Ermenistan’ ın para birimi …

Dram,
AMD,

Dram, Ermenistan’ın milli para birimidir. Dramın alt birimi luma’dır.
Dram kelimesi Ermenicede para demektir. Yunanca drahmi kelmesinden gelmektedir.

Ermenistan Merkez Bankası tarafından tedavüle sürülmüştür.
Ermenistan Merkez Bankası İsahak İsahakyan başkanlığında 27 Mart 1993’te kurulmuştur. 10, 20, 50, 100, 200, 500 dram madeni ve 50, 100, 500, 1000, 5000, 10.000, 20.000, 50.000 ve 100.000 dram kâğıt paraları vardır. Dram ayrıca uluslararası arenada tanınmayan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin de para birimi dram’dır.

Ermenistan,
Ermenice: Hayastan, Hɑjɑsˈtɑn, Hayq,
Ermenistan Cumhuriyeti.

Güney Kafkasya’da denize kıyısı olmayan, Asya’nın batısında yer alan bir ülkedir. Kuzeyinde Gürcistan, doğusunda Azerbaycan, batısında Türkiye, güneyinde Nahçıvan ve İran yer alır. Güney Kafkas Dağları ile Karadeniz ve Hazar Denizi arasında kalan bölgede denize kıyısı olmayan bir ülkedir.

Başkenti Erivan’dır.

Para birimi Dram’dır.

Daha önce Sovyetler Birliği’ne bağlı bir cumhuriyet iken Eylül 1991’de bağımsızlığını ilan etmiştir.

“Yalı Çapkını” da denilen bir kuş …

Emircik,
Yalı Çapkını,
İskele kuşu,
Bahri,
Yalıcı,
Mavi Çapkın,
Deniz kırlangıcı,

Arapça, قِرِليٌّ
İng. kingfisher.
Kookaburra,(Avustralya yalıçapkını),

Yalı çapkınıgiller (Alcedinidae), gök kuzgunu(Coraciiformes) familyasından bir kuş ailesidir. Dünyada farklı türleriyle görülür. Afrika’dan Avustralya’ya kadar her bölgede, ılıman ve tropikal iklimlerde, göl ve deniz kenarları gibi sulak alanlarda yaşarlar. Başları büyük, boyunları kısa, gagaları uzundur. Kuyrukları kısa, kanatları yuvarlak ve bacakları kısadır. Genellikle sırtları mavimtrak yeşil renkte, karınları ise pas rengindedir. Bu kuşların belirgin bir ses tonu vardır. Uzaktan duyulabilen çok tiz ve çığlık şeklindedir. Erkeklerinin tüyleri daha parlak ve gösterişlidir. Boyu ortalama olarak 17 santimetre uzunluğa, kanat açıklığı 25 santimetreye, ağırlığı ise 40 kilograma ulaşabilir. Nehir ve sulak yerlerin kenarlarında, toprağa kazdıkları yuvalarda yaşarlar. Yalı çapkını yuvaları birbirinden uzaktır. Dişi yalı çapkınları, ortalama 7 yumurta yumurtlar. Balık ve böcekleri yerler.

Balıklarla beslenen yalı çapkını, iskele kuşu, emircik kuşu, deniz kırlangıcı olarak da bilinir. Yalı çapkını iyi bir balık avcısı kuşudur. Berrak sulardaki balıklar için suya 90km.hıza ulaşan bir hızda dalıp avını yakalayabilir. Avlanırken bir dalın üzerinde beklememez. Uzun bir süre havada asılı kalabiliyor. Avını havadan gözler ve sonra hızla suya dalarak yakalar çıkarır. Beslenmeleri için gerekli zamanlarda, suların donduğu kış aylarında, akarsu ağızlarına, tuzlu bataklıklara ve kayalık kıyılara göç ederler.

Çarpıcı renkleri olan bu kuşların bir çok türü vardır. Ülkemizde Alaca yalıçapkını (Ceryle rudis), İzmir Yalı Çapkını(Halcyon smyrnensis) gibi türü bulunan bu kuşlar, Gediz ve İzmir-Bakırçay Deltası, Muğla (Güllük), Bodrum, Mersin, Osmaniye (Kırmıtlı), Ankara Mogan ve Eymir göllerinde yaşamaktadır. Türkiye’de Yalıçapkını, İzmir yalıçapkını, Alaca yalıçapkını hepsinin bir arada görüldüğü yer, Osmaniye Kastabala Vadisi Önemli Doğa Alanında bulunan Kırmıtlı Kuş cennetidir. Eskiden İstanbul boğazındaki yalıların bulunduğu bölgelerde görülürmüş. Rivayet odur ki yalılardaki genç kızları havada asılı kalarak gözlediği, bu nedenle de genç kızlar tarafından yalı çapkını olarak isimlendirildiği söylenir.

