İlk Müslüman kadın hükümdar…

Sultan Raziye,
Raziye Begüm,

Sultan Raziye, tarihteki ilk Müslüman Türk kadın hükümdardır.
Türk-İslam tarihinin yegane kadın hükümdarı (Raziye Begüm).
Hindistan’da 800 sene evvel hüküm sürmüş Raziye Begüm, Türk-İslâm tarihinin yegane kadın hükümdarıdır. Parlak muvaffakiyetleri yanında, acemice hataları acı sonunu hazırlamıştır. Ömrü de saltanatı da kısadır.

Hindistan’a Müslümanlığı X. asırda Gazne Türkleri götürdü. O zamandan itibaren XIX. asırdaki İngiliz işgaline gelinceye kadar bu kıtayı asırlarca Türk asıllı hanedanlar idare etti. Bu Müslüman Türk devletlerinden birisi de Kutub şahlardır. Taht şehri Delhi’deki en eski eserler ve dünyanın en zarif ve yüksek minarelerinden Kutub Minare bunlardan kalmadır. Sultanları köle asıllıdır. Tıpkı Mısır’daki Memluklar gibi liyakat ve talihleri yardımıyla sultan olurlardı. Bunların en meşhurlarından birisi de İltutmuş’tur. Yerine geçen kızı Raziye Begüm ise Türk-İslam tarihinin yegane kadın hükümdarıdır. Begüm, bey kelimesinin müennesidir. Hindistan’da hükümdar ailesinden hanımlar için kullanılır.

Saltanatının son zamanlarında tam bir erkek hüviyetine bürünmüştü. Yay kuşanır, ata biner, erkek kıyafetleri giyip yüzünü örtmezdi. Fil üzerinde halkın arasına çıkar, toplantılara katılırdı. Halbuki hükümdarların asker ve halk içine çıkıp yüzünü fazla göstermesi hoş karşılanmazdı. Raziye Begüm, demir yumrukla tahtını bir müddet daha elde tutabildi. Saltanatını babasından yadigar Türk beylerine dayandıracak yerde, Habeş asıllı köleleri tercih etti. Bunları mühim makamlara getirdi. Güç sahibi beyleri küstürdü, hatta düşman etti. Bu hatasının bedelini tahtını, hatta hayatını kaybederek ödedi. O, vefasızlık, iftira ve ihanet kadar gerçek, aşk kadar sıra dışı bir hikayenin kahramanı olarak yaşadı, hüküm sürdü, ihanete uğradı ve öldürüldü.

Halk dilinde böğürtlene verilen ad…

Mora,
Böğürtlen,
(Rubus caesus),
İng. Jet berry bush, Fr. ronce.
İt üzümü,
Diken dutu,

Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı. Bahçe çitlerinde, yol kıyılarında kendiliğinden yetişen dikenli bir çalı ve bunun tadı mayhoş meyvesi.

Yapısında sambunigrin gibi siyanojenik glikozit bulunan ve tiyamin noksanlığına yol açabilen bir bitki.

Meyve özellikleri yönünden üzümsü meyveler grubunda yer alan Böğürtlen. Dünyada ılıman iklim bölgelerinde, subtropik iklim ve kutup iklim sınırlarına kadar yayılma alanı nedeniyle geniş yetişme alanına sahiptir. Ülkemiz böğürtlenin anavatanı sınırları içerisindedir. Böğürtlenler Anadolu’nun 1000 m’ nin üzerinde hava ve toprak neminin sağlandığı yerlerde yoğun olarak yetiştiriciliği yapılmaktadır. Böğürtlenlere en uygun toprak; kumlu killi organik maddece zengin, su tutma kapasitesi yüksek iyi drene olabilen ve sürekli nemi sağlamış topraklarda başarılı şekilde yetiştiricilik yapılır.

Toprak PH sı hafif asit veya nötr olmalıdır. (PH 6-7) Fazla kireçli ve tuzlu topraklara uygun değildir. Toprak derinliği en az 1 m olmalıdır. Hafif eğimli yerler yetiştiricilik için uygundur. Çok eğimli yerlerde teraslama tapılarak yetiştiricilik yapılabilir.

Karadeniz bölgesi üzümsü meyvelerin doğal yetişme alanlarından biridir. Kış aylarında (-20, -25) dereceye kadar soğuklara dayanır. Böğürtlenin Soğuklama ihtiyacı 7 derecenin altında 800-1700 saattir. Bitkilere fazla azot verilmesi meyvelerin yumuşamasına ve pazar değerinin azalmasına neden olur.

Böğürtleni mevsiminde tüketebileceğiniz gibi yaprağını kurutup kışın çayını içebilirsiniz. Şurubunu ya da marmelatını da yapabilirsiniz. Ayrıca böğürtlen dondurma, pasta, ilaç ve kozmetik sektörlerinde de kullanılıyor.

Böğürtlenin içinde bulunan ellagik asit, antikansorojen madde olarak biliniyor. Ellagik asit, böğürtlenin yanı sıra, çilek, üzüm ve ahudududa da bulunuyor. Böğürtlenin. Cildi güzelleştiren bir meyve olduğuna dikkat çekiyor.. İçinde çok fazla miktarda C vitamini bulunuyor. Çiçekleri kaynatıldığında güzel bir vücut ve el losyonu elde ediliyor! Öte yandan meyvesi canlılık veriyor. Zindelik kazandıracak yegane meyvelerden biri. Damar sağlığına da olumlu etkisi var. Zayıflama sürecine girenler de yemeli bu yemişi.

İçeriğinde bulunan ellagik asit antikanserojen madde olarak biliniyor. Bu madde kanser hücrelerinin ve tümörün büyümesini engelliyor. Göğüs ve rahim tümörünün büyümesini engellediği Amerika’da Kuzey Carolina’daki Clemson Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda tespit edilmiş

– Hafızaya iyi geliyor.
– Yaprağından yapılan çay, ağız yaralarını iyileştiriyor.
– Kanı temizliyor.
– Cildi güzelleştiriyor. Bu sebeple kozmetikte de çok kullanılıyor.
– Böğürtlen suyu kan şekerini dengeliyor.
– Bol vitamin içeriyor. Özellikle içeriğindeki B grubu vitaminler çocukların gelişimini olumlu yönde etkiliyor.

