“Hawaii Kazı” da denilen bir kuş …

Nene,
Hawaii Kazı,


Maui Adası, Kauai Adası ve Hawaii Adasına endemik kaz türü, ABD’nin Hawaii eyaletinin resmi kuşudur.
Dünyada nadir bulunan Hawaii dilinde ve halk arasında nene olarak bilinen bir kuştur.

Branta sandvicensis ördekgiller familyasından, 41 cm boyunda orta büyüklükte, yumuşak sesli ötüşlü bir kazdır. Dişiler erkekler ile aynı renklerdedir ve biraz küçüktürler.

Erkeklerin başı ve ensesinin arkası siyah renklidir. Yanakları ten rengidir. Kazın boynu oldukça yoğun çizgili olup boyunda siyah ve beyaz diyagonal şeritler görünür. Nene denen kazın gagası, ayakları ve bacakları siyah renklidir. Çenesinin altında yumuşak tüyler bulunur. Koruma altına alınan ve soyu tükenen nene kazları İngiltere’de Doğa tarihçisi Peter Scott, üremelerini sağlamıştır.

Nişasta …

Ket,
Nişasta,

Anarut,
Neşa,
Nişa,
Farsça, Nişasta, نشاء .
İng. starch,
Fr. amidon,

Tahıllardan ve patatesten elde edilen tatsız ve kokusuz bir tozdur.
Tahıl tanelerinden, mercimek, mısır, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde.
Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit, (C6H10O5), yoğunluğu 1,5 g/cm³ .
Nişasta, bitkilerdeki meyve, tohum, kök gövdesi (rizom) ve yumru köklerde bulunur.

Nişasta şekeri, Dekstroz olarak bilinir. Tapyoka, bir nişasta türüdür. Nişasta, soğuk suda, alkol ve eterde çözünmez. Sıcak suda kısmen çözünür. Saf halde beyaz ve amorf toz şeklindedir. Nişasta, farin veya amidon, suda çözünmeyen, kompleks bir karbonhidrattır.

Bitkiler tarafından fazla glikozu depolamak için kullanılır. Gıda sanayisinde kıvamlandırıcı, yemek yapımında sıvıları koyulaştırmakta kullanılır. Endüstride tutkal, patlayıcı, kağıt ve tekstil işlerinde kullanılır. Nişasta, amiloz ve amilopektin kısımlarından oluşmuş, bitkiler tarafından üretilir.

Türkiye’de nişastanın başlıca kaynakları buğday, pirinç, patates ve mısırdır. Yemeklik baklagiller (bakla, mercimek, bezelye, nohut) nişasta bakımından zengindir.

Dünyada yaygınca kullanılan nişasta kaynakları arasında arrakaça, karabuğday, muz, arpa, manyok, konjak, kudzu, oka, sago, kocadarı (sorgum), taro, Hint yeralması ve tatlı patates sayılabilir.

İzlanda’nın Muhteşem Kanyonu …

Fjadrargljufur,
İzlanda’nın bir Kanyonu.

Fjaðrárgljúfur,

İzlanda’nın güney doğusunda 100 m derinliğe ve yaklaşık 2 km uzunluğa sahip olan ve içinden Fjaðrá nehri akan bir kanyondur. Kanyonu ülkedeki diğer turizm yerlerinden ayıran ve görmeye değer kılan bu özelliğidir.
Kanyonun dik duvarlarının oluşumu iki milyon yıl önce Buz Çağı’nın soğuk dönemlerinde oluşmuş. Kanyon’a Kirkjubæjarklaustur köyünün Çevre Yolundan ulaşılmaktadır. Başkente yaklaşık 240 km uzaklıkta olan Kirkjubæjarklaustur’a, karayolu üzerinden 3 saatte ulaşılabiliyor. Reykjavik’te kalıp, günübirlik gezilebilir. Kirkjubæjarklaustur’daki pansiyon tipi konaklama yapılabilir.

Çalılıklardan ve otluklardan oluşan tipik ada bitki örtüsü dışında ilginç görünümlü bazalt kayalıklara da ev sahipliği yapan bölge, yabancı turistler kadar yerlilerin de özellikle hafta sonu kaçamakları için tercih ettiği bir destinasyon.

Kanyon, buzullardan binlerce yıl boyunca akan suyla erozyon ile oluşmuştur. Kanyonun batı tarafına doğru akan bir şelale, doğu kenarında bir mil uzunluğundaki yürüyüş yolunun sonundaki bir gözlem platformundan rahatlıkla görülebilmektedir.
Fjadrargljufur, baştan sona doğa harikası olup İzlanda’nın pek çok yeri gibi büyüleyici ve telaffuzu zor mekanlarından biridir.
Kanyon’u ülkedeki diğer yerlerden ayıran ve kesinlikle görmeye değer kılan özelliği yaklaşık 100 metre derinliği ve 2 km uzunluğuyla İzlanda’nın en etkileyici kanyonudur. Özellikle doğa severlere ve alternatif yerleri keşfetmekten hoşlananlara hitap eden kanyon, benzersiz bir tatil deneyimi sunuyor.

Bitki örtüsü ve zemin yapısının düzlüğü nedeniyle fazla engebeli değil. Başkent Reykjavik’ ten araç kiralayarak öncelikle Kirkjubæjarklaustur’a ulaşıp, ardından kanyon gezilebilir.
Reykjavik, Borgarnes, Blönduós, Akureyri, Egilsstaðir, Höfn ve Selfoss bölgeleri de gezi kapsamına alınabilir.

