Büyük sunda takımadalarının en büyüğü …

Sumatra,
(Sumatera)

Bölge Güneydoğu Asya’da, Endonezya’ya ait bir adadır. Büyük Sunda Takımadalarının en batısındadır.
Yüz ölçümü 470,000 km2
Nüfus yoğunluğu 96 kişi/km2

Etnik gruplar;
Açe,
Batak,
Minangkabau,
Malay
Sumatra

Ada eski bir volkan üzerindedir. Toba gölü bu volkanın sonucudur.
Halen bölgede faaliyette olan yanardağlar;
Sinabung, Agung, Semeru ya da Mahameru, Merapi Yanardağı, Karakatau,

Eski çağlarda ülkede bulunan altından dolayı, Sanskritçe Altın Adası, Swarnadwipa veya Altın Toprak anlamında, Swarnabhumi adıyla anılmış. XIV. yüzyılda Samudra krallığı tarfından ismi Sumatra olarak yaygın bir şekilde kullanılmış. Güneydoğu Asya’da Sunda Adaları’nın en batıda olanı ve en büyüğüdür. Endonezya’nın en büyük adası olup, 470,000 km2 ‘lik yüzölçümü ile dünyanın da en büyük altıncı adasıdır.

En önemli şehirleri;
Medan,
Padang.
Lampung,
Brastagi,
Krakatoa,

Koruyucu parlak bir cilayla kaplanarak camsı bir görünüş kazandırılmış seramikler için kullanılan sözcük …

Vitrifiye,
Fr. vitrifier, İng. vitrified

Cama benzer biçimde olan.
Camlaşmış.
Camsı.

Koruyucu parlak bir cilayla kaplanarak camsı bir görünüş kazandırılmış seramikler için kullanılan sözcük. Vitrifiye bir seramik ürünüdür. Islak zeminlerde kullanılır. 1280 °C derecede dayanıklılık gösteren bir üründür. Çoğunlukla seramiktir. Vitrifiye, kil ve kaolin karışımından meydana gelir. Karışım yapıldıktan sonra pişirilir. Karışıma daha sonra ince öğütülmüş kuvars ve feldspat eklenir. Isıl genleşmeyi etkileyen kuvars, seramik sırın iyi bir şekilde oluşmasını sağlar. Feldspat ise üründe akışkanlık ve sertleşme yapar. Vitrifiye sağlam ve dayanıklıdır. Yüksek derece asitlerle temas halinde bile hiç bir leke ve iz bırakmaz. Bu nedenle sağlık kuruluşlarında kullanılır.

Genel Özellikleri;
Yüzeyin parlak ve gözeneksiz olması,
Bakteri ve mikrop barındırmaması,
Kir tutmaması, kolay temizlenmesi,
Su emmemesi nedeniyle koku yapmaması,
Asit ve deterjandan etkilenmemesi,
Aşınmaması, uzun ömürlü olması,
Ateşe dayanıklı olması.

Vitrifiye üreten firmalar;
Duravit, Ege Vitrifiye, Güral Vitrifiye, Serel, Hatria, Bozvit, Novarte, QVit, Çanakçılar Şirketler Grubu, Kale Grubu, Ece Vitrifiye, İdevit, Watex Vitrifiye, Vitra, Viba, Yurt, Doğvit, Selvit, Creavit, Esvit, Seramiksan, Çanakkale.

Genellikle askerlerin giydiği konçlu ve kaba potin …

Postal,
Farsça, postal.

Askerlerlerin giydiği uzun bilekli ayakkabı.
Eskimiş ayakkabı.
Genellikle askerlerin giydiği konçlu ve kaba potin.

Potin,
Fr. bottine.
Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı.
Erkek ayakkabısı, fotin, iskarpin.

Postal kelimesinin bir başka anlamı, mecazi, düşkün kadın demektir.

Bitkisel tellerden yapılmış kaba örgülü büyük çuval …

Telis,
Tillis,

Arapça, تَلِّيسٌ
Tillis,
İng. Hessian cloth.

Bitkisel tellerden yapılmış kaba örgülü büyük çuval.
Keten ya da kendirden seyrek dokunmuş çuval.
Büyük çuval,
Küçük çuval ince örülmüş çuval.
Bir çuval türü
Çuval,
Harar,
Torba,

İthal edilen telis bezi kumaşı bir çok sektörde yaygın olarak kullanılırlar. En çok kullanıldığı sektörlerden biri de inşaat sektörüdür.

Yurdumuzda kurulmuş köy enstitüleri …

Köy Enstitüleri,
İş için iş içinde eğitim.

Köy Enstitüleri, ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile açılmış okullardır. Tamamen Türkiye’ye özgü olan bu eğitim projesini 28 Aralık 1938 tarihinde milli eğitim bakanı olan Hasan Ali Yücel bizzat yönetti.

2. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru 1945 yılında Sovyetler Birliği lideri Stalin’in Türkiye’den Kars, Artvin ve Ardahan’ı ve Boğazlarda askeri üs istemesi üzerine, Milli Şef de ABD’den askeri destek istemişti. Bu desteği vermeye hazır olduğunu belirten ABD, Truman Doktrini ile yardıma başlamıştı ama karşılığında Türkiye’de serbest seçimlere dayanan demokrasi düzeninin yerleştirilmesini ve Milli Şeflik, “5 yıllık kalkınma planları” ve “Köy Enstitüleri”leri gibi Sovyet taklidi uygulamaların kaldırılmasını talep etti.
1946 yılında hükümetin yaklaşan seçimleri yitirme kaygısıyla CHP içinden muhalif milletvekillerinin başını çektiği örgütlü muhalefetin kampanyasıyla, müfredatında ve yapılanmasında kuruluş amaçlarından uzaklaşan değişiklikler yapıldı. İlerleyen yıllarda da, daha önceleri sıkı sıkıya bağlı olduğu “iş için iş içinde eğitim” ilkesinden uzaklaştırıldı. Önceleri yaratıcılığın ön plana çıktığı eğitim anlayışının yerine giderek geleneksel, ezberci eğitimin yerleştiği öğretmen okullarına dönüştürülerek 1954′ te kapatıldılar.

Yurdumuzda kurulmuş köy enstitüleri;

Akçadağ / Malatya
Akpınar-Ladik/ Samsun
Aksu / Antalya
Arifiye / Sakarya
Beşikdüzü / Trabzon
Cılavuz / Kars
Çifteler / Eskişehir
Dicle-Diclegani / Diyarbakır
Düziçi – Haruniye / Adana
Ernis-Erciş / Van
Gölköy / Kastamonu
Gönen / Isparta
Hasanoğlan / Ankara
İvriz / Konya
Kepirtepe / Kırklareli
Kızılçullu / İzmir
Ortaklar / Aydın
Pamukpınar / Sivas
Pazarören / Kayseri
Pulur / Erzurum
Savaştepe / Balıkesir

1912 yılında buzdağına çarparak batmış olan olympic sınıfı transatlantik yolcu gemisi …

Titanik,
RMS Titanic,

15 Nisan 1912 gecesi daha ilk seferinde bir buz dağına çarpmış ve yaklaşık iki saat kırk dakika içinde Kuzey Atlantik’in buzlu sularına gömülmüştür. Transatlantik 2340 yolcusuyla ilk yolculuğuna çıkan Titanik, New Foundland’ın güneyinde bir buzdağına çarpmış. Bu kazada 1513 kişi ölmüş. Ölümlerin çoğunluğun -2 °C derecedeki su sıcaklığına bağlı hipotermi nedeniyle olduğu kabul edilmiştir.

White Star Line şirketine ait dünyanın en büyük buharlı yolcu gemisi, olympic sınıfı bir yolcu gemisidir. RMS Titanic, İrlanda’nın başkenti Belfast’ta Harland and Wolff tersanelerinde 1912 yılında üretilmiştir. Titanik, batışı ile 1.514 kişinin ölümüyle sonuçlanmış ve en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçmiştir.

RMS (Royal Mail Steamer) Titanic’in yapımına 31 Mart 1909 yılında başlanmış ve 26 ay boyunca 11.300 kişi çalışmıştır. Geminin gövdesi 31 Mayıs 1911 yılında suya indirildi ve geminin inşası 2 Nisan 1912 yılında tamamlanmıştır. Gemi, boyu 269 m uzunluk, 28.2 m genişlik, 52,310 ton ağırlığa ve güçlü buhar motorlarıyla 43 km/s hıza sahipti. Gemideki dört bacadan sadece üçü işlevseldi, dördüncü baca sadece geminin azameti için eklenmişti. Gemi toplamda 3,547 yolcu ve mürettebat ile posta taşımaktaydı.

İleri teknolojiler kullanılan Titanic için birçok insan tarafından batmaz gemi olarak inanılıyordu. Eğitimli mürettebata rağmen batması birçok insanı şoke etti. Gemi, Amerikan yatırımcı John Pierpont Morgan tarafından finanse edilmiş.

1920 yılında Balıkesir’in kuzeyinde, Manyas ve Gönen bölgelerinde çıkan ayaklanma …

Anzavur,
Ahmet Anzavur Ayaklanması,

Kurtuluş Savaşı’na karşı Anadolu’da çıkan ayaklanmalardan, isyanlardan birisidir. İstanbul Hükümeti’nce desteklenmiş olan Anzavur Ayaklanması’nın adı, ayaklanmaya önderlik eden Ahmet Anzavur isminden dolayı verilmiştir. Anadoluda direnişi kırmaya yönelik isyanlar arasında en önemlisi olup Ahmet Anzavur’un önderliğinde yapılmıştır. Bu isyanlar Kurtuluş savaşında Yunanistan işgalinin durdurulmasının ve Batı Cephesinin oluşturulmasının gecikmesine sebep olmuştur.

İzmit Mütasarrıfı Anzavur Ahmet, Padişah Yunanlılarla harp edilmesine razı değildir. Yunanlılar bizim dostumuzdur. Padişahın emir ve rızası hilafına olarak, onlara silah çekmek küfürdür diyerek isyan başlatmıştır. Manyas, Susurluk, Gönen ve Uluabat bölgesinde çıkan ayaklanmalar bastırılmıştır.