Doğu karadeniz yöresinde mezgit balığına verilen ad …

Lelema,
Laho,
Tavuk balığı,
Laho,
Merlan,
Merlanos, (Rumca) ,
Mezgit balığı, (Fr. Merlan, İng.Whiting).
Merlangius merlangus.
Merlangus communis.

DIGITAL CAMERA


Merlangus, Gelincik ve Bakalyaro ile aynı türden olup 15-60 cm. boyunda gadidae familyasından, eti yağsız lezzetli bir balıktır.

Doğu karadeniz yöresinde mezgit balığına Lelema denir. Lelema, Karadeniz mezgiti
( Merlangius merlangius exanos ) olup Laxo, Laho’ da denir. Mezgit, dip balıklarından olup sürü halinde yaşarlar. Anavatanı ise Atlas Okyanusudur.

Bu balıklar denizde bulunan küçük canlıları yiyerek hayatta kalırlar ve Kasım-Mayıs ayında iki kez yumurtlama dönemine girerler. Yumurtalarını su dibindeki çamurlu kısma bırakırlar. Dişi bir mezgit tahminen 250.000 civarında yumurta bırakır.

Görünüş olarak ince ve uzun yapıları vardır. Boyu 50 cm, kilosu ise 2 kilograma kadar çıkabilmektedir. Genellikle sarı ve kahverengi tonlarında olmaktadır. Mezgit balığı özellikle kış aylarında avlanan bir balıktır. Folik asit zengini olan mezgit balığı, kalp hastalıkları için iyi gelir. Bunun yanında diyabet hastaları için de sıkça önerilmektedir.

Kastamonu’ nun Pınarbaşı ilçesinde bir mağara…

Ilgarini,
ilvarini,
Ilgarini Mağarası.
Mağara iki bölümden meydana gelmiştir. Canlı bir mağara olup, sarkıt ve dikit hareketliliğinin devam ettiği görülmüş ve bu mağarada ibadethane (şapel) ve mezarlıklara rastlanılmıştır.

Denizden 1250 metre yüksekliktedir. Mağaranın oluşumu 3. ve 4. zamanda 160-220 milyon yılda oluşmuştur. Ilgarini mağarası 858 metre uzunluğu ile dünyanın dördüncü büyük mağarasıdır. Mağaranın derinliği 250 metre dir. Mağara içerisindeki mevcut sarkıt ve dikitler bir milyon yıllıktır.

Mağranın içerisinde kalıntı ve buluntulardan mağaranın hem yerleşim alanı, hemde dini mekan olarak kullanıldığını, yapı tekniği, malzeme özelliği ve yapı şekilleriyle genç Roma ve erken Bizans devrine ait olduğu söylenebilir. Mağara içine girildiğinde hemen giriş bölümündeki yapı kalıntılarından bu kısmın iskan yeri olarak kullanıldığı mağaranın girişten itibaren iki kola ayrıldığı görülmekte bir bölünde sarkıt ve dikitler bulunmaktadır.

Kastamonu’ daki Mağaralar;
Pınarbaşı ilçesinde ilgarini (ilvarini) mağarası, Ejder (Ejderha Ağzı) Mağarası.
Küre ilçesinde sarpunalınca mağarası.
Şenpazar ilçesinde kuyluç mağarası.
Azdavay ilçesinde Medil mağarası.
Ilıca Hamamı.
Mantar.
Muşkulu.
Buzluk.
Kızkayası.
Hızar,
Kara Cehennem,

Sarpunalınca Mağarası;
Küre yakınlarındaki Devrekani’ye bağlı Şenlik Köyü Sarpunalınca Mahallesinde yer almaktadır. Mağaraya Küre-Sarpunalınca orman yoluyla ulaşılmaktadır. Tamamen yatay ve aktif mağara tipindedir. 662 m uzunluğundaki mağara Sarpunalınca bölgesinde toplanan suları drene etmektedir. Mağara içerisinde sular bir çatlak boyunca, kaya blokları arasından ilerlemekte, çıkıştaki 3.5 m.lik küçük bir sifonla, kaynak şeklinde boşalmaktadır. Mağara oluşum yönünden fazla zengin değildir. Giriş ağzı ve kaynak çıkış ağzı çok güzel bir doğaya sahiptir. Mağara ağzı düz çimenle kaplı olduğundan, rahatça kamp kurulabilmektedir. Kaynak çıkış ağzında bulunan ve sifona kadar uzanan nane tarlası geziye ayrı bir güzellik katar.

Başören Mağarası;
Kastamonu, Devrekani İlçesi,Şenlik Kasabası Baş Ören Köyü ndedir. Mağara yaklaşık 15-20 mt derinlikte iniş oldukça zor.7-8 metre dikine patika tabir edilen bir yoldan mağaranın girişine doğru iniş yapılıyor. 7-8 mt dikey bir inişten sonra ikinci aşama olan mağara girişine inmek için köylüler tarafından kesilip aşağıya atılmış budakları iniş ve çıkışlarda merdiven olarak kullanılan 8-10.mt uzunluğunda köknar ağacı bulunuyor. Bu ağaç sayesine aşağıya inildiğinde ürpertici bir manzara ve inanılmaz bir soğuk hava ile karşılaşıyorsunuz.İçerisinde ne olduğunu ve derinliğini bilmediğiniz karanlık bir dehliz duvarları buz tutmuş yerler diz boyu kar dolu bir mağara.

Kuyluç Mağarası.
Şenpazar ilçesi sınırlarındaki mağara Şehriban Çayına 3 km., Devrekani Çayına 4 km. uzaklıktadır. Dağlı Kuyluca da denilmektedir. Mağaranın ağzı Türkiye’nin en derin noktası Çukurpınar Düdeni’nin (-1190 m.) ağzından daha geniştir. Mağara girişinde iki akarsu birleşerek cadı kazanları oluşturup ilerleyen bir kol şeklinde devam etmektedir. Bu kol 40-50 metrede muhtemelen mağarayla birleşmektedir. Mağara içinde yaklaşık 100 m.de bir şelale vardır, şelale yönünde rüzgar esintisi hissedilmektedir. Hava sıcaklığı 10-20 arasında değişmektedir.