Unutmayınız bir yalıçapkınının avlandığı su, tertemizdir.

YALI ÇAPKINI

Osmaniye ilinde, birçok kuş türünü barındıran ve 2007 yılında “Kuş Cenneti” ilan edilen sulak alan …

Kırmıtlı,

Kırmıtlı Kuş Cenneti, Osmaniye-Kadirli yolu üzerinde 15 kilometre uzaklıktaki Kırmıtlı Beldesindedir.
Osmaniye Merkez’den kalkan Kadirli otobüsleri ve Köy Koop. Minibüsleri ile 20 dakikada gidilebilir.
Kırmıtlı Kuş Cenneti Karatepe-Aslantaş Milli Parkı’na 23 km. uzaklıktadır. Kastabala Vadisi’ nden çıkan Ceyhan Nehri, Çukurova’ da kıvrımlar çizerek denize ulaşır. Nehir, burada yavaşlar ve zaman zaman taşkınlar sayesinde ovayı bereketlendirir. Kimi yerde oldukça genişleyen nehir yatağında, söğüt ağaçları ile kaplı, çakıllarla döşeli tepecikler vardır. Bu tepeciklerin arasında onlarca küçük gölet ve dereler küçük sulak alanlar oluşturur.

Osmaniye Kastabala Vadisi Önemli Doğa Alanı’nda bulunan Kırmıtlı Kuş Cenneti; kuşların göç yolu üzerinde olmasından dolayı göçmen kuşlar için de önemli bir konaklama yeridir. Burada, aralarında nesli tehlike altında olan küçük ak balıkçıl, sığır balıkçılı, küçük balaban, mahmuzlu kız kuşu gibi kuşların da bulunduğu çok sayıda kuş türüne yıl boyunca farklı zamanlarda ev sahipliği yapıyor.

Düz kenarlı şapka…

Kanotiye,
Düz kenarlı şapka.
Fr. Canotier,
İng. Boater.

Bolivar,
Geniş kenarlı silindir şapka.

Sombrero,
Sombrero ismini; İspanyolca gölge manasına gelen “Sombra” dan alır.

Şapka (Rusça);
Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık.
Şapkaya Kasket de denir.
Fransızcadan dilimize geçen Kasket (Fr. casquette), Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık anlamındadır.
Eskiden Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlıklara da Fes adı verilir. Bu başlık, Fas kentinde yapılmış olup buradan yayılan, kırmızı renkte keçeden bir başlık olup Osmanlı döneminde ve halen bazıları tarafından kullanılıyor.

Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan kısıma da şapka denir.

Afrika kıtasında bulunan Rodezya’nın yeni adı …

Zimbabwe,
Rodezya.

1979 yılında Rodezya’nın adı Zimbabwe olarak değiştirildi.
Rodezya (İngilizce: Rhodesia),
1970 yılından sonra resmi adı, Rodezya Cumhuriyeti olup, 1965 yılından 1978 yılına kadar Afrika’nın güneyinde var olmuş eski devlet.

Zimbabve-Rodezya ya da resmi adı ile Zimbabve-Rodezya Cumhuriyeti,
Afrika kıtasında 1979 yılında kısa bir süre bağımsız olan, bağımsızlığı hiç bir dvlet tarafından kabul edilmeyen devlet. Ülke her ne kadar bağımsızlığını ilan etmiş olsa da, resmi olarak Güney Rodezya olarak Birleşik Krallık’a bağlı bir sömürge bölgesi olarak kabul edilmiştir.

İngiliz asıllı olan Cecil Rhodes, 1880 yılında elmas aramak için Güney Afrika’ya gider ve De Beers madencilik şirketini kurar. Bu şirket günümüz elmas piyasasına hala büyük ölçüde hakimdir. İngiltere tarafından Cape Town sömürgesine başkan seçilir ve bugün üzerinde Zimbabve (güney Rodezya), Malavi (kuzey Rodezya) ve Zambiya’nın bulunduğu topraklara kendi ismini verir. Rhodesia (Rodezya)

1964-1979 yılları arasında Rodezya İç Savaşı veya Zimbabve Kurtuluş Savaşı gerçekleşti. Savaş Ian Smith önderliğindeki Rodezya hükümeti ile Robert Mugabe önderliğindeki Zimbabve Afrika Ulusal Birliği ve Joshua Nkomo önderliğindeki Zimbabve Afrika Halk Birliği kuvvetleri arasında olmuş ve 1979 yılında Londra’da Lancaster House Antlaşması imzalanarak barış sağlanmıştır.