“Cumhuriyetin Divası” olarak da bilinen usta ses sanatçısı …

Müzeyyen Senar,
Müzeyyen Dombayoğlu,

Doğum adı, Zeliha Eren.
(D. 16 Temmuz 1918 Bursa – Ö. 08 Şubat 2015 İzmir)
Cumhuriyetin Divası,
Atatürk’ün en sevdiği sanatçılardan birisidir.
Türk sanat muziğinin usta sesi,

1918 yılında Bursa’da doğdu. Bursa, İnegöl’de Hilmiye adlı bir Gürcü köyünde, Zeliha Eren adıyla doğdu. Anne babası Batum’dan İnegöl’e göç eden Fatma ve Reşit. Başka kayıtlara göre Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1918 yılında Bursa’nın Keles ilçesi Gököz köyünde doğdu.

Müzeyyen Senar, müzik eğitimine, Anadolu Musiki Cemiyeti’nde , kemençe üstadı Kemal Niyazi Seyhun Bey ve udi Hayriye Hanım gözetiminde başladı. Güçlü bir sese sahip olan bu kız çocuğunun ünü yayıldıkça, hafız Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Lemi Atlı, Mustafa Nafiz Irmak gibi devrin önemli üstatları da ona dersler verdi, zamanın sevilen şarkılarının yanı sıra, kendi bestelerini de öğretip söylemesine yardımcı oldu.

Kemal Niyazi Bey ile İstanbul Radyosu’nda şarkı söylemeye başlayan Senar meşhur oldu. Dinleyenler arasında bulunan İstanbul’un en önemli müzikhollerinden biri olan 10. Yıl Belvü Gazinosu’nun sahibi İbrahim Dervişzade, 1933 yılında Müzeyyen Senar’ı sahneye çıkarttı. Senar, sonraki yıllarda İstanbul’un başka ünlü gazinolarında da sahne aldı.

Müzeyyen Senar’ın yeteneği, Cumhuriyet’in kurucusu ve Türk sanat müziğinin büyük hayranı Mustafa Kemal Atatürk’ün de ilgisini çekti ve sanatçı birçok kez onun huzurunda, özel meclislerinde şarkı söyledi. Müzeyyen Senar kitabında Atatürk’ün Rumeli türkülerinde kendisine eşlik ettiğini ve çok güzel zeybek oynadığını da belirtiyor.

1938 yılında Ankara Radyosu’nun ilk yayınlarına katıldı ve 1941 yılına kadar radyo aracılığıyla dinleyicileri ile buluşmayı sürdürdü. Türkiye’nin ünlü gazinolarında yaptığı başarılı sahne programları ve plak çalışmalarıyla Türk musikisine katkıda bulunan Müzeyyen Senar, son sahne konserlerini 1983 yılında İstanbul Bebek Gazinosu’nda verdi.

Müzeyyen Senar 1998 yılında Devlet Sanatçısı seçildi. Senar, 2004 yılında Sezen Aksu tarafından düzenlenen ve sanatçı dostlarınında katıldığı gecede 72.sanat yılını kutladı. İstanbul Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konserde Müzeyyen Senar’a sahnede Emel Sayın, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Sibel Can, Halit Kıvanç gibi ünlü isimler eşlik etti.

Müzeyyen Senar son konserini 5 Eylül 2006 tarihinde İstanbul Sarayburnu’nda Sepetçiler Kasrı’nda verdi. Muhteşem bir performans sergileyen sanatçıyı veda konserinde kızı Feraye, Bülent Ersoy, Adnan Şenses, Mediha Şen Sancakoğlu, Feriha Tunceli, Erol Evgin, Ahu Tuğba, Levent Yüksel gibi ünlü isimler yalnız bırakmadı.

30 Ekim 2009’da öğrencisi Bülent Ersoy tarafından anısına Müzeyyen Senar’ın sanat yaşamından fotoğrafların yer aldığı Cumhuriyetin Divası: Müzeyyen Senar sergisi açıldı.

Sanatçı, 8 Şubat 2015 tarihinde sabah saat 07:30’da zatürre dolayısıyla tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 97 yaşında hayatını kaybetti. Unutulmaz sanat müziği icracısı Müzeyyen Senar’ın cenazesi 10 Şubat 2015’te Bebek Camii’nde kılınan öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedildi.

MÜZEYYEN SENAR

Dürbün ..

Bakaç,
Dürbün.
Arapça, .ثنائي العينين
Dürbin.
İng. Binoculars or field glasses
Irakgörür,
Alan gözlüğü,
Gözetleme deliği.
Uzaktan gören.

Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç.
Uzakta bulunan cisimlerin yakındaymış gibi görünmesini sağlayan optik araçtır.
Bir silindirik boru ve her iki ucuna yerleştirilmiş birer yakınsak mercekten oluşur. Cisim yönündeki merceğe objektif, gözle bakılan merceğe ise oküler denir. Dürbünün üstündeki rakamlardan biri dürbünün gücünü, öteki ise objektifin yarı çapını mm olarak gösterir. Objektif merceğinin odak uzaklığının, oküler merceğinin odak uzaklığına oranı dürbünün büyütmesi olarak bilinir.

Yakınsak merceklerin yaklaştırıp büyütmesinden faydalanılarak, Adrian Metaus (1571 – 1635) adlı Hollandalı bir gözlükçü tarafından 1608 yılında icat edilmiş. 1609 yılında ünlü İtalyan bilgini Galieo Galilei (1564 – 1642) tarafından geliştirilmiştir.

Dürbün çeşitleri;
Yer Dürbünü, Gök Dürbünü (Galile Dürbünü), Gece dürbünü.

Genel kullanım alanları;
Gözlem Kulelerinde jetonla işletilen optik dürbün,
Arazi etüdleri ve coğrafi veri toplama işleri,
Kuş gözlemciliği,
Avcılık,
Menzil bulma,
Askeri,
Denizcilikte, gemi dürbünü,
Astronomi işlerinde.

Osmanlılar döneminde Venedik’ten ithal edilen ve yeniçerilere dağıtılan bir tür çuha ..

Iskarlat,
İtalyanca, Iskarlat,

Halk dilinde İskerlet.
Parlak Venedik çuhası.
Parlak ve çok kırmızı renkli Venedik çuhası.
Osmanlılar döneminde Venedik’ten ithal edilen ve yeniçerilere dağıtılan bir tür çuha.