Kaynak:
http://www.bulmacabil.com

Dokuma tezgahında tarağı tutan ağaç ya da metal parça …

Tefe,
Tefe Vurması (Beating-up).
Genel kumaş dokuma tekniği,birbirine dik konumda tutulan iki iplik grubunun çeşitli düzenlerde kesişmesi, birbiri içerisinden geçirilmesi ile doku oluşturma olarak tanımlanabilir. Bu sistemde en az iki iplik grubuna ihtiyaç vardır. Bunlardan oluşturulacak dokuya dik konumda olan iplik grubuna çözgü, yatay konumda olan iplik grubuna da atkı iplikleri adı verilmektedir. Dokuma genel olarak üç temel prensibin birbiri ile uyumlu bir şekilde bir tezgah üzerinde toplanması ve çalıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir ve bu işlemlere temel dokuma prensipleri denilmektedir.


Dokumada çözgü iplikleri birbirine paralel olarak belli bir sayıda ve yan yana bulunurlar.
Dokumanın yapıldığı yöne doğru ilerlemesi gereken çözgü tabakası arasından atkı ipliğinin geçirilmesi ve bunun kumaşa dahil edilmesi sürekli olarak tekrarlanan temel işlemlerdir. Dolayısıyla bir dokuma işleminde 3 temel ve 2 yardımcı safha olduğu göze çarpar.

Dokumada üç temel prensibi olarak bilinen bu mekanizmalar,
-Ağızlık açma mekanizması,
-Atkı atma mekanizması
-Tefe vurma mekanizması olarak sıralanabilir.

Dokumada yardımcı mekanizmalar ise,
-Çözgü salma mekanizması,
-Kumaş çekme ve sarma mekanizması, şeklinde özetlenebilir.

Bunların dışında temel dokuma işlemlerine dikkat edildiğinde, bir dokuma kumaşın oluşturulması için üç temel elemanın gerekli olduğu görülebilir.
-Ağızlığı oluşturan gücüler,
-Ağızlıktan atkı ipliğini geçiren bir atkı taşıma elemanı,
-Atılan atkıyı kumaşa tefeleyen tarak.

Dokumada çözgü iplikleri, çözgü levendinden sağılmaktadır. Çözgü köprüsünden geçerek dokuma bölgesine gelen çözgüler çerçevelere asılı gücü gözlerinden birer, taraktan ise gruplar ( 2,3 veya 4 iplik ) halinde geçirilirler.

Çerçeveler iki gruba ayrıldığı zaman oluşan üçgen kesitli çözgü ağızlığının tepesini kumaş çizgisi, tabanını ise tarak belirlemektedir. Tarağın her tefe vuruşunu gerçekleştirdikten sonra kumaş çekme tertibatı belirli bir sarma yaparken yine uygun bir miktar çözgünün salınması gerekir.

Ağızlık Açılması ( Shedding): Her çözgü ipliği bir gücü gözünden geçirilmiştir. Dokunacak kumaşın örgüsüne uygun olarak bir atkı atıldığı zaman bu atkının üzerinde bulunması gereken çözgüler bu gücüler vasıtasıyla yukarı kaldırılırlar. Böylece atkı taşıyıcının arasından geçeceği ağızlık adı verilen bir açıklık meydana gelir ve her atkı için yeniden oluşturulur. Ağızlık açma mekanizmalarının görevi budur. Ağızlığın oluşturulabilmesi için en az iki çözgü grubuna ( yani en az 2 çerçeveye ) ihtiyaç vardır.

Atkının Atılması (Picking): Çözgünün iki tabakaya ayrılması ile oluşan ağızlığın içerisinden atkı ipliği bir taşıyıcı vasıtasıyla geçirilir. Bu bir mekik, mekikçik ya da kanca olabileceği gibi hava veya su-jeti gibi akışkan malzemede olabilir.

Tefe Vurması (Beating-up): Yeni atılmış olduğu için kumaştan ayrı bulunan atkı ipliğini iterek, kumaşa dahil etmek için dişlerinden çözgü iplikleri geçirilen tarak ile tefeleme veya tefe vurma işlemi gerçekleştirilir. Yeni atkı ipliğinin kumaşa dahil edildiği yere ‘kumaş çizgisi’ veya ‘’kumaş sınırı’’denilmektedir.

En gelişmiş konuşma yeteğine sahip papağan cinsi …

Jako,
Afrika Gri Papağanı,
En gelişmiş konuşma yeteğine sahip papağan cinsi Jako’dur.


Papağanlar, kıvrık gagalı, etli ve kalın dilli, parlak tüylü, papağansılar (Psittaciformes) takımını oluşturan ve sıcak yerlerde yaşayan kuş türleridir. Afrika gri papağanı, Türkiye ‘deki adıyla gri papağan, Jako papağan cinsi’ dir. Papağangiller familyasından orta büyüklükte bir papağan türü olup 30–35 cm. boyutlarında gri ve siyah tonlarda olurlar.

Kuyrukları kırmızı veya bordodur. Alex adındaki jako papağanı, insan dışında varoluşsal soru soran ilk ve tek hayvandır.
İki türü vardır.
Kongo jakosu,
Timneh jakosu

Karahindiba’nın sebze olarak yenen yaprakları …

Radika,
Rumca, Radika.
(Taraxacum officinale).
Karahindiba,


Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki.
Karahindiba, Egede çok bilinen rumca adıyla radika bitkisi.

Radika salatası;
Malzemeler,
1 demet radika,
1 çay kaşığı tuz,
Yarım çay bardağı sirke,
Yarım çay bardağı zeytinyağı,
5-6 diş sarımsak.

Yeşilliği temizleyip yıkadıktan sonra içine tuz katılmış kaynamış suda 5 dakika haşlanıyınız. Haşlama işlemi bittikten sonra yeşillikleri bir süzgece alın ve üzerine bolca soğuk su dökünüz. Sonra suyunu süzün.
Servis tabağına alın ve üzerine isteğinize bağlı olarak limonlu ya da sirkeli sos dökünüz. Sarımsağını koymayı ihmal etmeyin. Üzüm sirkesi daha çok yakışır.

Endonezya’nın Bali Adası’nda faal bir yanardağ …

Agung,
Agung Yanardağı,
Mount Agung,
Gunung Agung,

Endonezya’nın Bali Adasında faal bir yanardağ. Küçük Sunda Adalarının en batısında yer alan turistik bir ada Bali adasıdır. Batıda Cava, doğuda ise Lombok adasının arasında yer alır. Başkenti Denpasar’dır. Bali adasındaki nüfusun, %93’ü Hindu, geri kalan 500.000 nüfus ise müslümandır.

