada en yüksek barajları;

-Nurek Barajı (300 m.) Toprak dolgu – Tacikistan
-Xiaowan Barajı (292 m.) Beton kemer -Çin
-Grande Dixence Barajı (285 m.) Beton ağırlık-İsviçre
İnguri Barajı (271.5 m.) Beton kemer- Gürcistan
-Vajont Barajı (261.6 m.) Beton kemer- İtalya
-Chicoasen Barajı (261 m.) Toprak dolgu- eksika
-Tehri Barajı (261 m.) Toprak dolgu-Hindistan
-Alvaro Obregon Barajı (260 m.) Beton kemer-Meksika
-Mauvoisin Barajı (250 m.) Beton kemer- İsviçre
-Laxiwa Barajı (250 m.) Beton kemer-Çin
Deriner Barajı (249 m.) Beton kemer-Türkiye
-Alberto Lleras-Guavio Barajı (243 m.) Kaya dolgu-Kolombiya
-Mica Barajı (243 m.) Toprak dolgu-Kanada
-Sayano Shushenskaya Barajı (242 m.) Beton-kemer ağırlık-Rusya
-Srisailam Barajı (241 m.) Beton ağırlık-Hindistan
-Ertan Barajı (240 m.) Beton kemer-ağırlık-Çin
-La Esmeralda Barajı (237 m.) Kaya dolgu-Kolombiya
-Oroville Barajı (235 m.) Toprak dolgu-ABD
-El Cajón Barajı (234 m.) Beton kemer-Honduras
-Chirkey Barajı (232,5 m.) Beton kemer-Rusya
-Shuibuya Barajı (233 m.) Beton, kaya dolgu -Çin
-Karun-4 Barajı (230 m.) Beton kemer ağırlık-İran
-Bhakra Barajı (226 m.) Beton ağırlık-Hindistan
-Luzzone Barajı (225 m.) Beton kemer-İsviçre
Hoover Barajı (221 m.) Beton ağırlık kemer-ABD

Dünyanın en yüksek dağı …

Everest,
Sagramata, Çonnolugma (Nepal dilinde),
Çomolungma (Tibet dilinde)

Kaf Dağı,

Everest, Himalayalar sıradağlarında Çin(Tibet) – Nepal sınırında bulunur. Everest dağının yüksekliği 8848 m. dir. Tibetçe Evrenin kutsal annesi(Dünyanın Ana Tanrıçası) manasında Çomolungma denilir. Nepal dilinde gökyüzünün tepesi anlamında Sagramata denir.

Hindistan yarımadasıyla Tibet yaylasının birbirine yaklaşması sonucunda, jeolojik tortul havzalardaki sıkışmayla başladı. Bunu izleyen evrelerde Katmandu ve Khumbu napları (kırık ve devrik yamaç kıvrımları), sıkışıp yukarı doğru çıkarak birbirlerinin üzerine kıvrıldılar ve ilkel bir dağ sırası oluşturdular. Bu dağ sırası büyük Himalayaların oluşumudur. Kuzeydeki arazi kütlesinin toptan yükselmesi, bölgenin yüksekliğini arttırdı. Pleyistosen Bölümün (yaklaşık 2,5 milyon yıl önce) Mahabarat Evresinde Everest Dağı ortaya çıkmış.

Everest Dağı, troposferin üçte ikisini geçer. Burada oksijen azdır. Zaman zaman (-70 °C) dereceye kadar düşen aşırı soğuklar, oksijen eksikliği ve hızı saatte 100 km ye varan sert rüzgarlar ile yamaçlarda herhangi bir hayvan ya da bitkinin yaşamasına olanak vermez.

İngiltere’nin Hindistan sömürge yönetiminde görevli kadastro genel müdürü George Everest isminden dağa Everest adı Londra Kraliyet Coğrafya Cemiyeti tarafından 1865 yılında kabul edildi. Tüm itirazlara rağmen dünyanın en yüksek dağının adı Everest olarak belirlendi.

Everest Dağı’nın zirvesine ilk tırman an kişiler 29 Mayıs 1953 yılında tırmanışlarını tamamlayan Yeni Zelandalı Sir Edmund Hillary ve Nepalli Tenzing Norgay’dır. Zirve tırmanışını başarıyla tamamlayan ilk kadın 1975 yılında Japonyalı Junko Tabei’dir.