Venedik’ te dokunan ve Osmanlılar döneminde ithal edilerek yeniçerilere dağıtılan parlak renkli bir tür çuha. Bu çuhanın beyaz ve yeşil renkleri ile makbul olan parlak kırmızı renkli olanıdır. Öyle ki ıskarlat kelimesi parlak kırmızı renk için kullanılmaya başlanmış. Iskarlat, eski devirde bilhassa yeniçeriler tarafından giyilen çuhaların en makbul olanıydı. Devletçe temin edilirek yeniçerilere dağıtılırdı. Yeniçeri ağzında ve halk ağzında ıskarlat kelimesi çoğunlukla iskerlet şeklinde telaffuz edilirdi. Bu çuha (çuka) kumaşı, elmas, sedef, yeşim, mercan, beygir gibi kıymetli bir malzeme olduğu Katip Çelebi tarafından bir çok kitabında belirtilmiş. Eski devirlerde Venedik mensucatından, boyası has ve kumaşı dayanıklı bir nevi ıskarlat denilen çuha üretilirmiş. Bu kumaş doğu ülkelerinde çok makbulmuş. Yeniçeri ocağının ileri gelen ağalarına, sekbanbaşına ve yeniçeri katiplerine her sene bu çuhadan verilir veya bedeli para olarak ödenirmiş. Bu paraya da iskarlat bedeli olarak bilinir. Osmanlıcada iki değişik şekilde iskarlat, Iskarlat olarak yazılan bu kelime aslında İtalyanca olup, scarlato kelimesinden türemiştir. En iyi cins kırmızı boya ile boyanmış ve çok parlak bir cins çuha olup Venedik çuhası olarak ün yapmıştır.

1918 yılında Bolşevikler tarafından eşi, çocukları ve yakınlarıyla beraber idam edilen Rus Çarı …

Nikolay,
II. Nikolay,

Nikolay Aleksandroviç Romanov.
(d. 18 Mayıs 1868, Tsarskoye Selo – ö. 17 Temmuz 1918, Yekaterinburg)
Rusya İmparatoru,
Rus Çarı,
(1 Kasım 1894 – 15 Mart 1917)
Çar II. Nikolay, Rus İmparatorluğu’nun son imparatoru ve Romanov Hanedanının hüküm süren son üyesidir.

Romanov Hanedanı mensubu olup babası III. Aleksandr ve annesi Maria Fyodorovna’ dır.
18 Mayıs 1868 yılında Sankt-Peterburg’da Tsarskoye Selo (Rusça Çarın köyünde) doğmuş. Ortodoks, Çar II.Nikolay, 17 Temmuz 1918 tarihinde, 50 yaşında öldürüldü. Çar II. Nikolay’ dan sonra monarşi kaldırılmıştır.

1917 yılında Şubat Devrimi’nden sonra tahttan çekildi. Ailesi ve yakınlarıyla birlikte Yekaterinburg’da tutuldu. 16/17 Temmuz 1918 gecesi, Bolşevikler tarafından II.Nikolay, eşi (Aleksandra Fyodorovna), çocukları (Olga, Tatyana, Mariya, Anastasya, Aleksey), hekimi, uşakları ve aşcısıyla beraber Yekaterinburg’da tutuldukları evin bodrumunda idam edilerek öldürüldü.

Saltanatı sırasında Rus İmparatorluğu, Dünya’nın büyük güçlerinden biriyken ekonomik ve askeri çöküşe sürüklendi. Rusya, Baltık Filosu’nun yok edildiği Rus-Japon Savaşı’nda Japonya’ya karşı küçük düşürücü bir yenilgiye uğradı. Çar II.Nikolay 1914 yılının ağustos ayında I. Dünya Savaşı için seferberliği onaylayarak milyonlarca Rus’un ölümüne neden oldu.

Ölümünden sonra 17 Temmuz 1998 yılında cenazesi Sankt-Peterburg’daki St. Peter ve Paul Katedraline defin edilmiştir. 2000 yılında Rus Ortodoks Kilisesi tarafından aziz ilan edildi.

Felsefedeki kuşkuculuk öğretisinin eski adı …

İnadiye,
Kuşkuculuk,

İng. scpticisme
Fr. scepticisme,
Alm. skeptizismus
Hisbaniyye,
Reybiye.
Şüphecilik,

Kuşkuculuğun kurucusu Pyrhon (Pirron) dur.
İnadiye, en genel anlamda herhangi bir şeyden duyulan belirgin kuşku, kuşkulanma tutumudur. Eski Yunanca’da gözlemek, incelemek manasına gelen Skeptesheia sözcüğünden türetilmiş bir felsefe terimidir. Bütün değerlerden, inançlardan, bilgi savlarından ilkece kuşku duymanın doğruluğunu savunan felsefe anlayışı.

Protagoras ve Gorgias gibi eski yunan sofistleri, sofist öğretinin olmazsa olmazı kuşkuculuk olarak açıklar. Eski Yunan’da özellikle yapılan siyasal tartışmalarda karşı tarafın savunduğu düşünceyi kuşkuculuk yoluyla çürüten sofıstlere büyük bir retorik üstünlük sağlamıştır. Pyrrhon, Felsefe tarihçileri arasında genellikle kuşkuculuğun da kurucusu olarak görülmektedir. İnsan zihninin hiçbir zaman kesin nesnel doğrulara ulaşamayacağı düşüncesi üstüne kurulan kuşkuculuk, Descartes tarafından kuşkunun bilgiye ulaşmada izlenecek bir yöntem olarak yeniden tanımlanması modern felsefe döneminin başlangıcı olarak görülür.

Hicri takvimle Rumi takvim arasındaki artık yıl …

Sıvış,
Siviş yıl,


Hicri (Hicret) Takvim,
Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve Ay’ın Dünya çevresinde dolanımını esas alan takvim sistemi.