12 Aralık 1979 ile 17 Nisan 1980 yılları arasında yeniden Birleşik Krallık kolonisi olmuş. Birleşik Krallık ve İngiliz Milletler Topluluğunun denetimi altında yeni seçimler yapıldı. ZANU düzenlenen seçimi kazandı ve Mugabe 18 Nisan 1980 tarihinde ülkenin uluslararası alanda tanınan ilk başbakanı oldu. Ülke 18 Nisan 1980 tarihinde Zimbabve olarak bağımsızlığını ilan etmiştir.

Hakkari’nin eski adı …

Çölemerik,
Hakkari,

Hakkari, eski ismi Çölemerik.
Kürtçe: Colemêrg,
Süryanice: ܐܰܟ݁ܳܪܳܐ Aqqare,
Türkiye’nin en güney doğusundaki ilimizidir.

Van gölünün güney kısmında ve bir bölümü de İran’a doğru uzanan yörelere yerleşmiş olan Hakkar kabilesinin isminden adını almıştır. Arap dili, coğrafyası ve tarihlerinde bölge adı Hakkariye’dir. Hakkarlar’ın Şehri anlamına gelmektedir.

İlçeleri;
Merkez, Yüksekova, Çukurca, Şemdinli, Beytüşşebap.

Türkiye’nin en sarp ve dağlık yörelerinden birisi olan Hakkari konumu ve coğrafi yapısı itibarıyla bir çok medeniyete ev sahipligi yapmıştır. Medler, Persler, Akadlar, Selevkoslar, Abbasiler, Selçuklular, Moğollar, Urartular, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlıların eğemenliği altına girmiştir.

Hakkari 1514 yılında Çaldıran savaşından sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Hakkari, ters lalesi ile ünlüdür. Zümrüt Kaplıcaları, Beytüşşebap İlçesi’ne 4 km uzaklıktaki Ilıcak Köyü’nde yer alır.


Dağlar;

Cilo Dağı,
Kisara Dağı, (4.060 m), Suppa Durek Dağı, Köşedireği Dağı(3.700 m)
Reşko (Gelyaşin ya da Uludoruk ) tepesi (4.135 m).
Mordağ,
Sat Dağı-İkiyaka Dağları (3.356 m),
Gare Dağı .
Haravil Dağı,
Karadağ, Çimen dağ, Beyaz dağ,
Samur dağları, Sümbül dağı.
Beridalo ve Yekboy dağları.
Gevaroki Dağı.

Göller;

Gelyana Gölü, Buzul oymaları ve setleşmeleri ile oluşan buzyalağı gölü.
Seyithan,
Golaşin gölü,
Golan gölü.
Mendin Platosu,
Nürdüz Platosu,
Feraşin Platosu,
Gevar Platosu, Gevar platosunda zengin çayırlarla kaplı, geniş yaylalara Zoma adı verilir.

Akarsuları;

Botan,
Habur,
Zap,
Avarobaşin(Rubareşin),
Şemdinli,
Hacıbey, Hacıbey Vadisinin oluşturduğu havzaya, Gerdi adı verilir.

Sanayileşmemiş bir toplumda, bir kabile içinde iki ya da daha çok sayıda klanın birleşmesinden oluşan grup …

Fratri,
Phratry,
Sanayi öncesi toplumların çoğunda, toplumsal örgütlenme, erkek ya da kadın üzerinden belirlenen soy aracılığıyla akrabalık gruplarına dayanır. Fakat bu akrabalık grupları, bazı durumlarda akrabalık ilkelerine dayanmayan daha büyük gruplar oluşur. Bunlar fratrilerdir. Sanayileşmemiş bir toplumda, bir kabile içinde iki ya da daha çok sayıda klanın birleşmesinden oluşan grup.


Klan,
Klan sosyolojik gelişme ve evrimin ilk aşamasına takabül eder. Tamamiyle yalın ve tek parçalı toplum tipidir.
Kabile, Grup, parti, zümre.
Klan, boy, kabile, oymak, grup, zümre.

Ortak bir atadan geldiklerine inanan, kendi aralarında evlenmeyen, hem ana, hem de baba çizgisine göre düzenlenmiş, birbirleriyle akraba, birden çok büyük ailenin bir araya gelmesi sonucu oluşan toplumsal birlik.

Sosyologlar bakış açılarına göre aileyi sınıflandırmışlardır. Toplumsal gelişmeye uygun olarak klan, fratri, kabile, site, imparatorluk ve ulus şeklinde aileyi altı kategoriye ayırır.