Bali’nin en yüksek noktası olan Mount Agung bir strato volkan’dır. Dağın eteklerinde en önemli tapınak olan Pura Besakih bulunmaktadır. Agung yanardağ aktif bir volkandır. Zaman zaman duman ve kül püskürten derin bir kraterdir. Son büyük patlamalar 2017 Kasım ayında meydana geldi ve civardaki insanlar tehlikeden uzaklaştırıldı.

Kripto para sistemi olarak adlandırılan elektronik bir para birimi …

BitCoin,
Sembolü, (฿)
BitCoin (BTC),

Diğer sanal para birimleri;
BitCoin (BTC),
Bitcoin Cash (BCH),
Litecoin (LTC),
Ethereum (ETH),
Zcash (ZEC),
Dash (Darkcoin),
Ripple (XRP),
Monero (XMR),

Primecoin, (XPM),
Dogecoin (DOGE),
Vertcoin (VTC),
Peercoin (PPC),
Feathercoin (FTC),
Namecoin (NMC),
Reddcoin (RDD),
Blackcoin (BLK),
Novacoin (NVC),
Quarkcoin (QRK),
Megacoin (MEC),
Estcont,

Estonya, Estcoint adı verilen sanal para birimi uygulamasına geçeceğini açıkladı. Estonya bu projeyi hayata geçirirse dünya üzerinde sanal para birimi kullanan ilk ülke olacaktır.

BitCoin (BTC);
Sabit disk ve benzeri cihazlar ile internetten uzak bir şekilde saklanabilen sanal bir para birimidir. Herhangi bir merkez bankası, resmi kuruluş, vs. ile ilişiği olmayan elektronik bir para birimidir. Dünyada yatırım aracı olarak henüz yasalarla tam desteklenmemiştir.

Bitcoin ağı 3 Ocak 2009 yılında hayata geçti. Manifestonun yazarı Satoshi Nakamoto’dur. Maksimum bitcoin sayısı 21 milyon ile sınırlıdır. 22 Temmuz 2013 tarihi itibarıyla dolaşımdaki Bitcoin’lerin toplam değeri 1.2 milyar dolar seviyesindeyken 4 Haziran 2014 tarihi itibarıyla bu değer 8.2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Böylece toplanan kayıtlar blok adı verilen (Blockchain) yapıların içinde yer alır. Her bir blok üzerinde yüksek işlem gerektiren bir hash algoritması uygulanır. Yaklaşık 10 dakikada bire tekabül eden bu işlemi gerçekleştiren ilk kullanıcıya sıfırdan 50 BTC (şu anda 25 BTC) ödül olarak verilir. Böylece Bitcoin’ler emisyona sürülmüş olur. Her bir blok kendisinden önce gelen son bloğun da hash ifadesini içerir. Böylece zincirin %51 saldırı haricinde bozulması oldukça zordur. Bundaki amaç da, çifte harcamayı önlemek ve gönderimleri kayıt altında tutmaktır. Verilen ödül miktarı her 210 bin blokta bir (yaklaşık 4 senede bir) yarıya düşürülür.

Para oluşturma işlemine madencilik (mining) denilmektedir. Madencilik, hesaplama yetkisini ve gücünü kullanarak matematiksel işlemleri gerçekleştirme işleminin genel adıdır. Bu işlemleri yapmak için, sunulan bitcoin yazılımını indirerek donanımları (genellikle ekran kartları) üzerinde yoğun işlemci gücü gerektiren işlemleri gerçekleştiren bitcoin ağındaki düğümlere “madenci” denilmektedir. Sistemin ilk bloğunun adı “genesis block” olarak isimlendirilmiştir. 4 ocak 2009 yılında üretilmiştir. Bunun gibi bloktaki ilk işlem özel bir işlemdir ve yeni para bloğu oluşturan tarafından başlatılır. Bu, ağa madencilerin katılmaları için bir teşvik sistemidir. Madenciler bu şekilde, hem sisteme yeni bitcoinler üretip sürerek hem de bekleyen işlemleri gerçekleştirme hizmetleri karşılığında sistemden bitcoin alarak kazanç sağlamaktadırlar. Yeni paranın sisteme düzenli olarak eklenmesi altın madencilerinin altın bularak dolaşıma sokmalarına benzetilmektedir. Madencilik ismi de buradan gelmektedir.

Sistemde, toplam 21 milyon bitcoin dolaşıma çıkıncaya kadar üretim devam edecektir. Ardından üretim süreci duracak ve madenciler sadece işlem masrafları üzerinden desteklenmeye devam edilecektir. Bitcoin, bazı ülkelerde bir ödeme ve yatırım aracı olarak kullanılmaktadır. Türkiye’de de TL karşılığı bitcoin almak mümkündür. Para gibi kullanılabildikleri için bitcoinlerin bir değeri vardır. Bitcoin’in değerini piyasadaki arz ve talep koşulları belirlemektedir. Talep artınca fiyatı artmakta, düşünce de azalmaktadır. Dolaşımda sınırlı miktarda bitcoin vardır ve yeni bitcoin üretmenin de bir limiti ve prosedürü bulunmaktadır. Bitcoin’in piyasa değeri önündeki en büyük tehditler; teknik zorluklar, ülkelerin bu paraya olan yaklaşımına bağlı mevzuat değişiklikleri ve insanların bu paraya olan istek ve güveninin olumsuz yönde değişmesidir.

Litecoin (LTC);
2011 yılında tedavüle sokulan bir başka sanal para birimidir. BitCoin’den sonra tedavüle sokulan ikinci sanal para birimini oluşturmaktadır. Piyasada BitCoin altın ise Litecoin gümüştür şeklinde tanımlanmaktadır. Şu an piyasada 331 milyon dolar değerinde 24 milyonun üzerinde Litecoin bulunuyor. Litecoin’in bugünkü fiyatı 3.90 dolar.

Namecoin (NMC);
2011 yılında kullanılmaya başlayan Namecoin’in şu anki değeri 0.23 dolar ve piyasada 20.2 milyon dolar değerinde 7.5 milyon Namecoin bulunuyor.

QuarkCoin (QRK);
Bugünkü fiyatı 0.069 dolar ve piyasada 16.9 milyon dolar değerinde 246 milyon QuarkCoin bulunuyor.