Ayın yörüngesi üzerindeki dönüş süresi göz önünde tutularak hesaplanır. Hicri Takvim; Hicri Şemsi ve Hicri Kameri Takvim olmak üzere ikiye ayrılır. Kameri yıl, güneş yılına göre her otuz üç yılda, bir yıl kadar geri kalır. Osmanlı devletinde mali işler kameri yıla göre düzenlenince, hazinenin zarara girdiği anlaşıldı. 1925 yılında, Cumhuriyetin ilanı ile miladi takvim kabul edildi. Kameri ve şemsi takvimler yürürlükten kaldırıldı.

Miladi (Milat) Takvim,
Günümüzde Beynelmilel Takvim olarak kullanılan Miladi Takvimin aslı Roma Takvimine dayanmaktadır.
Hicri yıl miladi yıldan ( 365.2422 – 354.367 =) 10.8752 gün daha kısadır.

Hicri yılın miladi yıla çevrilmesi;
Hicri yılı 33’e bölünüz. 1420 : 33 = 43.03 (=43) (A sayısı)
A sayısını hicri yıldan çıkarınız. 1420 – 43 = 1377 (B sayısı)
B sayısını 622 ile toplayınız. 1377 + 622 = 1999

Miladi yılın Hicri yıla çevrilmesi;
Miladi yıldan 621 rakamını çıkarınız. 1999 – 621 = 1378 (A sayısı)
A sayısını 33’e bölünüz. 1378 : 33 = 41.75 (=42) (B sayısı)
A sayısını B sayısı ile toplayınız. 1378 + 42 = 1420

Miladi yılın Rumi yıla, Rumi yılın Miladi yıla çevrilmesi;
1 Kanunusani (Ocak) 1334 = 1 Kanunusani (Ocak) 1918 olarak yılbaşı eşitlenmiştir.
Bu tarihten önceki tarihlerin hesaplanmasında yılbaşına dikkat edilmesi gerekmektedir. Rumi Takvim’de yılbaşı mart ayıdır. Miladi Takvim’de ise yılbaşı ocak ayıdır. Hesap yapılırken, Rumi Takvim’de mart ayı 1.ay, ocak ayı 11.ay ve şubat ayı da 12. ay olarak hesaplanır.

a) Rumi 1 Mart 1256 – 15 Şubat 1332 (Miladi 13 Mart 1840 – 28 Şubat 1917) tarihleri arasındaki tarih dönüşümleri için;
1-Miladi tarihin Rumi tarihe çevrilmesi:
Miladi tarih eğer ocak veya şubat aylarında bir tarih ise, yıl kısmından 585 rakamı (diğer aylar için 584 rakamı) çıkarılır. Ay kısmından da 13 rakamı çıkarılır ve Rumi tarih bulunur.

2-Rumi tarihin Miladi tarihe çevrilmesi:
Rumi tarih eğer ocak veya şubat aylarında bir tarih ise, yıl kısmına 585 rakamı (diğer aylar için 584 rakamı) eklenir. Ay kısmına da 13 rakamı eklenir ve Miladi tarih bulunur.

b) Rumi 1 Mart 1333 – 31 Kanunievvel 1341 (Miladi 1 Mart 1917 – 31 Aralık 1925) tarihleri arasındaki tarih dönüşümleri için;
Miladi yıldan 584 rakamı çıkarılırsa Rumi tarih, Rumi yıla 584 rakamı eklenirse Miladi tarih bulunur. Ay ve gün farkı yoktur, isimleri aynıdır.

Yetişkin bireyde sıklıkla görülen, panik nöbeti yapan hastalıklar arasında sayılan, dirençli durumdaki epilepsi sendromunun adı …

TLE,
Temporal Lob Epilepsi,

TLE hastalığı,

Panik nöbeti yapan hastalıkdır. Temporal Lob Eepilepsi hastalığı yetişkin bireyde sıklıkla görülen dirençli durumdaki epilepsi sendromudur. Hastalığın doğal sürecinde oluşan ve ağırlaşan, hatta felce kadar giden komplikasyonlar oluşturan sendromdur.
Genel anlamda sağ ve sol temporal lobların farklı türdeki hafıza materyalini işlemesi kuramı üzerinedir. İnsan belleğinde sözel (verbal) ve görsel (nonverbal) materyaller ayrı olarak işlenir. Sağ ve sol temporal loblar görev ayrımı ile birbirlerini tamamlar.

Temporal lob nöbetlerinin belli başlı özellikleri şunlardır:
Çevrenin farkında olmama,
Sabit bakma,
Dudak şapırdatma,
Tekrarlanan yutma ya da çiğneme,
Olağandışı parmak hareketleri,
Kısa süreli zihin bulanıklığı ve konuşmakta zorluk çekme,
Nöbet sırasında meydana gelen olayları anımsayamama,
Başkası söyleyene kadar nöbet geçirdiğinin farkında olmama,
Aşırı vakalarda çırpınma ve bilinç kaybıyla kendini belli eden grand mal nöbeti.

Duvar Lambası …

Aplik,
İng. sconce, wall lamp.
Fr. applique

Duvar şamdanı.
Duvar lambası.
Duvar ışıtacı,
Seyir yerinin duvarlarında bulunan aydınlatma aracı.
Duvara monte edilen lamba,
Abajur,

Duvara takılan ve genellikle tavan lambasının bir parçası gibi olan, onu bütünleyen, türlü biçimde, çoğunlukla siperlikli lambalara aplik denir. Dekorasyon çalışmalarında aydınlatma önemli çalışma konularının başında gelir. Yapılan dekorasyon çalışmasının gece de göze hitap edebilmesi için aydınlatmanın doğru yapılması gerekir.

İç mekan aydınlatmalarında derinlik çalışması yapılacaksa en uygun ürün apliklerdir. Aplik, duvara monte edilen, çeşitli malzemelerden üretilmiş aydınlatmaya destek olan ürünlerdir.