İstanbul’un boğaziçi girişinde, Altın Boynuz olarak da bilinen deniz girintisi …


Haliç,
Arapça Haliç,
مصب النهر
Masab alnahr,
İng. estuary,
Fr. estuaire.
Haliç (Estuar).
Altın Boynuz.
Bizanslılar zamanında Khrysokeras adı verilir.
Osmanlı devrinde Halic-i Konstantiniye olarak bilinmekte.
Denizin kara içine uzanan bölümü, koy, körfez.

Gelgit olayının büyük ölçüde görüldüğü kıyılarda, akarsuların ağızlarında oluşan, huni biçiminde, derin, az çok geniş ve uzun su bölümü.

İstanbul’un Avrupa yakasını kaplayan Çatalca Yarımadası’nın güneydoğu ucunda bulunan haliç, Boğaziçi girişinde, tarihi yarımada ile Beyoğlu platolarını ayıran deniz girintisidir. Denizin kendisine ulaşan akarsu yatağının bir bölümünü istila etmesiyle meydana gelen yapının jeomorfolojik adıdır. Arapça haliç sözcüğü ile ifade edilmiş. İstanbul için taşıdığı önemden dolayı Osmanlılar döneminden bu yana haliç olarak adlandırılan bu özel isim, birçok semti kapsayan bir kent bölgesi adı olmuştur.

Dinamitin bulucusu olan İsveçli bilim adamı …

Nobel,
Alfred Nobel
D.T. 1833 Stocholm, İsveç
Ö.T. 1896 San Remo, İtalya
İsveçli kimyager, mühendis.
Dinamit’in mucidi.

Tarihe dinamitin mucidi olarak geçen Alfred Nobel, patlayıcılara olan düşkünlüğünü, madenci babasından almış.

Babası Immanuel Nobel, 1937 yılında Saint Petersburg’a taşınır ve bir mayın fabrikası kurar. Babası, nakliye gemisinin batması sonucunda iflas eder.

1863 yılında Stockholm’de az miktarda nitrogliserin yapmaya başladı. Uzun araştırmalar sonunda Alfred Nobel 1864 yılında, Dinamit barutunu buldu. Araştırmalarına devam eden A. Nobel 1877 yılında Balistit adını verdiği yeni bir çeşit barut, dumansız barut tasarladı.

Nobel, Fransa’ya karşı kurulan bir ittifakta yer alan İtalya ile işbirliği yaptığı için aleyhine başlatılan kampanyalar sonucunda Paris’i terk etti. İtalya’daki San Remo’ya yerleşir ve çalışmalarına burada devam eder.

İtalya’nın San Remo şehrinde 1896 yılında beyin kanaması sonucu yaşama veda etti.

Nobel ödülü,
(İsveççe: Nobelpriset),
(Norveççe: Nobelprisen),

1896 yılında ölümünden sonra Stockholm’de açıklanan vasiyetinde Alfred Nobel tarafından kurulan derneğin verdiği, insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek amacını taşıyan prestijli bir ödüldür. Vasiyetinde, 33 milyon 200 bin kronunu her yıl insanlığa hizmette bulunanlara bu vakıf tarafından verilmesini istemişti.

Fizik, kimya, tıp ya da fizyoloji, edebiyat ve barışa hizmet olmak üzere toplam beş dalda verilecekti. Nobel’in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yaratır. 1900 yılında İsveç Hükümeti Nobel Vakfı’nı kurar. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından kişiler veya kuruluşlara ilk Nobel Ödülleri 1901 tarihinde verilmeye başlanır ve düzenli olarak verilmeye devam edilir. Daha sonra 1968 yılında, İsveç Sveriges Riksbank ile İsveç Merkez bankası, Alfred Nobel’in anısına bir ekonomi ödülü ihdas eder ve ilk kez 1969 yılında verilir.

Bazı ilginç noktalar;
Almanya Adolf Hitler hükumeti fizik, kimya, tıp ve edebiyat dallarında kazanılan ödüllerin alınmasına izin vermedi.
Sovyetler Birliği’nin baskısı doğrultusunda Boris Pasternak (edebiyat, 1958) ödülü reddetti.
Jean-Paul Sartre hayatı boyunca, Nobel ödülü (edebiyat) ve tüm resmi ödülleri reddetmiştir.
Lê Ðức Thọ ise o yıllarda Vietnam’ın içinde bulunduğu durum nedeniyle Barış ödülünü almamıştır.
Nobel Barış Ödülünü altı defa almaya Uluslararası Kızıl Haç Komitesi hak kazanmıştır.
Nobel ödülü kazanan 826 kişiden 43’ü kadındır. Marie Curie 1903 yılında fizik alanında ilk Nobel Ödülünü kazanan kadın olmuştur.
1940 ve 1942 yılları arasında II. Dünya Savaşı nedeniyle Nobel Ödülleri verilememiştir.