2013 yılında Everest’e tırmanan en yaşlı dağcı, en yaşlı erkek 80 yaşında Japonya’dan Miura Yiuchiro’dur. En yaşlı kadın ise Tamae Watanabe’dir, Şu ana kadar tırmanan en genç kişi, 13 yaşındaki, Kaliforniyalı bir öğrencidir. Everest’e tırmanan en genç ikinci kişi ise 2003’te 15 yaşındaki Nepalli Ming Kipa Şira’dır. Everest’e çıkan ilk Türk dağcı, 21 Mayıs 1995 yılında Nasuh Mahruki oldu. Everest dağına tırmanan ilk kadın dağcı, Elif Eylem Maviş, 15 Mayıs 2006 yılında başardı. Everest Dağı’na tırmanmanın maliyeti yaklaşık olarak 65 bin dolardır.

Nepal’in batısında yaşayan insanlara Sherpalar denir. Sherpalar, dağa tırmanış esnasında ana kamp ve orta kamplarda gıda, çadır ve destek malzemelerini taşımak için dağcılara yardım ederler.

Everest Dağı her yıl 4 milimetre yükselmektedir. Everest’in zirvesine 18 adet resmi tırmanış yolu vardır. Everest tırmanışının en zorlu etaplarından bir tanesi günümüzde Edmund Hillary anısına Hillary Step olarak anılmaktadır. En popüler olanı Nepal’de South Col’dur.

Everest Dağındaki, Kangşang Buzulu, Rongbuk Buzulları, Pumori Buzulu, Khumbu Buzulu olup Khumbu Buzulu eriyerek Nepal’de Lobucya Khola Irmağı’na karışır. Dağın yamacında bulunan Pumori ve Rongbuk buzullarından Çin Halk Cumhuriyetindeki Rong Çu Irmağı ve Kangsang Buzullarından Karma Çu Irmağı doğar.

Bilinen en yüksek dağ 8848 metre ile Everest Dağı olmasına rağmen, Hawaii’de, Pasifik Okyanusu’ nun tabanında yükselen Mauna Kea volkanik bir dağı 10.100 metredir. 1 milyon yaşındaki Mauna Kea’nın okyanus seviyesinin üst kısmında kalan bölümü 4207 metredir. Bu açıdan ele alındığında Mauna Kea dünyanın en yüksek dağı unvanını alıyor.

Dünyanın en yüksek 10 dağı.

1-Everest Dağı, (8848 m.) Çin(Tibet) – Nepal sınırındadır.
2-K2 Dağı (Godwin Austin), (8611 m.) Karakurum; Pakistan ile Çin Halk Cumhuriyeti sınırı üzerinde yer alan K2 dağı dünyanın en yüksek 2. dağıdır. K2 dağına ilk defa 31 Temmuz 1954 yılında İtalyan Lino Lacedelli ve yine İtalyan Achille Compagnoni tırmanmayı başarmıştır. İlk Türk dağcı 2001 yılında yaptığı tırmanış ile Ali Nasuh Mahruki olmuştur.
3-Kançencunga Dağı (8,586 m.); Hindistan ile Nepal arasında Himalayalarda bulunan bu dağa ilk defa 25 Mayıs 1955 yılında Joe Brown ve George Band çıkmayı başarmıştır.
4-Lhotse Dağı, (8516 m.) Himalayalar; Lhotse Dağının güney yüze dünyanın en dik tırmanış parkurudur. Lhotse’ye ilk kez 18 Mayıs 1956 yılında İsviçreli Fritz Luchsinger, Ernst Reiss tırmanmışlardır.
5-Makalu Dağı, (8,418 m.) Himalayalar; Himalayalarda Nepal ile Çin Halk Cumhuriyeti sınırında yer alır. Makalu dağına ilk defa 15 Mayıs 1955 yılında Fransız Lionel Terray ve Jean Couzy tarafından tırmanılmıştır.
6-Cho Oyu Dağı, (8201 m.) Himalayalar; Everest’in 20 km batısındadır. Cho Oyu dağına ilk defa 19 Ekim 1954 yılında Herbert Tichy, Joseph Joechler ve Şerpa Pasang Dawa Lama’dan oluşan Avusturyalı bir takım tarafından tırmanılmıştır. Cho Oyu dağına çıkan ilk Türk ise 1997 yılında Nasuh Mahruki olmuştur.
7-Dhaulagiri Dağı,(8167 m.) Himalayalar; Buzullarıyla ünlü Daulagiri dağına ilk tırmanış 1960 yılında gerçekleşmiştir.
8-Manaslu Dağı, (8164 m.) Himayalar; Nepal Himalayalarında bulunur. Manaslu dağına ilk defa 9 Mayıs 1956 yılında Japon Toshio Imanishi ve Gyalzen Norbu tarafından tırmanılmıştır.
9-Nanga Parbat Dağı, (8126 m.) Himalayalar; Pakistan’daki Kaşmir bölgesinde yer alır. İlk kez 3 Temmuz 1953 yılında Hermann Buhl tarafından zirvesine tırmanılmıştır.
10-Annapurna I, (8091 m.) Himalayalar; Annapurna I dağına ilk tırmanış 1950 yılında olmuştur.

Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğine göre meydana gelmiş en büyük nükleer kaza …

Çernobil,
Çernobil Nükleer kazası,

Çernobil Reaktör kazası,
Çernobil Kazası,
Çernobil Felaketi,
Çernobil Faciası,

Çernobil, Ukrayna’nın Pripyat şehrinin 14,5 km. kuzeybatısında bulunur. 26 Nisan 1986 yılında Çernobil Nükleer Santralında bir kaza meydana gelmiştir. Elektrik kesilmesi deneyinin ardından, reaktörün acil kapatılması sırasında çekirdek kazara patlayarak bir facia meydana gelmiştir. Tarihte meydana gelmiş Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğine göre, en yüksek sınıflandırma oranı olan 7 ile ölçeklendirilmiş en büyük nükleer kazadır. Bu kaza sonucunda meydana gelen patlama ve yangın sonrasında SSCB ile Avrupa ve Türkiye’ye büyük miktarda radyasyon yayıldığı tespit edilmiştir. Meydana gelen patlama, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının tam 200 katından fazla bir etki yarattı.

Benzer şekilde Japonya’nın Fukushima kentinin sahilinde kurulu Daiichi Nükleer Santral Kazası olmuştur. Bu talihsiz kaza 11.03.2011 tarihinde Japonya’nın Sendai kentinden 130 km uzaklıkta meydana gelen 9.0 şiddetindeki deprem sonrasında oluşan tsunami sonucu, tarihin ikinci büyük kazası meydana gelmiş.

Çernobil felaketi sonrasında 500.000’den fazla işçi radyasyona maruz kalmış ve 31 kişi ölmüştür. Kaza sonrası yayılan radyasyonun ağır sonuçları sonradan ortaya çıkmıştır. Avrupa’da bir çok kişi kansere yakalanmıştır. O dönemde Sovyetler Birliği’nin parçası olan Ukrayna’daki bu felaket ilk günlerinde gizlenmeye çalışıldı. Ancak bu boyutta bir nükleer felaketi gizlemek mümkün değildi.

Kazada oluşan nükleer bulutlar 2 gün sonra İskandinavya’ya ulaşmıştı. Avrupa’daki radyasyon düzeyinin ciddi boyutta artmasıyla gözlerin çevrildiği SSCB, felaketi dünyaya duyurdu ve yardım istedi. Çernobil faciası, sonucunda radyasyondan en çok etkilenen santralin çevresindeki 30 kilometre çapındaki alan boşaltılarak bu bölgede yaşayan 135 bin kişi tahliye edildi. Reaktör binası 410 bin metreküp çimento ve 7 bin ton çelikle gömüldü.

Radyasyon bulaşan gıdaların tüketimi yasaklandı. Ukrayna’da 18 bin kilometrekarelik tarım toprakları radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Ülkedeki ormanların yüzde 40’ı kirlendi. Kazadan 25 yıl sonra 2011’de yapılan bir araştırmada bile incelenen sütlerin yüzde 93’ünde kabul edilebilir düzeyin çok üzerinde uzun ömürlü izotop sezyum-137 belirlendi.