Aydınlatma özelliği kullanılmak istenirse şeffaf aplik tercih edilmelidir.

Keman yayı …

Kemane,
Arşe,

Dud.
Keman yayı.
Yay (arşe),
İki ucu arasında kıl gerilmiş bir çubuktur.

Keman yayının başlıca öğeleri şunlardır.
Uç, kıl, çubuk, sarma, topuk (ökçe) ve burgudur. Ayrıca kılların tellere kolaylıkla sürtünmesini sağlamak amacıyla reçine kullanılır.

Uç,
Kılların tutturulduğu, yay çubuğunun en ince ve hafif bölgesidir. Yayın ucunda bulunan, yay başlığına yapıştırılmıştır. Yay başlığının çatlamasını önlemek için plastik ya da fil dişi bir maddeden 1 mm kalınlığındaki bir parça yapıştırılır. Böylece yayın estetik görünüşünü ve yaya takılan kılların düzgünlüğü sağlanır.

Kıl,
Atkuyruğundan yapılır. Doğal ve plastik maddelerden yapılan yapma yay kılı olmak üzere ikiye ayrılır. Doğal yay kılları ullanım süresi ve net ses verme özelliğinden dolayı daha çok tercih edilir.

Çubuk,
Çok özel ağaçlardan yapılır ve dipten uca doğru giderek incelir. Orta bölgesindeki eğim, yaya bir esneklik kazandırır.

Sarma,
Madeni, plastik vb. kısımdan oluşur. İşaret parmağının ileri, geri kaymaması için, yay çubuğunun dip bölgesinde yer alır.


Topuk (Ökçe),

Yayın alt kısmında duran ve kılların bağlandığı takoz şeklindeki parçaya topuk denir.

Burgu,
Yay kıllarının gerginliğini ve gevşekliğini sağlayan vidadır.

Kurtuluş savaşında Büyük Taarruz sırasında Çiğiltepe’yi emredilen süre içinde alamadığı için intihar eden Türk subay …

Reşad Bey,
Reşat Çiğiltepe,

(1879, İstanbul – 27 Ağustos 1922, Çiğiltepe, Sandıklı),
Türk asker.

Kurtuluş savaşında Büyük Taarruz sırasında Çiğiltepe’yi emredilen süre içinde alamadığı için intihar eden Türk subay.
Büyük Taarruz sırasında Çiğiltepe’yi söz verdiği saatte alamaması üzerine intihar etmiş ünlü komutandır. Vehib Paşa’nın yardımcısı, Reşat Paşa, I. Dünya Savaşı’nda üstün kahramanlıkları ile dikkat çekti. Türk Kurtuluş Savaşı sırasında yarbay rütbesi ile I. ve II. İnönü ve Sakarya muharebelerine katıldı.

Son olarak 57. Tümen Komutanlığı görevine atandı. Büyük Taarruz’un ikinci gününde Çiğiltepe’yi geri alma emrini Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya söz verdiği sürede gerçekleştiremeyince intihar etti. Ölümünden sonra Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından ailesine “Çiğiltepe” soyadı verildi.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından, Büyük Taarruz’un ikinci gününde, stratejik engel olan Çiğiltepe’yi düşmandan temizlemesi emredildi. Yunan Başkomutanı General Nikolaos Trikopis bu tepeyi başarılı bir direniş ile savundu. 27 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal Paşa’ya telefonda kuşattıkları tepeyi yarım saat sonra alacaklarını bildirmesine rağmen bunu başaramayınca intihar ederek hayatına son verdi. Çiğiltepe, Reşat Bey’in intiharından 45 dakika sonra düşmandan temizlendi.

1971-1979 yılları arasında devlet başkanlığı yapan, Ugandalı diktatör …

Idi Amin
İdi Amin
İdi Amin Dada Oumee,

Diktatör,
Yamyam,

Doğum: 1925 Koboko veya Kampala,
Ölüm: 16 Ağustos 2003 Cidde, Suudi Arabistan
III. Uganda Devlet Başkanı, (25 Ocak 1971 – 11 Nisan 1979),
Ugandalı müslüman asker, Mareşal.

İngiliz İmparatorluğu Fatihi, Mareşal Dr. İdi Amin Dada, Uganda Silahlı Kuvvetler Başkomutanı, Konsey Başkanı, Polis Şefi, Cezaevleri Müdürü, Karadaki Tüm Hayvanların ve Denizdeki Tüm Balıkların Efendisi ünvanlarını aldı.

İdi amin 5 kez evlilik yapmış, beş karısı ve 22 çocuğu ile birlikte yaşamıştır. Ancak İdi Amin’in yönetimi sırasında politik baskı, etnik ayrımcılık, insan hakları ihlalleri yoğun şekilde gözlemlendi.

Uluslararası gözlemciler ve insan hakları gruplarının tahminlerine göre, 100,000 – 500,000 insan İdi Amin’in yönetimde olduğu dönemde öldürüldü.
Uganda diktatörü İdi Amin 80 yaşında öldü. Despot İdi Amin kurbanlarını pişirerek yediği söyleniyor.
İdi Amin, Uganda’nın kuzeyindeki Kakwa kabilesindendir. 1946 yılında İngilizlerin Kenya’daki Mau Mau Ayaklanması’na (1952-1956) karşı giriştiği harekatta görev aldı.
1951-1960 yılları arasında Uganda ağır sıklet boks şampiyonu.