DİNAMİT

Budizm’ in Japonya’ da büyük önem taşıyan kolu …

Zen,
Budizm’ in Japonya’ da büyük önem taşıyan kolu.
Budizm ‘in kurucusu Buda (Guatama, Gotama) ( MÖ.563 – 483 ) Kuzey Hindistan ‘da Lumbini koruluğunda doğmuş bir filozoftur. Buda “aydınlanmış” anlamına gelir. Budizm başlıca iki büyük mezhebe ayrılır:

Bunlar Hianayana ve Mahayana’ dır. Zen kökeni Hindistan’daki Dhyana okuluna kadar uzanan bir Mahayana Budist okulunun Japonca’ daki ismidir.

Hindistan’ dan Çin’ e geçen okul burada Ch’an olarak ismini duyurmuştur. Tang Hanedanlığı döneminde Çin’ de belli başlı Budist okullar arasına giren Ch’an, Çin’ den Kore, Vietnam ve Japonya’ ya yayılmıştır. 20. yüzyılda Batı’ da tanımaya başlanan bu okul, İngilizce ve diğer Batı dillerine Zen ya da Zen Budizm ismiyle girmiştir.

Zen Budizmi kavramlardan ve kelimelerden daha çok anlamın, mananın üzerinde durmaktadır. İnanca olduğu kadar meditasyona ve kişisel deneye verdiği önemle diğer Budist okullarından ayrılır. Yeniden doğum olgusu üzerinde fazla durulmaz, anı yaşamanın önemli olduğuna dikkat çekilir. Japon Zen’ inde başlıca Rinzai, Soto ve Obaku okulları vardır. Rinzai okulu koanlara fazlaca önem vermesiyle tanınır. Zen Budizminde en çok Lankavatara, Elmas ve Platform (Altıncı Pirin Platform Sutrası) Sutralarına önem verilir.

Döşemelik olarak kullanılan bir kumaş türü…

Şönil,

Çatma,
Moket,
Damasko, (İtalyanca damasco).
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan keten ve ipek karışımı bir tür kumaş.

Şönil kumaş;
Adını kadifemsi ve tüylü yüzey kazanılması için çekirdek iplik üzerine katlı lif yerleştirilerek yapılan şönil iplikten alan kumaş çeşididir. Şönil kumaşlar genellikle sabit koltuk kaplamalarında kullanılır. Uzun süreli kullanımlar için çok avantajlıdır. Şönil polyester veya pamuklu olarak üretilebilir.

Şam ipeği;
Kalın, ipekli , orta gramajlı, kimyasal ipekten jakar desenleme teknolojisi ile dokunmuş ve zengin şekilde desenlenmiş, çift yüzlü kumaş . Zemini beşli çözgü sateni dokumadır. Desenlerinde kumaşın yüzünde bir atkı ipliği, tersinde bir diğeri vardır ve bezayağı dokuma ile dokunur. Sık dokulu, ince iplikten üretilmiş parlak kumaş. Saten dokuma tekniği ve jakar desenleme teknolojisi kullanılarak dokunmuş pamuklu bazen keten kumaştır. Atkı ve çözgü gruplarının değişmesiyle büyük ölçekli desenler oluşturulur. Nevresim kumaşı olarak kullanılır. Dekoratif amaçlı ve astar olarak kullanılır. Şamın batı dillerindeki isminin telafuzudur. Döşemelik bir kumaş türü olan damasko bazı yerlerde Şam kumaşı olarak da bilinir.

Aynı adlı kelebeğin neden olduğu bir domates hastalığı …

Tuta,
(Tuta Absoluta).
Bilimsel literatürde adı Tuta Absoluta olan zararlının, domates yapraklarına verdiği zarar. Bu nedenle domates yaprak galeri güvesi olarak da bilinir. Domateste verim ve kalite kaybına yol açar. Üründe kalite ve verim kaybına yol açan ”Tuta Absoluta” hastalığının insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmadığı bilinir. Tuta, Domates bitkilerinin kök hariç tüm kısımlarına zarar verir.

Tuta ismiyle anılan hastalık, kelebeklerin domateslerin üzerine konup larvalarını domatesin içine bırakması sonucu oluşan kurtların domates kızarmaya başlayınca gelişip domatesi çürütmesiyle oluşuyor. Domates bitkisinin tüm kısımlarıyla beslenen Tuta larvaları; üründe çok büyük zararlara sebep olmaktadır. Larvaları yapraklarda ve yeşil olgun meyvelerde büyük galeriler açarlar. Kelebek cinsinden olan Tuta absoluta zararlısı, %80-100 oranlarında ürün kaybına neden olabilmektedir. Zararlının esas konukçusu domates olup aynı zamanda patates, patlıcan ve biberde de zarar vermektedir.