Ahmet Anzavur Ayaklanmaları,
1. Anzavur Ayaklanması; 1 Ekim 1919 – 25 Kasım 1919.
Sivas Kongresi sonrasında İstanbul Hükümeti, Padişah Kuvayi Milliyecilerin dine ve halifeye karşı oldukları propagandasıyla halkı kışkırtıyordu. Eski bir jandarma subayı olan Anzavur Ahmed’i de Kuzey Ege ve Marmara bölgelerindeki direnişi kırılmakla görevlendirdi. Anzavur Ahmed Eylül 1919 yılında Biga, Gönen ve Manyas’ta Kuvayi Milliye karşıtı çalışmalara başladı. 1 Ekim 1919 yılında başlayan ayaklanmayla, 12 Kasım 1919′ da silahlı adamlarıyla Susurluk’a girdi. Ama Kirmastı (Bu gün, Mustafa Kemal Paşa) yakınlarında Çerkes Ethem kuvvetlerine yenildi.

2. Anzavur Ayaklanması; 16 Şubat 1920 – 16 Nisan 1920.
Anzavur Ahmed, 1920 yılı, Şubat ayında ikinci kez ayaklandı. Gavur İmam adlı bir başka ayaklanmacının denetimindeki Biga’yı üs edindi. Gönen, Ulubat, Susurluk, Bandırma ve Karacabey, Manyas ele geçirdi. Kuva-i Seyyare güçlerinin komutanı Çerkes Ethem ve Danişmentli İsmail Efe, zorlu bir savaşın ardından 16 Nisan 1920 yılında Anzavur Ahmed’in kuvvetlerini dağıttılar. Bunun üzerine 19 Nisan’da Karabiga’ya kaçan Anzavur oradan da bir Britanya gemisiyle İstanbul’a dönmüştür.

3. Anzavur Ayaklanması; 10 Mayıs 1920 – 22 Mayıs 1920.
Süleyman Şefik Paşa kendisine sonradan katılan Anzavur Ahmet ile anlaşmazlığa düşünce İstanbul’a dönmüş. Kuvayı İnzibatiye komutanı olan Yarbay Senai, Geyve boğazını alarak Eskişehir istikametinin yolunu açmak göreviyle Sapanca ve Adapazarı bölgesinde savaşmış ve Anzavur Ahmet’in komutası altında 15-16-17 Mayıs’ta saldırılar gerçekleştirilmiş, her defasında geri püskürtülen Anzavur Adapazarı’ndan ayrılarak İstanbul’a dönmüştür. Sapanca ve Adapazarı kurtarılmıştır.

Anzavur kelimesi, kinci, gaddar, azgın anlamındadır.

2010 yılında tüm Avrupa’yı ve ülkemizi de etkileyen kül bulutlarının oluşmasında neden olan 1666 m yüksekliğinde İzlanda’ya ait bir yanardağ…

Eyjafjallajökull,
İzlanda’da faal bir yanardağ.

İzlanda da volkanik bir ada üzerinde ve bir çok küçük adadan meydana gelmiş bir devletdir.

2010 yılında tüm Avrupa’yı ve ülkemizi de etkileyen kül bulutlarının oluşmasında neden olan 1666 m yüksekliğindeki bir yanardağ. Eyjafjallajökull, (ada dağ buzulu). İzlanda’nın küçük buzullarından biridir. Daha büyük bir buzul olan Myrdalsjökull’in batısında ve Skogar’ın kuzeyindedir.

Başkenti Reykjavík olan İzlanda (İzlandaca: Ísland), Atlas Okyanusu’nun kuzeyinde Grönland’ın güneydoğusu ile İskandinavya ve Britanya Adası’nın kuzeybatısında yer alan bir ada ve Avrupa ülkesidir. En yakın komşusu Grönland olup, 350 km uzakta, Norveç 1050 km, İskoçya 800 km uzaklıktadır.
Buzul yaklaşık 100 km2’lik bir alana yayılmıştır. Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı. Ancak deniz o dönemden bu yana 5 km geri çekilmiştir. Eski kıyı şeridi ise, en iyi bilineni Skógafoss olan birçok güzel şelalenin bulunduğu dimdik uçurumları oluşturmuştur. Güçlü rüzgârlarda küçük şelalelerin suları dağa kadar savrulur. İzlanda volkanı 3,5 km çapında bir krateri olup, 920, 1612, 1821, 1823 yılları arasında püskürmüş. Son olarak 2010 yılında 21 Mart ve 14 Nisan tarihlerinde iki defa püskürdü. Ancak Nisan ayındaki püskürme, Kuzey Avrupa’da hava trafiğinde önemli ölçüde aksamayı beraberinde getirdi. O sıralarda bende Belçika’da uzun süre uçuş olmadığından dolayı mahsur kaldım. Sıkıntılı bir dönemdi. Sonra geçti.

İzlanda’daki bu yanardağdan magma enerjisini kullanacak jeotermal termik santral yapılması planlanmış. 2021 yılında İngiltere’ye ve 2025 yılında Hollanda, Belçika ve Fransa’ya elektrik üretmek için düşünülmektedir. Projenin maliyeti 12 milyar €. Üretilecek enerjinin iletilmesi için denizin altına 1500 km. kablo döşenmesi planlanmaktadır.

Eyjafjallajökull Yanardağı

Antalya ilinde ünlü bir antik kent …

Termessos,

Termessos antik kenti ve Milli Parkı.