Primecoin, (XPM);
Diğer sanal para altyapısından farklı olarak kripto çözmek üzerine kurulu olmamasıdır. Primecoin madencileri Cunningham Zinciri olarak adlandırılan büyük asal sayıları buluyorlar. Primecoin’in altyapısının bu yüzden daha güvenli olduğu iddia ediliyor. 2014 yılında 7 dolara kadar yükselen Primecoin şu anki fiyatı 0.04 dolar.

Osmanlı Saray ressamlarının sonuncusu olan İtalyan ressamı …

Fausto Zonaro,
(18 Eylül 1854, Padova ili – 19 Temmuz 1929, Sanremo),
İtalyan ressam.
Türk ressamı olarak tanınır.


II. Abdülhamid döneminde son saray ressamı olarak Osmanlı sarayına hizmet vermiş oryantalist bir ressamdır. Batı resim anlayışının Türkiyede yaygınlaşmasına katkıda bulunmuştur. Tarih, savaş, deniz, manzara ve portre alanlarında eserler vermiştir. Türk ressamı olarak da tanınır.

Osmanlı Devletinde saray ressamlığı XV.yüzyılda ortaya çıkmış ve II.Mehmet’in (Fatih Sultan Mehmet) Konstantinopolis’i fethinden sonra resmi bir kurum haline gelmiştir. Osmanlının son dönemine kadar saray ressamlığı devam etmiştir.

Roma Güzel Sanatlar Akademisini bitirdi. 1897 yılında Hücum adlı resim, Sultan tarafından beğenildi. Ertuğrul Süvari Alayı isimli tablosu ile saray ressamlığına yükselen İtalyan Fausto Zonaro, Osmanlının son saray ressamıdır.

“İstanbul’un fethi, Fatih Sultan Mehmet donanmaya emir veriyor” ve ”Fatih ordusuyla İstanbul’u fethe giderken” adlı önemli eserlerinden bazılarıdır.

II.Abdülhamit’in tahtan indirilmesi ile birlikte İtalyan ressam Fausto Zonaro’nun saray ressamlığı sona ermiştir. 1910 yılında ailesi ile İstanbul’dan ayrılmıştır.

1854 yılında Avusturya İmparatorluğunun bir parçası olan Padova kentinin Masi beldesinde dünyaya gelen Fausto Zonaro, 1929 yılında 75 yaşında İtalya, Sanremo’da hayata gözlerini yummuştur.

Tesla Yönetim Kurulu Başkanı, CEO ve Baş Tasarımcısı, SpaceX’in kurucusu …

Elon Musk,
Elon Reeve Musk,
(d. 28 Haziran 1971)
Güney Afrika ve Kanada asıllı,
Güney Afrikalı, Kanadalı, ve Amerikalı mühendis, mucit, yatırımcı ve girişimci.

SpaceX’in kurucusu ve Tesla Motors ile PayPal (X.com)’ın kurucu ortaklarındandır. SpaceX şirketinde CEO ve baş tasarımcı, Tesla Motors firmasında başkan, CEO ve ürün mimarı olarak görev yapmaktadır. SolarCity şirketinin de başkanıdır.

Elon Musk kimdir ?

28 Haziran 1971 yılında Güney Afrika, Pretoria’da doğdu. Musk çocukluğunu Güney Afrika’da geçirdi. Henüz 10 yaşında iken ilk bilgisayarını aldı. 12 yaşında “Blastar” adında kendi yaptığı oyununu satarak 500$ kazandı. Musk 17 yaşında iken Pretoria’da bir liseden mezun oldu. 1989 yılında Elon Musk akrabalarının yanına Kanada’ya taşındı. Kanada vatandaşlığını aldı. Sonra Montreal’e gitti. Kingston, Ontario’da Queen Universitesine girdi. Pennsylvania Universitesinden, Penn’den aldığı burs ile 1992 yılında ABD’ye taşındı. Lisans ögrenimini Fizik dalında tamamladı. Daha sonra Pennsylvania
Universitesinde, Wharton School’da Ekonomi Lisans programını tamamladı.

Tesla Motors;
Yüksek performanslı elektrikli araçlar üreten bir otomotiv firmasıdır. Firma 2003 yılında Martin Eberhard ve Marc Tarpenning adlı mühendislerin oluşturduğu küçük bir ekiple San Carlos’da faliyetlerine başladı. Elon Musk projeye 2004 yılında katıldı. Takip eden yıllar içinde ekip, bilişim, elektronik ve otomotiv sektöründen mühendislerle genişledi. Haziran 2010 yılında Tesla halka arzını başlattı. ABD geçmişinde Ford’dan sonra halka açılan ikinci araba şirketiydi. 2014 yılında almış olduğu patentleri serbest kullanıma açarak elektrik motorlarının gelişimine katkı sağlamıştır. Tesla Motors’un %30’unun sahibi olan Elon Musk, 5 Şubat 2015 itibariyle Tesla Motors’un hisse fiyatı $220,99 ve piyasa değeri 27.44 milyar $’a ulaşmıştı.

SolarCity;
SolarCity Peter ve Lyndon Rive kardeşler tarafından Temmuz 2006 yılında kuruldu , onların kuzeni olan Elon Musk güneş şirketi için başlangıç konsepti önerisiyle şirketin kurulmasına yardımcı oldu. Şirketin yönetim kurulu başkanlığına geçti. Şirket günümüzde güneş panelinden şarj istayonuna kadar çeşitli amaçlar için kullanılan sistemleri tasarlamaktadır.

Hyperloop;
Elon Musk, Hyperloop aracını bizzat kendi tasarladı. Tasarıma göre araç metro gibi tüneller içinden gidecek ve vakum teknolojsini kullanacak. Ayrıca aracın enerjisi de güneş panelleri yardımıyla sağlanacak. Projenin tamamlanmasıyla saatte 1200 km/h hıza ulaşması beklenen Hyperloop ulaşımda yeni bir çığır açacak gibi görünüyor.

Zip2;
Kardeşi Kimbal Musk ile beraber yeni organizasyonlar için bir çevrimiçi içerik yayınlama yazılımı olan Zip2 projesine başladılar. 1999 yılında Compaq’ın AltaVista birimi, Zip2’yi 307 milyon dolar nakit ve 34 milyon dolarlık hisse senedi vererek satın aldı.