Zararlı, domatesin yaprağına yumurtalarını bırakıyor. Bunlar galeriler açarak yaprağın kurumasına neden oluyor. Sadece yaprakla sınırlı kalmayan bu zararlı meyve yüzeyine, daha sonra da içerisine girebiliyor. Bunun yanı sıra domatesin gövdeyle birleştiği yerden girerek de tüm gövdeyi çürütebiliyor. Zararlı çok küçük bir böcek olup ve hızla üreyerek kısa sürede büyük alanlara yayılabilmektedir.
Tuta absoluta’nın önceden etkili olduğu bilinen kimyasal ilaçlara karşı duyarlılığı azalmıştır.

Rusya’ ya özgü, alkollü bir içki …

Kvas,
Kvass,
Kbac,

Rusya’ ya özgü, alkollü bir içki.
Doğu Avrupa’da özellikle Rusya’da antik çağlarda da kullanılan bir içki.

Cinsel gücü de artırıcı etkisi olduğu söylenen, % 0.05-1.44 oranında alkol içeren, kvas, Rusların votkadan sonraki milli içeceğidir. Tadı birayı andırır

Kvas, Eski doğu slav dilinde maya, ekşi anlamına gelir.

Evde kvas yapımı;
Sühari denilen kurutulmuş esmer ya da normal çavdar ekmeğinin küçük küçük doğranır. Fırında kahverengi renkli olana kadar kurutulur. Kızartılan ekmek parçaları 3-4 saat kaynar suda bekletilir. Elde edilen şıra şeklindeki içecek süzülür. İçine şeker, meyve, frenk üzümü, nane eklenerek aromalandırılır. Daha sonra 10-12 saat bir beze sarılarak bekletilir. Yapımı esnasında hazırlanan bu karışıma maya kültürü ve Zakvaska denen mayalanma başlatıcısı katılır. Mayalanan içecek şişelere konulur. Her şişe içine 4-5 adet kuru üzüm konularak ağzı kapatılarak buzdolabına konulur. Üç gün sonra dillere destan her derde deva, şifa deposu, Litvanyacada gira denilen Kwas, kvass, kvas, Rusya’da komünist kola diye bilinen içecek elde edilir.

Rusya’da kvas genellikle yaz aylarında satılır ve çok sayıda hazır kvas markası vardır. Ostanskinski, Bratina, Nikola, Oçakovski ve Perşin bunlardan bazılarıdır. Ayrıca, yollarda ev yapımı kvas satan satıcılara da rastlamak mümkündür.

Boza, Kımız, Malta, Rivella, Toddy, Ibwatu, Kombucha düşük alkollü, mayalanmış Kvas benzeri az alkollü içeceklerdir.

1980’li yıllarda İngiltere’nin gözdesi olan ve lanetli olduğu iddia edilen “Ağlayan Çocuk” tablosunun İtalyan Ressamı …

Bruno Amadio,
Bragolin,
Franchot Seville,
Giovanni Bragolin,
J. Bragolin,

Ağlayan Çocuk Tablosu.
Türkiye’de Ağlayan Çocuk tablosu “Çiko” olarak da bilinir.
1980’li yıllarda İngiltere’de gözde olan ağlayan çocuk resmi İtalyan ressam Bragolin tarafından yapılan bir tablodur. Lanetli olduğu iddiaları vardır.

Venedikli olduğu söylenen Bragolin’in somurtkan ve gözü yaşlı çocuklardan oluşan “Ağlayan Çocuklar” tabloları lanetli oldukları şeklinde bir şehir efsanesine konu olmuştur. 1911-1981 yılları arasında yaşayan Amadio, Venedik’te ressamlık yapmış ve ağlayan çocuk resimleri üretmiştir. Bu resimlerin reprodüksiyonları dünyanın dört bir tarafında basılmıştır.

The Sun gazetesi, 1984 yılında okuyucularıyla birlikte bu resimlerden ve lanetinden kurtulma kampanyası başlattı. Yüzlerce okuyucu gazetenin binasının önünde lanetli olduğu iddia edilen bu resimleri ateşe verdi. İngiltere’nin en ünlü gazetesi The Sun bir haber yapmış ve haberin içeriğinde Yorkshire’da yanan evlerin hiçbirinden bütün eşyaların yanık çıkmasına rağmen bu tablonun yanık çıkmadığı söylenmiştir. Haberin devamında da duruma şahit olan itfaiye erlerinin durumdan oldukça rahatsız olduğu ve tabloyu asla kendi evlerine ve yakınlarının evlerine sokmadıkları belirtilmektedir. Aslında yangınların tablolarla hiçbir alakası olmamaktadır. Ağlayan Çocuk tablosu herhangi bir uğursuzluğa ya da lanete sahip değildir.