Uganda 1962 yılında bağımsızlığına kavuştu ve yeni devlet başkanı ve başbakanı Apolo Milton Obote oldu. 25 Ocak 1971 yılında Devlet Başkanı Apolo Milton Obote’nin Singapur gezisi sırasında, askeri darbe yaparak devlet başkanı ve silahlı kuvvetler başkomutanı oldu. 1972 yılında Uganda’ da yaşayan bütün Asyalıların (özellikle Hintler) 90 gün içinde ülkeyi terk etmelerini sağlayarak onları sınırdışı etti. Onların yerine ülkedeki Müslüman azınlığı ve akrabalarını, Hintlerden kalan üretim araçlarının başına getirdi. Uganda’yla İsrail arasındaki ilişkilere son vererek Libya ve Filistin’in yanında yer aldı. Bunun üzerine 1973 yılında ABD ve 1976 yılında da İngiltere Uganda’daki temsilciliklerini kapattılar. İdi Amin 1976 yılında kendisini ömür boyu devlet başkanı ilan etti. 1976 yılında Filistinliler tarafından kaçırılan ve içinde İsrailli ve başka Yahudi yolcuların bulunduğu bir Fransız yolcu uçağının Uganda’ya inmesine izin vererek olaya doğrudan karıştı. İsrailli özel kuvvetlerin düzenlediği operasyonda biri dışında tüm rehinelerin kurtarılması İdi Amin’in prestijini sarstı.

1978 yılında Uganda Ulusal Kurtuluş Ordusu adı ile başlayan gerilla savaşı Tanzanya tarafından desteklendi. 13 Nisan 1979 tarihinde İdi Amin ülkesinden Libya’ya kaçtı. Yerine Yusufu Lule geçti. İdi Amin Libya’dan Suudi Arabistan’a gitti ve oraya yerleşti. Eşlerinden ikisi ve 22 çocuğu da yanına yerleşti. 1989 yılında gizlice Uganda’ya geçmek üzere geldiği Zaire ile Uganda arasında krize yol açtı. Kongo hükümeti Amin’i Uganda’ya teslim etmeyi reddetti ve Suudi Arabistan’a dönmesini sağladı. İdi Amin, hayatının geri kalan ömrünü Cidde’de geçirdi. Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni İdi Amin’in ülkesine dönmesine izin vermedi. 16 Ağustos 2003 tarihinde, Cidde’de, hastanede öldü ve Cidde Ruwais Mezarlığına gömüldü.

İdi Amin ile ilgili çevrilmiş filmler;
1976 yılında Raid on Entebbe filmi
2006 yılında Last King of Scotland filmi.

Eskiden İran Hükümdarlarına verilen ad ..

Kisra,
(Arapça, Kisra كسری)

Kesra,
Kasra,
Hüsrev,

Şahların şahı,
Şehinşah,
İran Hükümdarı,
Eskiden iran hükümdarlarına verilen ad.
İran Şahlarının adı.
Büyük padişah, padişahlar padişahı anlamına gelen Hüsrev sözcüğünün arapçasına Kisra dendiği rivayet olunur.
İran’da Sasani hükümdarlarına verilen unvan.

Husrevden muarreb veya galat olan bu isim Sasaniler sülalesinden olan Eski İran padişahlarına ve bilhassa Nevşirvan’dan sonrakilere verilmiş olup, Rum imparatorlarına Kayser, Çin hükümdarlarına Fağfur ve Hakan denildiği gibi, bunlara da Kisra denilirdi.

İlk defa Nüşirevan(Nevşirvan) için kullanılmıştır.
Ekasire-i Acem, Acem hükümdarları.

Hint kenevirinin hibritleme yoluyla ekiminden elde edilen bir uyuşturucu …

Skunk,
İngilizce skunk, kokarca demektir. Nedeni ise bitkinin ağır ve iğrenç kokusu.

Skunk, bir çeşit cannabis (esrar) bitkisi.
Hintkenevirinin hibritleme yoluyla ekiminden elde edilen bir uyuşturucu.

Esrarın elde edildiği, hintkenevirinin hibritleme yoluyla ekiminden elde edilen bir uyuşturucudur.
Esrara göre yirmi kat daha zararlı. Daha ziyade Arnavutluk’ta yetiştirilmektedir. Flakka, Jamaika ve Bonzai gibi Skunk da hızla yayılan, diğer esrar maddelerine göre daha pahalı bir uyuşturucu.

Türkiye’de ilk defa 2014 yılında bir operasyonda ele geçirilen skunk’ın tohumu, esrarın hammaddesi Hint kenevirinin laboratuvar ortamında başka uyuşturucularla hibritlenmesi ile geliştirildi. İngiltere’de yıllardır iklim sebebiyle esrarın hammaddesi Hint keneviri yetişmiyor. Bu nedenle Laboratuvar ortamında geliştirilen skunk bu ülkede yetiştiriliyor ve uyuşturucu pazarının yüzde 80’ini oluşturuyor

Esrar bitkisinin etken maddesi THC (Tetra Hydro Cannabinol)’dir. Öyle bir hibrit tohum meydana getirdiler ki, içerisindeki aktif THC maddesinin miktarını %2-4’den bir anda % 20 ’lere çıktı. Shunk da güçlü esrar çeşitlerinde olduğu gibi, şizofreniye kadar varabilen akıl hastalıklarına neden olmaktadır. Güçlü etkisi ile çabuk halüsinasyon yaparak yoğun kaygı, panik ve kusma yapıcı etkisi bulunmaktadır. Mizaç yükselmesi, normalden farklı hissetme, pelteleşme, zaman ve yer algısının değişimi, paranoya, iştah artışı da yapmaktadır.

Bağımlılık;
Alkol de dahil hepsinde olduğu gibi beyinde reseptör dediğimiz uyuşturucu maddelerin bağlantıda olduğu noktalar var. Maddeyi aldıkça beyindeki noktalar artıyor. Bağımlı, daha çok istiyor. Daha çok içmeye başlıyor. Bütün bağımlılıklarda esas olan bu. Bağımlı daha çok etki almak istiyor.

Hac zamanı dışında Kabe ve diğer kutsal yerleri ziyaret etme …

Umre,
(Arapça, العمرة).

Hac mevsimi dışında Kabe’yi ve Mekke’nin öbür kutsal yerlerini ziyaret etme.