PayPal(X.com);
1999 yılının Mart ayında bir çevrimiçi finans ve ödeme servisi olan X.com’un ortak kuruculuğunu yaptı. Ertesi yıl X.com ile aynı büyüklükte bir açık arttırma sistemi olan Confinity’yi bünyesine katarak PayPal’ı oluşturdu. Ekim 2002 yılında PayPal, eBay tarafından $1.5 milyarlık hisse senedi karşılığında satın alındı.

Space Exploration Technologies’i (SpaceX);
2002 yılının Haziran ayında, üçüncü şirketi Space Exploration Technologies’i (SpaceX), kurdu. Şu anda bu şirketin CEO’su ve CTO’sudur. SpaceX roket teknolojisinin durumunu ilerletmeye odaklanmış fırlatma araçları geliştirip üreten bir şirkettir. Şirketin ilk iki fırlatma aracı Falcon 1 ve Falcon 9 roketleri; ilk uzay aracı ise Dragon’dur.

Sırp kökenli Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanı …

Nikola Tesla.
10 Temmuz 1856, Smiljan (Gospić) – Hırvatistan
7 Ocak 1943, New York, ABD
Sırp kökenli Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanı.

Nikola Tesla Kimdir ?

Nikola Tesla 1856 yılında Hırvatistan’da dünyaya geldi. İnanılmaz bir hafızası vardı. Papaz olan babasının istememesine rağmen Graz’daki Politeknik okuluna girdi. Prag Üniversitesinde eğitimine devam etti. Graz’ daki Bilim Enstitüsü’nde 4 sene Fizik, Matematik ve Mekanik okudu. Ama onun esas ilgi alanı elektrik oldu. Tesla mesleği gereği ana dili (Sırpça) dışında Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyancayı da ana dili gibi konuşuyordu. Prag’daki üniversiteyi 1880 yılında bitirdi. Budapeşte’de lisans üstü yaptı. Tesla sonraları Sanskritçe dilini de öğrenmiştir.

Paris telefon şirketinde çalışmaya başladı. Burada doğru akım motorları ve dinamolar konusunda geniş ve önemli tecrübeler edindi. Oradayken çalıştığı döner makineleri korumak için regüle edici kontrol cihazları icat etti. Elektrik Motorunu ve İndiksiyon Motoru’nu bulmuştur. Tesla 1884 yılında ABD’ye gitti ve telefon firmasında çalışmaya başladı. İki yıl sonra Pittsburgh’taki Westinghouse laboratuarlarında bir iş buldu ve burada alternatif akım sayesinde elektriğin çok uzak mesafelere kayıpsız taşınabileceği fikrini açıkladı. Edison bu fikir yüzünden elindekileri kaybetmek istemedi ve Tesla’nın patentini 1 milyon dolara satın aldı.

Günümüzde hibrid arabalarda, oyuncak arabalarda, matkapta ve edüstriyel sanayide kullanılan bu motor sayesinde her şey daha kolay hale gelmiştir.

Tesla dünyanın ilk hidroelektrik santralinin de mucidiydi. Niagara Şelalesi’nin üzerinde kurulu olan ilk hidroelektrik santral, “Tesla” imzasını taşıyordu. Otomobillerde kullanılan ilk hızölçeri de Tesla icat etti. Ömrü boyunca 800 icadın patentini aldı.

Tesla, patent parasını kullanarak, New York’ta Tesla Elektrik Şirketi’ni kurdu. Bütün deneylerini bu şirkette yapan Tesla parasınıda bu deneylere harcadı. 13 Mart 1895 Tarihinde Tesla’nın laboratuarları yandı ve herşeyini kaybetti. ABD’li milyoner yatırımcı ve Westinghouse Elektrik şirketini sahibi George Westinghouse, Tesla’nın AC patentleri başına 60 bin dolar ve firmada yüklü bir hisse karşılığında satın aldı.

7 Ocak 1943 tarihinde 86 yaşındayken New Yorker Otelinin bir odasında kalp yetmezliği sebebiyle hayata veda etti. Ölmeden önce teleforce silahı adını verdiği bir çalışma yürütmekte olan Tesla’nın bütün dokümanlarına ABD hükümeti tarafından el konuldu.

Çipura balığının yavrularına verilen ad …

Lidaki,
Çipura balığının yavrularına verilen ad.
Çipura balığının küçüğü.
Çipura, (Çupra).
Alyanak,
Mendik,
Lidaki (Küçüğü)

Latince adı : Sparus Auratus
İng. Gillthead Seabream,
Alm. Dorade Royal,
Fr. Daurad,

Çipura balığı (Sparus aurata), Sparidae familyasına ait bir balıktır. Eskiden beri sevilerek
tüketilir. Genelde Akdeniz balığıdır. Akdeniz ve Ege denizinde yaygın, Marmara denizinde seyrek olarak rastlanan Çipura balığının boyları ort. 25–35 cm., ağırlıkları 0,5–3 kg. civarındadır.

Bu familyadan balıklarda olduğu gibi güçlü çenesiyle (bir midyeyi kıracak kadar) küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yiyebilen etçil bir balıktır. Kabuklularla beslenirken etli kısımlarını yer, çenesi filtre gibi çalışır kabuklarını geri kusar. Yaz aylarında sığ sularda, kış aylarında ise derinlerde yaşar. Derin yerlerde taşlık kayalık diplerde yaşarlar. Sabahları kıyılara sokulur. Balık büyüyüp irileşince derin sulara çekilirler. Göçmen balığıdır. Yemlenmek için kıyıya, kumluk yerlere gelir.
Çipura balığı günümüzde Türkiye, Yunanistan, İsrail ve İspanya gibi ülkelerde çiftliklerde üretimi yapılabilmektedir. Üreme zamanı Ekim ve Aralık ayları arasında olup bu dönemde 100.000–150.000 yumurta dökerler.

Sırp kökenli Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanı …

Nikola Tesla.
10 Temmuz 1856, Smiljan (Gospić) – Hırvatistan
7 Ocak 1943, New York, ABD

Sırp kökenli Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanı.