Ağlayan Çocuk resmi, Ülkemizde de1980’li yıllarda çok popülerdi. Kırtasiyecilerin vitrinlerini, minibüslerin arka camlarını, birçok evin duvarını süslemiştir. İngiltere’de 1950’lerden beri 250,000 adet Ağlayan Çocuk resmi satılarak fenomen haline gelmiştir.

Kraliçeye, Birleşik Krallık’a bağlı, iç işlerinde bağımsız, vergi cenneti bir ada …

Man,
Man Adası,

Man Adasının bayrağı ve devlet arması bir üçgen şekilinde gösterilen üç bacaktır.
Kuyruksuz kedileri ile meşhurdur.
Man Adası iç işlerinde bağımsızdır. Ada Birleşik Krallık’a bağlı olup Kraliçe II. Elizabeth aynı zamanda Man Adasının devlet başkanıdır.

Kraliçeye, Man’ın Efendisi unvanı verilmiştir. Devlet başkanı olan kraliçenin vekili olarak tayin edilmiş bir valiye (Lieutenant Governor) adanın yönetimi verilmiştir. Adada bir seçimle parlamento oluşturulmuştur. Bu parlamentoya Tynwald denir. Dünyada en eski, (1000 yıllık) parlamentolarındandır. Man Adası yasama organı Birleşik Krallık Parlamento’ sundan geçen yasaları aynen kabul eder. Ancak bazı konularda özerk yasalar çıkarır. Mesela asgari evlenme ve otomobil kullanabilme yaşı, 16 olarak belirlenmiştir. Man Adası Avrupa Birliği üyesi değildir. AB ile yapılan antlaşmalar uyarınca sınırlı şekilde mal dolaşımına izin verilmektedir.

I.Dünya Savaşında İngilizler’e esir düşmüş olan binlerce Alman ve Avusturyalı ile birlikte 115 Türk askeri de esir düşmüş ve Man adasındaki Knockaloe Esir Kampına getirilmiştir.
Uzun süre ilgi bekleyen yedi Türk askerinin mezarlarının bulunduğu Man Adası’ndaki

Uluslararası vergi sistemlerini uygulamayan Man Adasındaki şirketlere, finansal varlıklar aktarılarak vergi sistemlerinin dışına çıkarılıyor. Daha önce üzerinde herhangi bir şirket bulunmayan Man Adasında bir çok ucuz sermayeli şirket kurulmuş. Bir vergi cenneti olarak yıllık ortalama 1,5 trilyon dolar para bu şirketlere transfer edilerek kara paranın aklandığı düşünülmektedir.

Sığırlardan elde edilen bir tür kemiksiz et …

Antrikot,
Antrkot,
Fr. entrecôte
Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.

Danadan elde edilen diğer etler;
Bonfile, Kontrfile,
Tranç, Sokum, Yumurta,
Nua, Kontrnua,
İncik, Pençeta, Bud,
Dana T-Bone Steak,
Gerdan, Döş, Kürek,

Antrikot, Pirzola, (kemikli antrikotun dilimlenmiş hali), Sote, Gulaş, Srogonof, Şiş (dananın tranç ve kontrfile kısmından elde edilir), dananın nur ve kontrnua kısımlarından elde edilen haşlamalık et, Osso Bucco(Dilimlenmiş kemikli but inciği), Kuşbaşı(dana kolun kürek, gerdan ve döş kısımlarından elde edilir).

Aklama, temize çıkarma …

İbra,
Arabça,
ابراء‎
Sözlük anlamı aklama, temize çıkarmadır.
Aklama, temize çıkarma.
İng. acquit, to declare (someone) to be free of a debt.

İbra Arapça kökenli bir sözcüktür. Bir kimseyi belli bir borcu ödemekten veya bir edimi, yükümlülüğü yerine getirmekten kurtarmak anlamında kullanılmaktadır. Derneklerin, vakıfların, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin genel kurullarında yönetim kurulunun ve denetim kurulunun faaliyet raporlarının genel kurulun oylarına sunulması ve genel kurul oyları ile aklanmasına ibra denir.

Meksika’da büyük bir uygarlık kuran eski halk…

Oltekler,
Mayalar,
Toltekler,

Kolomb öncesi Amerika uygarlıklarından birini oluşturan halk olup, Meksika’daki Aztek öncesi üç kültürden (Mayalar, Toltekler, Olmekler) biri olarak kabul edilirler. Meksika topraklarında ilk insan topluluklarına ait izler, tarihçilere göre, yaklaşık 20.000 yıl öncesine dayanır.