Müslümanların Kabe’yi ziyaret etmelerine denir. Ziyaret biçimi hacca benzer. Fakat hac gibi Zilhicce ayında olması gerekli değildir. Yani kısaca hac zamanı haricinde yapılan hacca umre denir.
Hac mevsimi dışında Kabe’yi ve Mekke ve Medine’ deki mukaddes yerleri ziyaret etmek.
Farz olan hacca Hacc-ı Ekber denildiği gibi, Umreye de Hacc-ı Asgar denilir. Cuma gününe tevafuk eden hacca da Hacc-ı Ekber denilir.

Müslümanlıkta Umre yapmak, Hanefi ve Maliki mezheblerine göre Sünnet, Şafi ve Hanbeli mezheblerinde ise farzdır. Bu ziyaret yaşamın herhangi bir anında yapılabilir. Hac ve umreyi peş peşe yapmak İslama göre tavsiye edilmiştir. Yani umre menduptur. Arefe ve Bayram günlerinde yapılır ise umre mekruh olur.

Hac dışında ve hac zamanında yapılan hac üçe ayrılır.
İfrad haccı. Hac aylarında sadece hac yapmaktır.
Temettu haccı. Hac aylarında ayrı ayrı ihrama girerek umre ve hac yapmaktır.
Kıran haccı. Aynı ihramda umre ve haccı birleştirmektir.

ABD’nin New York kentindeki ada üzerinde, 1886 yılında inşa edilen Amerika’nın simgesi olan anıtsal heykeli ve gözlem kulesi …

Özgürlük Anıtı,
İngilizce: Statue of Liberty,

Özgürlük Anıtı veya Özgürlük Heykeli,

ABD’nin New York şehrindeki Liberty (Özgürlük) adası üzerinde, 1886 yılında inşa edildi. Amerika’nın simgesi olan anıtsal heykeli ve gözlem kulesidir. Dünyada en çok bilinen heykeldir.
ABD’nin kuruluşunun 100. yılı için Fransa tarafından bakırdan yapılarak hediye edilmiş ve 1884-1886 yılları arasında inşa edilmiştir.
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar. Bu tabletin üstünde Bağımsızlık Bildirgesi’nin yayınlandığı 4 Temmuz 1776 tarihi yazılıdır. Heykelin başında bir taç vardır. Taç’ın 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgeler. Heykelin yüksekliği 46 m., kaidesi ile beraber 93 m. dir. Özgürlük Heykeli, ziyaretçilere açıktır. Ziyaret etmek isteyenler adaya bir feribotla gelirler. Heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdiven ile çıkılıyor.

Avustralya yerlilerinin inancında kadını gebe bırakmak için ataların attığına inanılan kutsal taş …

Namatuna,

Avustralya yerlilerinin inancında kadını gebe bırakmak için ataların attığına inanılan kutsal taş. Aborjin, (Fr. aborigène), Avustralya yerlilerine verilen ad.
Kimi ilkel kabilelerde, kadını gebe bırakmak için atalarının attığına inanılan kutsal taşa verilen ad.

Aborjinlerin kutsal kabul ettikleri yerlere Auva adı verilir.

Namatuna Kadınların cinsel ilişki yoluyla değil de atalarının ruhlarından hamile kaldığına inanan Aborijin halkının inanışında atalarının mezarlığından geçen kadına atalarının fırlattığı dölleme gücüne sahip ruhun adıdır.

Aborjin halkı arasında kız çocukların doğumundan sorumlu ay tanrısına Bahlu denir.

İşsizlik yaratacağı korkusuyla makinelerin tahrip edilmesi anlayışına verilen ad..

Luddizm,
Yeniliğe karşı olan işçi akımı.

Makina kırıcılığı.
Bu akımın taraflarına verilen ad, Luddite.
İşsizlik yaratacağı korkusuyla makinelerin tahrip edilmesi anlayışına verilen ad. 1811-1816 yılları arasında Ned Ludd adlı İngiliz işçinin modern makinelerin işsizliği artırdığı gerekçesiyle makinaları kırması bu akıma onun adını vermiştir.

Hareket ilk önce İngiltere’nin Nottingham şehrinde başlamış, tekstil makineleri kırılmıştır. Hareket zor kullanılarak bastırılmıştır. Luddizm olarak adlandırılacak olan, bu makinaların kırılması hareketi, sanayileşmenin erken dönemlerinde, kalifiye işgücünü ikame eden makinaların yaygınlaşmasına karşı ilk protesto biçimi oldu.

Nottingham kentinde 1758 yılında İngiliz işçileri ilk mekanik yün biçme makinelerini parçalamıştır. Ned Ludham adında bir işçi, çorap dokuma tezgahını tahrip etmiştir. Bu gibi olaylar tüm İngiltere’ye yayılmış ve Ludizm ortaya çıkmıştır. İngiltere’de makinelerin ve fabrikaların tahribine karşı şiddetli cezalar, ölüm cezasını da içeren ilk yasa 1769 yılında hazırlanmıştır. Ancak Ludizmin yayılmasını önleyememiştir.

Osmanlı döneminde aynı akım gerçekleşmiştir. 1863 yılında Os­manlı topraklarında pamuğun iyi işlenemediğini gören, İn­giliz James Gout İngiltere’nin pamuk ihtiyacının arttığı dönemde, aldığı izinle İngiltere’den 70 çırçır ma­kinesi getirir. Vatandaş İzmirde fabrika kurar. İn­giliz James Gout’un fabrikasının yerli üreticilerin yanında çalışan iş­çiler tarafından yakılmış. 1908 Mart ayında ise Uşak’ ta yaklaşık 1.500 ki­şinin yün eğirme fabrikalarına sal­dırarak yünleri yakması ve maki­neleri tahrip etmesi, Osmanlı im­paratorluğunda ilk makine kırıcılığı örneği olmuştur.