Antalya-Korkuteli yolu üzerinde, 30 km kuzeybatıdadır. Güllük dağının güney batısında kurulmuştur. Termessos, Antalya yöresinde az bilinen ve ziyaret edilen bir antik kenttir. Milli Parkı içerisinde bulunan ve orman içerisinde çok iyi korunarak gelmiştir. Günümüzde ayakta kalan antik şehir, deniz seviyesinden 1.150 m. yüksekliktedir. Birçok vahşi bitkinin arasında saklanmış ve sık çam ormanlarıyla sınırlanmıştır. Termessos, kendi adı verilen milli park kapsamına alınmıştır. Yunan tarihçi, coğrafyacı ve filozof Strabon, Termessos halkını Pisidia olarak adlandırıldığının belirtiyor. Yaşadıkları dağa ve kendilerine Solymi adını vermişler. Termessos sikkelerine Solymos adı verilmiştir. M.Ö. 333 yılında Büyük İskender bu şehri istila etmek istemiş, ancak zorluğundan dolayı vazgeçmiş.

Antalya ilindeki diğer antik kentler;
Side,
Simena,
Perge,
Olympos
Patara,
Ksanthos,
Myra- Andriake
Syedra,
Letoon,
Limyra,
Rhodiapolis,
Korydalla,
Antiphellos,
Sellinous,

Endonezya’ya ait, dünyanın en büyük altıncı adası …

Sumatra,
(Sumatera),

Sumatra Endonezya’ya ait bir adadır.

Eski çağlarda ülkede bulunan altından dolayı, Sanskritçe Altın Adası, Swarnadwipa veya Altın Toprak anlamında, Swarnabhumi adıyla anılmış. XIV. yüzyılda Samudra krallığı tarfından ismi Sumatra olarak yaygın bir şekilde kullanılmış. Güneydoğu Asya’da Sunda Adaları’nın en batıda olanı ve en büyüğüdür. Endonezya’nın en büyük adası olup, 470,000 km2 ‘lik yüzölçümü ile dünyanın da en büyük altıncı adasıdır.

En önemli şehirleri; Medan, Padang.

Sumatra bölgesinde yer alan bir köyün adıyla anılan silat dövüş sanatı günümüzde bir çok filme konu olmuştur.

Endonezya’da halen faaliyette olan bir yanardağ;
Sinaburg

İnsan ve hayvanlarda ağır enfeksiyonlara neden olan bir bakteri …

Riketsiya,
(Rickettsia),

İnsan ve hayvanlarda ağır enfeksiyonlara neden olan bir bakteri.

Bu bakterinin bilimsel adı bakteri ve virüsler arasında bir geçiş formu olan canlı cinsidir. Hepatit virüsleri ve viral hepatitler, virüs, bakterileri Riketsiya, Klamidya Hastalıklarına neden olur.. Riketsiya hastalıklarının tanısında kullanılan Weil Felix testi yapılır.Bit, pire ve kenelerle bulaşırlar. Bu bakteri lekeli humma ve Q hummasına neden olur. Coxiella burnetii bakterisinin, insanlarda ve hayvanlarda oluşturduğu sistemik bir enfeksiyon hastalığına Q humması olarak bilinir.

Riketsiya, hücre içinde çok küçük boyutları olan bakterilerdir. Çoğu bakteri enzimini bulundurdukları anlaşılan gram negatif mikroorganizmalardır. Türleri, lekeli humma ve Q hummasına yol açar. Morfolojik olarak prokaryotlara benzerler. Hücre duvarları çeşitli enzimler içerir. Çift nükleik asit taşırlar. Çeşitli antibiyotiklere duyarlıdırlar.

İnsanda tifüs, yüksek ateş gibi hastalıklara sebep olan hücre içi bir parazite yönelik olarak 1910 yılında yapılan çalışmalar Howard Ricketts tarafından başlatılmış olup bu gruba da bilim adamının adı verilmiştir. Bu hastalığın tedavisinde tetrasiklin grubu antibiyotikler kullanılır.

Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu …

Atriyum,
Atrium,

İng. atrium
Alm. Atrium, Aula Vorhof
Osmanlıca, üzeyn-i kalb.
Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, Atriyum, revaklı avlu.
Antik Roma konutlarında evin bir bölümünü oluşturan, etrafı sütunlarla çevrili avlu, içavlu
Ön oda, ön boşluk.
Avlu, içavlu,


Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, sofa. Yapıların orta kısmında bulunan, tercihe göre üstü açık ya da kapalı olan geniş bölümdür. Mimarlıkta atriyum olarak da adlandırılır. Türk mimarisinde avlular genelde üstü açık şekilde bırakılır. Eve giriş kapısı avluya açılır. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadoluda görülen avlu geleneği genellikle önemli kişilerin evlerinde görülür. Birçok avluda süs havuzu bulunur. Avlular çocukların oyunlar oynadığı, yaz günlerinde yemeklerin yendiği, eğlencelerin düzenlediği yerlerdir. Törenler avluda düzenlenir, dini bayramlarda kurban, avluda kesilir. Avrupa’da avluların üzerinin cam ile kapatıldığı görülmüştür.

Atriyum kelimesinin diğer anlamları.
Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm.
Kulakçık.
Anatomi’de bir başka yapı ya da organa geçme olanağını veren odacık.

“Batlamyus” olarak da bilinen eski Yunanlı astronomi, coğrafya ve matematik bilgini …

Ptolemaios,
Klaudyos Batlamyus,

İskenderiyeli Yunan matematikçi, coğrafyacı ve astronom.