Toltekler sözcüğü Nahuatl dilinde “inşaatçı üstatlar” anlamına gelir. Toltekler’ in kökeni bu halkın günümüzden 3300 yıl önce mevcut olduğudur. İleri bir uygarlık oluşturdukları sanılmaktadır. Başkentleri arkeologlara göre, Mexico’ dan yaklaşık 80 km. uzaklıkta bulunan, Teotihuacan yakınlarındaki, Tula olarak belirtilen bir kenttir. Bir Toltek efsanesine göre Tula adı, aslında anavatanlarındaki, “ak dağ”ın bulunduğu bir adaydı.

Aztekler, terkedilmiş mükemmel Toltek yapıları ya da kalıntılarıyla karşılaştıklarında bu yapılara çeşitli yönlerden hayran kalmış ve onları ulu bir toplum olarak nitelendirmişlerdir. Mimarlık başta gelmek üzere bilgelik, adalet ve hoşgörü konusundaki ileri düzeyleri kendilerinden sonraki kuşakları öylesine etkilemiştir ki, Aztek hükümdarları dahil, Meksika topraklarındaki hemen hemen her hükümdar soyunu Toltekler’e dayandırma çabasında bulunmuştur. Kaynaklar Toltekler’de, kendilerinden sonraki kuşaklarda görülen dinsel ayinlerin bulunmadığını göstermektedir.

Eski Meksika uygarlıklarının başlangıç tarihi Mısır ve Mezopotamya’dan daha sonradır. Bu uygarlıkların hepsinde de Orta Amerika’ da gelişmiş olan Maya uygarlığının etkisi sezilir. Güney’de Oaxaca kenti dolaylarında ve Mitla’da, Puebla yakınlarında Cholula’da, başkente pek de uzak sayılmayan Teotihuakan’da, Yucatán’da Çiçen İtza’da eski Meksika yapılarının kalıntılarına rastla­nır.

Trabzon’ da çıkan tanınmış bir maden suyu…

Kisarna
(şimdiki adı Bengisu)
Bengisu,

Kisarna maden suyu (ISOC) Yurdumuzda tanınmış maden sularından biridir. İçimi çok güzel bir maden suyudur. Trabzon il merkezine 7 km uzaklıkta olup Bengisu Mahallesi (eski adı Kisarna) köyünde deniz seviyesinden 80 m. yüksekliktedir. Suyun sıcaklığı 15 derece, debisi 0,07 lt/sn’dir.

Bizans döneminden beri bilinmekte olan suyumuzun ünü ülke çapını aşmıştır.
Maden suyunun işletmesi 1909 tarihinde 60 yıl süreyle Miralay Hafız Sabri adlı bir kişiye verilmiştir. Bu kişinin 1918 yılında ölmesi üzerine maden suyunun işletme hakkı Çulhazade ailesine devredilmiştir. Çok eski yıllarda eczanelerde satılan ve daha sonra 1965 yılında Temel Eyüpoğlu’nun işletmesini almıştır.Ülkemizin ünlü bir maden suyu olmakla beraber debisi düşük olduğundan özellikle yaz aylarında talebe yeterince karşılık verememektedir.

Suyun içerdiği mineraller açısından mide, karaciğer, safra yolları, sindirim yolları, cilt, böbrek hastalıkları ve bağırsak rahatsızlıklarında üstün bir değer taşımaktadır.

Sıcak parçanın aniden su içine daldırılmasıyla elde edilen çatlak cam türü…

Krakele,
(fr. craquelé).

Çatlaklı,
Çatlak cam.
Sıcak parçanın ansızın su içine daldırılmasıyla elde edilen çatlak cam türü.

XV.yüzyılda uygulanmış Venedik yöntemi.
Seram Sır, kaplama ya da emay üzerinde fırınlama sırasında birden soğutarak, ya da bu malzemelerin bileşimine özel bir madde katarak meydana getirilen süsleme niteliğindeki çatlaklı cam.

Seram Krakeleyi porselen ve greler üzerinde ustalıkla çinli seramikçiler kullanmışlardır. Song hanedanı döneminden (960-1279) başlayarak, değişik boyutlarda çatlak ağlarını üst üste bindirerek ve çatlakları renkli pigmentlerle belirterek desenler oluşturmayı başardılar. Avrupada XIX. ve XX. yüzyıllarda Çinli seramikçiler tarafından başarıyla kullanılmıştır.

Paşabahçe, Atatürk’ ün Türkiye’de cam sanayiini kurma ve geliştirme talimatlarıyla 1935 yılında Paşabahçe’de kurulan Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları Anonim Sosyetesinin bugünkü adıyla Şişecam Topluluğunun en bilinen markasıdır.

1 2 3 58