Ukrayna, Rusya ve Belarus’ta 30 bin ile 60 bin arasında insan Çernobil’in neden olduğu ölümcül kanser türlerine yakalandı. SSCB Büyükelçisi, Türk yetkilileri uyararak, Karadeniz ‘de ölçüm yapmalarını istediler. Türkiye Atom Enerjisi Başkanı (TAEK), Türkiye’ye ulaşsa bile etkilemez şeklinde açıklama yaparak dikkate almadılar. Türkiye için Çernobil felaketi başlamış oldu.

Avrupa ülkeleri radyasyonlu olduğu gerekçesiyle Türkiye’den fındık alımını durdurdu. Hollanda Sağlık Bakanlığı, Türk çayında yüksek oranda radyasyon olduğunu açıkladı. Federal Almanya, Türkiye’den alınan 13 ton çayı iade etti. Çernobil’in etkisine maruz kalan ülkelerden biri de Türkiye’ydi. Ancak o dönemde Türkiye’de yetkililer bu felaketi o kadar hafife aldılar. Türkiye’de Çernobil felaketi sırasında radyasyon seviyesini gösteren sayısal değerler açıklanmadı, halktan gizlendi. Yetkililerin gerekçesi ise panik yaratmamaktı.Hatta Çernobil kazasından 7 yıl sonra bile Çernobil felaketinin sağlığa etkileri yok sayılmaya çalışıldı. Türkiye’de kanser hastalığının oranında çok ciddi bir şekilde artış olduğu görüldü.

Uzmanlar, Çernobil’in risklerinin hala devam ettiği uyarısında bulunuyor. Kanser vakaları, Marmara Bölgesi’nde 1986-1987 arası yaklaşık iki kat, Karadeniz’de ise 1995’ten sonra yaklaşık üç kat arttı.

Çernobil’den sonraki yıllarda Karadeniz bölgesindeki kanser vakalarının artışı felaketle bağlantılı olarak sık sık gündeme geldi. Kansere yenik düşen Karadenizlilerden biri de 2005 yılında 33 yaşında ölen şarkıcı Kazım Koyuncu oldu.

Çileğe benzer meyveleri olan ve yapraklarını kışın dökmeyen küçük bir ağaç …

Kocayemiş.
Folium Arbuti,
Kocakarı yemişi,
Dağ Çileği,

Hartlap,
Kızılbacak,
Arbutus andrachne L.,
Çileğe benzer meyveleri olan ve yapraklarını kışın dökmeyen küçük bir ağaç.
Türkiye’nin çeşitli yörelerinde, Dağ Çileği, Çilek Ağacı, Hartlap, Kızılbacak, Kocayemiş, Sandal Ağacı, Yunan Kocayemişi gibi adlar ile de bilinmektedir.

Kocayemiş (Arbutus unedo), fundagiller (Ericaceae) familyasından meyveleri yenen bir çalı türüdür. İki renkli meyveleri ve çiçekleri ile 5-10 m boylarında bir ağaç. Türkiye’de Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgesindeki makilerle birlikte bulunur. Özellikle kıyı bölgelerinde, Marmara ve Karadeniz Bölgesinin bütün kesimlerinde görülür. Sandal Ağacı ise Akdeniz Bölgesinde, Torosların birçok yerinde çok sık rastlanan bir türdür.

Kocayemişin çiçekleri beyaz renkli, uç kısımları yeşilimsi, salkım şeklindedir. Meyveleri küre biçiminde, 1–2 cm çapında, yüzeyi pürtüklü, önceleri yeşilimsi, olgunlukta ateş kırmızısı veya portakal rengindedir. 4-5 tohumlu etli bir meyvesi vardır. Ormanlık ve çalılık alanlarda yetişen dağ çileğinin meyveleri, mayıs-haziran gibi beyaz renkli çiçek açar. Dağ çileğinin kullanılan kısmı yaprakları ve meyvesidir. Yapraklar ilkbaharda toplanıp kurutulur. Etli ve çekirdekli meyvelerin toplama zamanı ise yaz ortasıdır. Dağ çileği içerisinde alkol bulunmaktadır. Bu sebeple fazla yenildiğinde bir miktar sarhoş ettiği söylenmektedir.Likör ve çeşitli içeceklerin yapımında kullanılır. Kamkat ağacında olduğu gibi meyveleri toplanmazsa bir sene boyunca bitki üzerinde kalabilmektedir. Kocayemiş’in sert, ağır bir odunu vardır. Kocayemiş meyveleri taze olarak yenilmesine rağmen, reçel, marmelat, jöle ve parfüm yapımında kullanılır.