Yaklaşık olarak 85 ve 165 yılları arasında yaşadığı kabul edilir. Batlamyus İskenderiye döneminde yaşamış ünlü bilim adamlarından birisidir. Müslüman astronomlar 78 yaşına kadar yaşadığını söylerler. Belki Yunan asıllı bir Mısırlı, belki de Mısır asıllı bir Yunanlıdır. Yunanca adı Ptolemaios’tur, ama harf uyuşmazlığı nedeniyle Ortaçağ İslam Dünyasında Batlamyus diye tanınmıştır. Batlamyus, Büyük Bileşim ve Coğrafya adlı iki önemli yapıtın yazarıdır.

Büyük Bileşim,
Arapça: Kitab el Macisti,
Latince: Almagest,
Yunanca: Mathematike Syntatksis,

Yunan ve Babil uygarlıklarının gökbilim bilgilerinin bir derlemesidir. Derlemenin çoğu kendisinden üç yüzyıl önce yaşamış olan Hiparkus’a dayanır. Yapıtta Dünya merkezli bir Güneş Sistemi modeli önerilir. Bu model, Kopernik’in güneş merkezli modeline dek Batı ve İslam dünyalarında geçerli model olarak kabul edilmiştir. Kitapta ayrıca düzlem ve küresel trigonometri hakkında bir inceleme bulunmaktadır.
Batlamyus’un diğer önemli yapıtı Coğrafya da bir derlemedir. Çağının Roma İmparatorluğu’nda bilinen coğrafya bilgileri bu kitapta toplanmıştır. Batlamyus astronomi, matematik, coğrafya ve optik alanlarına katkılar yapmıştır.

Zamanına kadar ulaşan astronomi bilgisinin sentezini yapmış ve bunları Mathematike Syntaxis (Matematik Sentezi) adlı yapıtında toplamıştır. Bu eser daha sonra Megale Syntaxis (Büyük Derleme) olarak anılmıştır. Arapçadan Latinceye çevrilirken Almagest olarak adlandırıldığından, bugün Batı dünyasında bu eser Almagest adıyla tanınmaktadır.

Güzelavratotundan çıkarılarak hekimlikte kullanılan zehirli bir ilaç…

Atropin,

Güzelavrat otu,
(Atropa belladonna veya Atropa bella-donna),

Patlıcangiller familyasına ait çok yıllık otsu bir bitkidir. “Atropin” denilen madde bu bitkinin halüsinojenik özellikleri olan oldukça zehirli yemişleri boyunca olan yapraklarından elde edilir. Tür, Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya’nın yerlisidir ve Kuzey Amerika’nın bazı kısımlarında da bulunur hale gelmiştir. Yetiştiği alanlar çoğunlukla kireçten zengin topraklı, nemli ve loş yerlerdir. Adı olan “Bella-Donna” İtalyanca’dan köken alır ve “güzel kadın” anlamı gelmektedir. Atropin maddesini kadınlar bir zamanlar göz bebeklerini büyütmek için kullanmışlardır.

Güzelavrat otu dallanmış, otsu ve çok yıllık bir bitkidir, çoğunlukla etli köke sahip bir yarı çalı olarak görülür. Bitki 1.5 metre, uzun oval yaprakları ise 18 cm uzunluğa kadar erişebilir. Çan şekilli çiçekleri hafif yeşil-soluk mor ve az kokuludur. Meyveleri olgunlaştıkça yeşilden parlak siyaha uzanan ve yaklaşık olarak 1 cm uzunluktaki yemişlerdir. Bu yemişler tatlıdır ve zehirli alkoloidler içermelerine rağmen taşıdıkları tohumlarla yayılmayı da sağlayan hayvanlar tarafından tükeltilirler.

Sahra altı Afrika ve güney Amerika da görülen, sivri sinekler ile bulaşan mikrobik bir hastalık …

(James Gathany/Centers for Disease Control and Prevention via AP)

Sarı Humma,
Yellow Fever,

Aedes aegypti, sarı humma sivrisineği, dang humması, chikungya, zika humması, mayaro ve sarı humması virüslerini yayabilen bir sivrisinektir. Bu sivrisineğin bacaklarında beyaz lekeler bulunur. Afrika Kökenli, olan Aedes aegypti sivrisineği tropik, subtropikal ve ılıman bölgelerde bulunur.

Sarı humma bu sivri sinekler ile bulaşan mikrobik ve viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık sahra altı olarak Afrika ve güney Amerika da görülmektedir. Özellikle bu bölgeye seyahat yapacak kişilerin Sarı humma aşısı olmaları aşı pasaportu edinmeleri gereklidir. Aşının, seyahatten en az 10 gün önce yapılmış olması gerekmektedir. Hastalık nadiren bu bölgeler dışında da görülür. Aşı ile korunulabilir. Hastalığın etkili bir tedavisi yoktur.

Sarı humma, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, titreme, iştahsızlık, mide bulantısı ve kusma, sıklıkla kalp atışında yavaşlama olarak görülür. Hastaların yaklaşık %15’i birkaç gün içinde neticeye giderler. Yani hastaların yarısı ilk belirtilerin başlamasından 10-14 gün sonra ölürler. Ancak sarı humma ağır seyirli ve ölüm oranı yüksek bir hastalık olduğundan sağ salim kurtulursan ömür boyu bağışıklık kazanırsın.