Nikola Tesla 1856 yılında Hırvatistan’da dünyaya geldi. İnanılmaz bir hafızası vardı. Papaz olan babasının istememesine rağmen Graz’daki Politeknik okuluna girdi. Prag Üniversitesinde eğitimine devam etti. Graz’ daki Bilim Enstitüsü’nde 4 sene Fizik, Matematik ve Mekanik okudu. Ama onun esas ilgi alanı elektrik oldu. Tesla mesleği gereği ana dili (Sırpça) dışında Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyancayı da ana dili gibi konuşuyordu. Prag’daki üniversiteyi 1880 yılında bitirdi. Budapeşte’de lisans üstü yaptı. Tesla sonraları Sanskritçe dilini de öğrenmiştir.

Nikola Tesla Kimdir ?

Paris telefon şirketinde çalışmaya başladı. Burada doğru akım motorları ve dinamolar konusunda geniş ve önemli tecrübeler edindi. Oradayken çalıştığı döner makineleri korumak için regüle edici kontrol cihazları icat etti. Elektrik Motorunu ve İndiksiyon Motoru’nu bulmuştur. Tesla 1884 yılında ABD’ye gitti ve telefon firmasında çalışmaya başladı. İki yıl sonra Pittsburgh’taki Westinghouse laboratuarlarında bir iş buldu ve burada alternatif akım sayesinde elektriğin çok uzak mesafelere kayıpsız taşınabileceği fikrini açıkladı. Edison bu fikir yüzünden elindekileri kaybetmek istemedi ve Tesla’nın patentini 1 milyon dolara satın aldı.

Günümüzde hibrid arabalarda, oyuncak arabalarda, matkapta ve edüstriyel sanayide kullanılan bu motor sayesinde her şey daha kolay hale gelmiştir.

Tesla dünyanın ilk hidroelektrik santralinin de mucidiydi. Niagara Şelalesi’nin üzerinde kurulu olan ilk hidroelektrik santral, “Tesla” imzasını taşıyordu. Otomobillerde kullanılan ilk hızölçeri de Tesla icat etti. Ömrü boyunca 800 icadın patentini aldı.

Tesla, patent parasını kullanarak, New York’ta Tesla Elektrik Şirketi’ni kurdu. Bütün deneylerini bu şirkette yapan Tesla parasınıda bu deneylere harcadı. 13 Mart 1895 Tarihinde Tesla’nın laboratuarları yandı ve herşeyini kaybetti. ABD’li milyoner yatırımcı ve Westinghouse Elektrik şirketini sahibi George Westinghouse, Tesla’nın AC patentleri başına 60 bin dolar ve firmada yüklü bir hisse karşılığında satın aldı.

7 Ocak 1943 tarihinde 86 yaşındayken New Yorker Otelinin bir odasında kalp yetmezliği sebebiyle hayata veda etti. Ölmeden önce teleforce silahı adını verdiği bir çalışma yürütmekte olan Tesla’nın bütün dokümanlarına ABD hükümeti tarafından el konuldu.

Rize yöresinde kör yılana verilen ad …

Angona,
Langona,
Languna,
Rize yöresinde kör yılana verilen ad.
Eğmoğik, Eğmeruk, (Hemşin).

Kör yılan.
İng. Worm Snake, Blind Snake.
Ankana (Gümüşhane)
Ok yılanı,
Oluklu Kertenkele.
Müveri-Üveri (Lazca).

Kör yılangillerden, solucanla beslenen, yılana benzer, ayaksız bir sürüngen (Typhlops vermicularis). Oluklu kertenkele.
Kör yılan, ortalama 20 cm uzunluğunda, kuyruğu topuz biçiminde, insanlara zararı olmayan bir gri hayvandır. Genel görünümleri yılana benzediğinden dolayı yılanımsı kertenkele denir. Esasen yılan değil. Kertenkeledir. Oluklu kertenkele olarak geer. Ayakları olmadığı için yılan sanılır. Gözkapaklarının olmamasıyla yılanlardan kolayca ayırtedilebilir. Sırt bölgesinin rengi grimsi, kahverengi, kırmızımsı ya da sarımsı olabilir.

Vücudu örten pullar parlak görünüşlüdür. Yapısı gereği yılanlar gibi hıslı değildir. Sırtta ayrıca boylamasına uzanan ince siyah bir şerit bulunur. Yaşlı erkeklerin mavi benekleri de olabilir. Vücudun yan tarafları kırmızımsı kahverengi ya da siyahımsı olabilir. Karın bölgesi grimsi olur.

Ovovivipar’dırlar. Yani yavru annede, yumurtanın içinde gelişir. Anne sadece yumurtayı taşır ve bir defada 5-26 kadar yarı gelişmiş yavru doğurabilirler. Yavrular bir kese içinde dışarıya bırakılırlar. Eylül’ ayından Nisan ayına kadar kış uykusuna yatarlar. Genel olarak böcekler ve yumuşak vücutlu küçük omurgasız hayvanlarla, termit, karınca ve küçük böceklerle beslenirler. Boyları 30 ile 50 cm kadar olabilir. İnsanları ısırmazlar.

Habitat: Kısa boylu bitkilerin olduğu yerlerde, daha çok nemli ortamlar da, çayırlıklarda, ormanlık yerlerde taşların altında ya da yumuşak toprağın içinde yaşarlar. Yüksekliği 2000 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler. Zehirsiz kısa boyda bir yılan türüdür. Kısa ve düz kuyruklu zehirsiz bir hayvandır. Türkiye’de Karadeniz bölgesinin dışında İç Anadolu’nun kuzeyinde ve Marmara Bölgesinde yaşarlar.

Trabzon ve Rize’de kör yılana verilen ad, Langona.
Diğer yılan türleri için Türkçe ilan (yılan) kelimesi kullanılır.
Angona dışındaki tüm yılanlar ise ofidh “yılan” olarak isimlendirilir. Yunanca fidi, yılan.

Langona,
Languna,
Rize yöresinde kör yılana verilen ad.

Trabzon’da; ankona-anguna,
Rize’de langona-languna,
Gümüşhane’de ankana,
Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde ok yılanı,
Hemşin’de Eğmoğik -Eğmeruk,
Lazcada ise Müveri-Üveri deniyor.

Japonların yemek yerken kullandıkları çubuklara verilen ad …

Haşi,
Hashi,
Chopstick,
Waribashi,
Hiroşi,
Kuaizi, (Çince).

Haşi, Haşhi,

Japonların yemek yerken kullandıkları çubuklara verilen ad.
Yemeği tabaktan ya da kaseden alarak yemek için çatal ve kaşık yerine yemek çubukları kullanılır. Bu çubuklara waribashi denir.