Halk arasında antiseptik, idrar söktürücü ve müshil olarak kullanılmaktadır. Geleneksel kullanımının yanında, zengin bir antioksidan (anthocyanin ler, galik asit türevleri ve taninler), vitamin C, vitamin E ve karoten içeriğe sahiptir. Bu nedenle sağlığı destekleyen önemli bir besindir.

Dağ Çileği içeriğinde elma ve limon asitleri ile C vitamini bulunur. Bu nedenle, tansiyonu düşürmekte ve kanı temizleyici özelliği bulunmaktadır. Yapraklarından hazırlanan preparatın idrar söktürücü özelliği vardır. Nikriz hastalığına faydalı olduğu söylenir. Nikriz, halk arasında damla yada gut hastalığı olarak bilinen tıp dilinde ise podagra adı verilen bir hastalıktır.

Akdenizde yaşayan bir balık …

Çotira,
Çotira (Balistes capriscus),

Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balıktır.
Akdeniz ve Atlantik kıyılarında yaşar. Boyu 30 cm kadar. Rengi, göz alıcı değildir. Morumsu kahve zemin üzerinde çeşitli renklerde dalgalıdır.

Akdenizde yaşayan balıklar;
Akya (Leka).
Barbunya,
Çipura, Halk arasında “Çipura” ya da “çupra” olarak bilinen, Sparidae familyasına mensup sparus aurata, genellikle Akdenizde yaşayan bir balık türüdür.
Çırçır, Çupra, Çütre-Domuz,
Dikenli Lipsoz,Dülger,
Fener,
Grondin, Gümüş,
Hannos, Hani, Horozbina,
Iskarmoz (Turna), Iskatari,
İşkin, İskorpit, İzmarit
Karavida, Kardinal, Kılıç, Kırlangıç, Kikle, Kupes, Kolyos,
Lahos, Lagos, Lambuka, Lapin, Lipsos,
Lüfer, Levrek,
Mazak, Melanurya, Mendik, Mercan, Mırmır,
Orkinos, Orfoz,
Palamut, Papağan, Papaz,
Sarpa, Sargos, Sinarit,
Tekir, Tirsi, Tombik, Trakonya,
Uskumru,
Yalederma, Yılan,
Zargana, Zurna.

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde antik bir kent ..

Sebastopolis,
Tokat’ın Sulusaray ilçesinde antik bir kent.

Tokat’ta Çekerek ırmağı kıyısında yer alan Sulusaray (Sebastapolis) ilçesi, etrafı dağlarla çevrili bir ova üzerinde kurulmuştur. Tokat il merkezine 67 km. uzaklıktadır. İlçenin rakımı 1030 m olup, 1990 yılında ilçe olmuştur. Sulusaray ilçe merkezinde yer alan Sebatapolis antik kenti, tunç çağında bir höyük üzerine kurulmuştur. Antik Sebastapolis Kentinin kuruluş tarihi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklarda M.Ö. 1. yüzyılda kurulmuş olduğu kaydedilmektedir. Sebastapolis kelime olarak Latincedir. Sebasto, büyük, ulu, azametli ve polis şehir anlamındadır. Sebatapolis, büyük azametli şehir demektir.

Sulusaray’da bulunan “Çermik önü-Ilıca Kaplıcası” olarak da anılan kaynak, tarihi Sebastapolis Antik Kenti yakınlarında bulunmaktadır. Antik kent kalıntıları içinden çıkan kaplıca kaynağı deniz seviyesinden 750 m. yüksekliktedir. Soğuk ve ılık tuzlu su kaynakları arasında gösterilen suyu sodyum klorür, sülfat ve bikarbonatlı sudan oluşmaktadır. Sıcaklığı 32-44,3 derece olan kaplıca bir fay hattından kaynaklanmakta ve Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de etkin olmuştur.

1 2 3 4 5 71