Aşı yapılmamış ise sivrisineklerden korunmak gerekir. Bu amaçla;
İyi izole edilmiş klimalı yerlerde kalmak,
Uzun kollu ve paçalı giysiler giymek,
Vücuda sivrisinek kovucu sprey sıkmak,
Cibinlik kullanmak hastalıktan korunmak amacıyla kullanılabilir.
Sarı humma için özgün bir tedavi yoktur. Hasta için yoğun bakım şartları uygulanarak destek tedavisi yapılır. Sıvı ve gerekirse kan nakli yapılmalıdır. Tansiyon normal sınırlarda tutulmaya çalışılmalıdır. Böbrek fonksiyonlarının devamı için gerekirse diyaliz yapılmalıdır.

Aedes aegypti, sivrisineğinin yaydığı diğer hastalık virüsleri;
Dang Humması,
Chikunga,
Zika Humması,
Mayaro,
Sarı Humma,

Batman’ın bir ilçesi …

Beşiri,
Kobin,

Batman’ın ilçeleri;
Batman (il merkezi).
Beşiri.
Gercüş.
Hasankeyf.
Kozluk.
Sason.

Batman’ın komşu illeri; Kuzeyde Muş, batıda Diyarbakır, doğuda Bitlis ve Siirt, güneyde Mardin illeridir.
İlin kuzey ve kuzeydoğusu yüksek sarp ve dağlık arazidir.

Batman’ın dağları;
Sason (Aydınlık) 2500 m.
Meleto 2967 m.
Kuşaklı Dağı 1947 m
Avcı Dağı 2121 m.
Meydanok Tepesi 2042 m.
Kortepe 2082 m.
Raman Dağı 1288 m.

Önemli akarsuları;
Dicle Nehri, Batman, Sason, Garzan, Sorkan ve Pisiyar çaylarıdır. Batman ve Garzan çayları Dicle’ye dökülürler.

Batman suyu ile Botan suyu arasında kalan bölgeye eskiden Elekhanı denirmiş. Elekhanı zamanla telafuz edilirken Elah ismine ve daha sonra da İluh adına dönüşmüş. İluh köyü, Siirt vilayeti, Elmedin kazasına bağlı olarak kayıtlara geçmiş. 1926 yılında Batman Çayının taşmasıyla Elmedine yerleşim yeri haritadan silinmiş. Bundan sonra İluh köyü Beşiri (Kobin) ilçesine bağlanmıstır.

Batman Çayının adı, 1950 yılında İluh köyüne verilmiştir. Köyün aşağı kısmında TPAO tesislerinin bulunduğu bölgeye Batman adı verilmiştir. 1937 yılında bucak yapılan İluh, 1940-1950 yıllarında bölgede var olan petrol aramaları ile İluh bucağı, 1957 yılında ilçe yapılmıştır. Petrol ve rafineri ile zenginleşen ve gelişen Batman kazası, 1990 yılında Türkiye’nin 72. ili olmuştur.

Batman’da kırsal kesimde, Tifik ve Kıcıl denilen, çamurdan yapılmış ocaklarda pişirilen tandır ekmeğine Hevra denir ki çok nefistir.

Tarihte “Besarabya” olarak anılan bugünkü ülke …

Moldova,
Besarabya,

Bessarabia,
Başkenti Kişinev.
Ukrayna ile Romanya arasında kalan bir ülkedir. Besarabya bugünkü Moldova’nın tarihteki adıdır. Dinyester ve Prut nehirlerinin arasında yer alır.

Besarabya topraklarını, eskiden yöneten Eflaklı Basarab ailesinden adını alır. Osmanlılar XV. yüzyılda Eflak ve Boğdan’ı ele geçirmişler. 1812 yılına kadar Boğdan vilayetinin bir parçası olarak kalmış. Besarabya 1918 yılında Rusya’ nın egemenliği altına girmiş, Besarabya olarak kalmıştır. 1918 yılında ise Rusya’dan ayrılarak Romanya’ya katılmış. SSCB, 1945 yılında Besarabya’yı tekrar ele geçirmiş ve Moldova Cumhuriyeti adıyla 1991 yılına kadar, SSCB’nin bir cumhuriyeti olarak kaldı. SSCB’nin 1991 yılında dağılmasından sonra bağımsızlığını kazandı.

Ülkede konuşulan dil, Romence olmasına rağmen Rusça ikinci dil olarak konuşulur.
Para birimi, Moldova Ley’idir.
Dini inançları Hıristiyan, Ortodoks.

Ülkenin önemli şehirleri;
Traspol-Tiraspol,
Socoro, Çingenelerin başkenti olarak bilinir.

Uganda’ nın başkenti Kampala’ nın eski adı…

Makerere,
Kampala,

Uganda Cumhuriyetinin başkentidir.
Deniz seviyesinden 1189 m yükseklikte kurulmuş. Başkent olmasının yanı sıra ülkenin başlıca sanayi, ticaret ve finans merkezi olan kenttir. Ganda veya Luganda ve diğer Bantu dilleri, Nilo-Sahara dilleri, Sevahili, dilleri konuşulur.

Halkın etnik yapısı; Baganda, Ankole, Basoga, Iteso, Langi , Bagisu, Acholi, Bunyoro’ lardan oluşur ve katolik , Protestan ve Müslüman’ dır.
Afrika’nın doğusunda, ekvator üzerinde yer alan ve denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Komşuları kuzeyde Sudan, doğuda Kenya, batıda Zaire, güneyde Ruanda ve Tanzanya ‘dır.Uganda’da Bunyoro, Ankole, Buganda ve Toro gibi kralıklar kuruldu. XVI. ve XVII. yüzyıllarda en kuvvetli devlet Bunyoro Krallığı idi. On sekizinci asırda Buganda bölgede hâkim olmak için Bunyoro’ya karşı giriştiği mücâdelede üstünlüğü ele geçirdi. 1840 yıllarında Arap tüccarlar ülkeye gelerek, bir kısım Ugandalıların Müslüman olmalarına sebep oldular.