Ancak kimileri hashi, haşi de derler. Asya ülkelerinin bazılarında kullanılan bu çubuklar, ahşap, altın, gümüş, fildişi, bambu ya da sert plastikten yapılırlar. Gümüş ve altından yapılanlar süs olarak kullanılır.

Çin’de icat edildiği biliniyor. Ancak tam olarak nerede icat edildikleri belli değildir. Bugün, Japonya, Çin, Kore, Japonya, Moğolistan, Tayvan, Vietnam, Tayland, Singapur’da bu çubuklar yemek için kullanılır. Bir çok ülkede bulunan lokantalarda bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklar kullanılır.

Gümrük muhafaza memuru …

Baladur,
Kolluk,
Gümrük muhafaza memuru.
Gümrük Muhafazasında çalışan görevli.
Kolluk yani güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma.

Genel Kurmay Başkanlığına bağlı “Gümrük Muhafaza Umum Komutanlığı” adıyla askeri bir teşkilat olarak 1956 yılına kadar hizmet etmişler. Gümrük Muhafaza Memurları günümüzde T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı kolluk görevlisidir. Kaçakçılıkla mücadele görevini yürüten bu meslek elemanlarına eskiden Baladur denmiştir.

Kaçakçılığı men, takip ve soruşturmakla görevlidirler. Eşyanın gümrük işlemlerinin yapılmadan yurda girişine ya da yurttan çıkışına engel olurlar. Silah taşıma ve kullanma yetkileri vardır. Alo 136 ihbar hattı ile 7 gün 24 saat alınan ihbarları değerlendirilip gereği yerine getirilmektedir.

Üzüm, incir alıp satanların başına da Baladur denir.

Asya’ da yaşayan yabanıl bir keçi …

Tar,
Asya’ da yaşayan yabanıl bir keçi.
Asya’nın dağlık kesimlerinde yaşayan yabanıl keçidir.


Dağ keçileri (Capra) Afrika’ nın kuze­yinde, Asya’nın güneybatısında ve Avrupa’ nın güneyindeki yüksek dağlarda başıboş sürüler halinde yaşayan iri yabankeçileridir.

Dağkeçileri son derece çevik hay­vanlardır. Dağ yamaçlarında ve en sarp kaya­lıklarda inanılmaz bir ustalıkla dolaşırlar.

Bazen uçurumları aşmak için bir sıçrayışta 12 metre öteye atlarlar. Ön bacakları arka bacaklarından biraz daha kısa olan bu dağ keçisinin omuz yüksekliği yaklaşık 1 metredir. Alından düz çıkıp sonra bir yay gibi geriye doğru bükülen boynuzlarının uzunluğu ise özellikle tekelerde bazen 1 metreyi aşar. Boynuzlarının alt yüzü düz, üst yüzü enine kabarık çizgili ve boğum­ludur; bu boğumların sayısı hayvanın yaşını gösterir. Asya dağkeçisinin kışın sarımsı boz renkte olan kalın postu yazın yerini kızıl kahverengiye çalan daha kısa tüylere bırakır. Dişiler beş aylık bir gebelikten sonra genellikle tek bir yavru doğurur, yavrular doğumdan hemen bir-iki gün sonra annelerinin ardından koşup zıplamaya başlayabilir.

Markor (Capra falconeri) adıyla bilinen iri bir dağkeçisidir. Keşmir, Türkistan ve Afganis­tan’da az sayıda yaşar. Markorun bir tirbu­şon gibi kıvrılan boynuzları geriye doğru bükülürken aynı zamanda iki yana doğru açılır.

Hemitragus cinsi dağkeçilerine Tar denir. Hindistan ve Arabistan’ın ağaçlı dağlık bölgelerinde yaşayan bu hayvanların erkeği sakalsızdır. Himalaya Dağlarında ya­şayan bir türün erkeğinde boyun ve gövdenin ön bölümlerini bütünüyle örten uzun tüylü bir yele bulunur. Tarın kısa boynuzlan koç boynuzu gibi geriye ve yanlara doğru açılır.

Efendisiz Samuraylara verilen ad …

Ronin,
Efendisiz samuray,
Gezici samuray,

Ronin sözcüğü efendisiz savaşçı (samuray) anlamına gelmektedir. Ancak aylak, boşta gezer şeklinde de kullanılmaktadır. Kelime anlamına bakıldığında ronin “dalga adam” demektir. Denizdeki dalgalar gibi oradan oraya savrulan kişi anlamına gelmektedir.

Shogun;
Japonya’da merkezi feodal sistemde merkezde yer alan, diğer toplumlarda krala denk gelebilecek güç odağı anlamındadır. Daimyo’ların varlığına izin verdikleri ancak herhangi bir güç kullanmasına imkan tanımadıkları mevkidir. Barbarları yenen general anlamına gelen Seitai, shogun kelimesinin kısa halidir.

Samuray;
Japon feodal yönetiminde askeri aristokrat sınıf ve bu sınıftan olan savaşçılara verilen isimdir. Normal halk sınıfının hayatları üstünde söz hakkına sahiptiler. Tanınmaları için işaret olarak iki kılıç taşırlar. Tanınmış olan özel hak ve imtiyazları 1871 yılında feodal yönetimin düşmesiyle kaldırılmıştır.

Ronin;
Japon dilinde efendisiz kalmış samuray anlamına gelir.

Jerez şarabının bir türü ..

Fino,
Oloroso,
Manzanilla,
Amontillado,

Jerez şarabının türleri;
Fino,
Çok açık renkli olup sek, hafif ve taze rahiyalı bir sherry (şeri) stili, yani dry sherry olarak bilinir.

Amontillado,
Kehribar renginde, orta sek, içimi yumuşak ve fıçılarda daha uzun süre dinlendirilmiş bir türüdür.

Fino, Çok açık renkli olup sek, hafif ve taze rahiyalı bir sherry (şeri) stili, yani dry sherry olarak bilinir.

Oloroso, Koyu renkli, daha tatlı ve ağır yapılı bir sherry stili. Cream sherry veya sweet sherry diye bilinir.

Manzanilla, Çok açık renkli olup sek ve deniz kokusuna kaçan rahiyalı bir sherry stilidir.

1 2 3 4 60