Teknolojinin toplumsal hayattaki etkisiyle ilgili olarak, 1980 yılından sonra yaşanan teknolojik değişim ve bu değişimin üretim yöntemleri üzerindeki etkisi luddizme benzer işleyişin farklı bir dönemdeki formatı olmuştur.

Yeni Luddizm, insan denetiminden çıkan ve dünya yaşamını kırılganlaştıran teknolojik ilerlemeye karşıdır. Teknolojik ilerleme toplumsal hayatı kolaylaştırmadan daha çok, doğayı ve insanlığı kontrol altına alma ihtiyacına dönüşmüş ve bütün insanlığı tehdit edecek bir duruma gelmiştir. Günümüzde teknoloji karşıtlığının gerekliliği tehditlerin oluşmasını da beraberinde getirmiştir.

Albert Einstein’dan sonra dünyanın en tanınan İngiliz evrenbilimci ve fizik profesörü ..

Stephen Hawking,
Prof. Dr. Stephen Hawking,

İngiliz fizikçi,
Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi üyesidir. Albert Einstein’den sonraki en büyük dahi olarak kabul ediliyordu.

D. 8 Ocak 1942, Oxford-İngiltere
Ö. 14 Mart 2018, Cambridge-İngiltere.

Evrenbilim, İng. cosmology,
Evrenin oluşumunu inceleyen ve evreni yöneten genel yasalarla uğraşan bilim. Bu bilimle uğraşan bilimadamlarına evrenbilimci denir. Bunlardan en büyük dahi olarak Stephan Hawking’dir.

Prof. Dr. Stephen Hawking, 8 Ocak 1942 yılında Oxford-İngiltere’de doğdu. 1960 yılında, 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Bu hastalık sinir sistemini felç etti. Beynin zihinsel çalışmasını etkilememekte ancak Hawking’i tekerlekli sandalyede yaşamak zorunda bıraktı. Ünlü bilim insanı, 1985 yılında sesini de kaybetti. Bilim adamı yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabildi.

Oxford Üniversitesi kolejinde okudu. Kozmoloji (evrenbilim), uygulamalı matematik ve kuramsal fizik üzerine Cambridge’te çalıştı. 1979 yılında matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük ilk olarak Isaac Barrow’a sonra 1669 yılında Isaac Newton’a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Einstein’ın Uzay ve Zamanı kapsayan genel görelilik kuramı üzerine Roger Penrose ile birlikte çalıştı.

Kuantum fiziği, Big Bang ve karadelik üzerine çalışmalar yaptı. Hawking 1965 yılında Jane Wilde ile ilk evliliğini yaptı. Bu evlilikten Lucy adında bir kızı ve Robert ile Tim adında iki erkek çocukları oldu. 1995 yılında resmen boşanmalarının ardından Stephen Hawking, bakıcısı Elaine Mason ile evlendi. 2006 yılında Mason’dan da kötü muamele nedeniyle boşandı.

Hawking’in kitapları 40 dile çevrildi. Dünya çapında 10 milyondan fazla satan Zamanın Kısa Tarihi isimli kitap ile şöhreti yakaladı. Son olarak Ceviz Kabuğundaki Evren isimli kitabını yazdı. Zaman yolculuğundan, Albert Einstein’in teorilerine kadar birçok konuya bu kitapta değindi.

Aldığı ödüller;
Fiziğe olan katkıları sebebiyle 12 onur derecesi.
1982 yılında Kraliçe Elizabeth II tarafından CBE ödülü.
1989 yılında Companion of Honour isimli ödülü,

Ünlü İngiliz evrenbilimci, fizik ve matematik profesörü Stephen Hawking, 76 yaşında 14 Mart 2018, tarihinde İngiltere’nin Cambridge şehrinde hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın.

Giresun’un Dereli ilçesinde “Tabiat Parkı” kapsamına alınmış bir şelale …

Kuzalan,
Bir şelale,

Giresun’un Dereli ilçesinde “Tabiat Parkı” kapsamına alınmış bir şelale.

Kuzalan Tabiat Parkı Doğu Karadeniz’de Giresun iline ait bölgede olup koruma altına alınmış ve Giresun iline 45 km., Dereli ilçe merkezine 13 km. mesafededir. Şebinkarahisar -Giresun yolu üzerinde bulunan Tabiat parkı, Dereli ilçesindedir. Alancık ve Pınarlar köyü arasında Kuzalan mahallesindedir.

Tabiat parkında travertenler, şelaleler, tarihi ahşap değirmen, subasar ormanı, anıt ağaçları, sodalı su ve mağaralar vardır. Tabiat parkının alanı 482 hektardır. Kuzalan Şelalesi’nden Şebinkarahisar tarafına doğru bir kilometre uzaklıkta, suyu sodalı Mavi Göl vardır. Mavi göl kireç taşları ve sodalı suyun etkisiyle turkuaz renktedir.

Aksu Deresi’ni takip eden yol oldukça virajlı ve tek yönlü dar bir yol güzergahında yer alan Kuzalan Şelalesi, yaklaşık 800 m. yükseltide bulunur. Şelale 40 yükseklikten düşmektedir. Şelalenin etrafında şimşir ağaçları ve traverten oluşumları görülür.

Arapça kadın gibi hareketlerde bulunan oğlan verilen ad…

İbne,
Teennüs eden oğlan.

İbn, oğul,
Arapça, ابن
İbne, Arapça, لوطي
Kız çocuğu.
Edilgin eş cinsel erkek,
Homoseksüel
Arapça “eb” (baba) ve “ümm” (anne) demektir.

Bunlara ilaveten “ibn” (oğul), “bint” (kız) ile “zu, zat” (sahip) kelimeleri de bu kapsamda türetilmiştir.

Teennüs, Arapça, تأنث.
Üns kelimesinden türemiş ve müennes olma (kadınlaşma) durumudur. Kadın gibi hareketlerde bulunma demektir.

1 2 3 71