Tropik iklimli bir ülke olan Uganda’nın doğal yapısı büyük bir çeşitlilik gösterir. Ülke topraklarının büyük bölümünü oluşturan yüksek yayla güneyde küçük, yüzeyleri yuvarlak-laşmış tepelere dönüşür. Göl ve dağ yakınlarında boylan 3 metreyi aşan aksazlar yetişir. Ülkenin geri kalan bölümlerinde geniş ormanlar uzanır. Bu ormanların bazılarında maun ve demirağacı gibi değerli kerestelik ağaçlar yetişir.

Ruwenzori Sıradağlarının yamaçlarında boylan 6 metreyi aşan dev kanarya otları ve lobelya’ lar görülür. Alçak yamaçlarda şempanze, gereza adı verilen maymun türleri ve yaban domuzu çok yaygındır. Ülkenin batısındaki açıklık alanlarda fil, manda, aslan, pars ve değişik antilop türleri yaşar. Kuzeybatıdaki Kabarega Ulusal Parkı’nda gergedanlar vardır. Uganda’daki göllerde ve Nil Irmağı’nda suaygın ve timsahlar yaşar. Nil Irmağı’nda bulunan en büyük balık nil levreğidir

Afrika’da bir ırmak …

Nil,

Nil nehri (6852 km) yalnızca Afrika’nın değil dünyanın en uzun ırmağıdır.
Nil nehri, Ruanda ve Burundi dağlarından doğar. Tanzanya’dan geçer. Uganda, Güney Sudan ve Sudan, sonra Mısır’dan Akdeniz’e dökülür. Nil nehrinin kolları mavi ve beyaz Nil denir. Mavi nil yukarıdaki resimde olduğu gibi bazen kahverengidir.

Ubangi,
Oubaungi (2250 km).

Ubangi nehri Orta Afrika’daki Kongo Nehri’nin en büyük akarsu koludur. Mbomou ve Uele nehirlerinin birleşimiyle başlar ve batıya akar. Uele ile birlikte en uzun kolu 2,270 kilometredir. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerin topraklarından geçerek, Kongo Nehri ile birleşir.

Afrikanın diğer nehirleri;
Benue, 1400 km.
Kongo, Rio Kongo 4700 km,
Shabelle 1820 km.
Kasai 2153 km.
Limpopo 1770 km.
Lualaba 1645 km.
Nijer 4183 km.
Orange 2090 km.
Senegal 1633 km.
Chari 949 km,
Okavango 1800 km.
Zambezi 2735 km.
Juba (Cubba)1658 km.
Volta 1500 km.
Cuando 1500 km.

Kwando, 1500 km. olup Zambezi Nehri’nin Güney Afrika’daki en uzun sağ koludur.
Linyanti,
Chobe,
Shari(Chari) 1400 km. Afrika, Çad’ dadır.
Lomami 1.450 km uzunluğunda Kongo’dadır.

“Kitabu’l-İber” ve “Mukaddime” adlı eserleri ile tanınan, XIV. yüzyıl düşünürü, sosyolog, devlet adamı ve tarihçisi …

İbni Haldun,
Arapça, ابن خلدون


Tam adı, Ebu Zeyd Abdurrahman bin Muhammed bin Haldun el Hadrami,
D. 27 Mayıs 1332, Tunus – Ö. 19 Mart 1406 Kahire.
XIV. yüzyıl düşünürü, sosyolog, devlet adamı ve tarihçisi.

İbni Haldun köklü bir aileden gelmiş. Yaşadığı dönemin ünlü hocalarından fıkıh, hadis, akaid, mantık, şiir, felsefe, tefsir ve edebiyat dersleri almıştır. Ülke yönetimini elinde tutan Beni Hafs hanedanından Sultan Ebu lshak’ın katipliğine getirilmiş. İbni Haldun, Tunus ve Fas’ta devlet görevlerinde bulunmuş. Daha sonra Gırnata ve Mısır’da çalışmış. Bedevi kabilelerini çok iyi tanımasından dolayı aranan bir devlet adamı ve danışman oldu. Mısır’da 6 defa Maliki kadılığı yaptı. Şam’ı işgal eden Timur ile görüşmesi tarihe geçmiş. İbni Haldun, Miladi 1332 yılında Tunus’ta dünyaya geldi ve 1406 yılında Kahire’de hayata gözlerini yumdu. Tunus’ta, doğduğu Halduniye mahallesi bugün koruma altına alınmış ve bir müze gibi muhafaza edilmekte.

Eserleri;
-Kaside-i Bürde şerhi
-İbn Rüşd felsefesi hakkında bir risale
-Kitab el-Mantık
-Kitab el-Hisab
-Kitabu’l-İber
-Mukaddime
-Marakeş sultanına yazılan bir risale

İbni Haldun’un adını tarihe geçiren, 7 ciltlik dünya tarihi Kitabu’l-İber ve onun başlangıç kitabı Mukaddime ‘yi yazdı. Bu eseri arap dünyasında etki yaratmasa da Osmanlı anlayışını etkilemiş. Katip Çelebi, Naima ve Ahmet Cevdet Paşa gibi Osmanlı tarihçileri eserlerinden faydalanmıştır. 19. yüz yıldan itibaren Avrupalı tarihçiler tarafından eserleri ilgiyle incelenmiştir.

Jules Verne’ in “Deniz Altında Yirmin Fersah” adlı romanındaki kaptanın adı…

Nemo
Captain Nemo,


Kaptan Nemo:
Hızı saatte 50 deniz mili olan Nautilus adındaki denizaltı gemisinin kaptanıdır. Es­rarengiz bir adam, karadaki hayatında baskının ıztırabını çektiğinden, hürriyet ve intikam uğrunda denize açılır. Nautilus, eski bir Hint prensi ve bir mühendis olan Kaptan Nemo tarafından tasarlanmıştır ve yönetilmektedir. Denizaltının motorları için elektrik enerjisi kullanılır ve bunun kaynağı da sodyum-cıva pilleridir.

Pierre Aronnax:
Kırk yaşlarında bir Fransız; heyecanlı bir deniz biyologu.

Conseil:
Aronnax’ ın uşağı; otuz yaşlarında, kolay heyecanlan­mayan bir Flaman; sâdık, cesur ve soğukkanlı bir adam.

Ned Land:
Kanadalı bir mızrakçı; yerinde duramayan ve çabuk kızan biri.

Kaptan Farragut USA:
Birleşik Amerika’nın Abraham Lincoln adlı gemisinin kaptanı.

Jules Verne
Fransız yazar(1828-1905).


Gençlik edebiyatının hiç tartışmasız gerçek ustası, Edebiyat ya da yazın, yazarın düşünce ve duygularını, okuyanın estetik bir tat almasını sağlamak amacıyla yazılmış ya da böyle bir amaç gütmese de biçimsel olarak bu düzeye ulaşmış yazılı yapıtların tümüne verilen isimdir. Kurgubilimin büyük öncüsü Jules Verne, milyonlarca basılan ve 80 ülkede çevrilerek yayımlanan pek çok eser bıraktı (63 roman, 18 hikâye). Sinema ve televizyon da onun yarattığı kahramanları efsaneleştirdi. Kurgubilim Teknolojik ve bilimsel delillerin hayal gücü ile birleştirilerek yazılmış hikaye ve roman gibi edebiyat eserleri veya çevrilen filmler. Kısaca, muhtemel geleceğin tahmin edilmesi ve teknolojinin abartılarak hayal gücü sınırlarının zorlanması. Günümüzde kurgubilim kendi sahasında büyük bir ilerleme göstermiştir. Artık çoktan gerçekleşmiş bulunan Ay’a seyahatleri ve hatta Merih uçuşlarını bile geride bırakan kurgubilim, galaksimiz Samanyolu’nun bilinmeyen köşelerine gitmekte, Phileas Fogg, Kaptan Nemo, Michel Strogoff, kuşaklar boyunca gençliğe macera ve bilinmedik yerleri keşfetme zevkini aşılayan daha nice Jules Verne’ in eserlerinden biridir. Kitap, bir ulağın kendisine verilen mektubu yerine ulaştırmak için aştığı zorlukları ve yaşadığı maceraları anlatmaktadır.

En cok bilinen eserleri;
Balonla Beş Hafta (1863)
Yirminci Yüzyılda Paris (1863)
Dünyanin Merkezine Yolculuk (1864)
Aya Yolculuk (1865)
Kaptan Grant’ ın Çocukları (1867-1868)
Seksen Günde Devr-i Alem (1872)
Denizler Altında 20,000 Fersah (1873)
İnatçı Keraban (1882)
Michael Strogoff (1876)
İki Yıl Okul Tatili (1886-1887)
Dünyadan Aya (1865)
Doktor Ox’ un Deneyi
Dünyanın Ucundaki Fener ,
Madenin Esrarı,
Karpatlar Şatosu ,
Tuna kıyısına seyehat
Esrarlı Ada ,
Bir Piyango Bileti
Meteor Avı (1901)
Altın Yanardağ,
Macellanya
Gezgin Cambazlar
Deniz Yılanı,
Begüm’ün Beş Yüz Milyonu,
Fatih Robur,
Esarlı Ada,
Balonla beş hafta,
Albatros,
Denizde bulunan Çocuk (1885),
Yüzen Şehir,
Kaptan Hatteras`ın Maceraları,

Mısır’a özgü fıstık ve kuru üzümlü bir hamur tatlısı …

Umm Ali,
Ümmü Ali,


Umali,
Omali,
Mısır’a ait bir tatlı. Umm Ali Mısırda en sevilen tatlıdır.
Mısır’a giderseniz mutlaka tadına bakın. Bir de yine Mısır’a özgü Basbusa tatlısı var ki revaniye benzer bir tatlı. İrmikten yapılan bu tatlı hindistan cevizi ile tatlandırılıyor ve üzerine badem serpilerek servis ediliyor. Eee. afiyetler olsun.
Tatlının adı, Ali’nin annesi anlamına geliyor. Tatlının hikayesi şöyle;

Osmanlı’nın Mısır Valisi, Hidiv zaman zaman kıyafet değiştirerek halkın arasına karışır ve onları evlerine misafir olurmuş. Yine vali bir gün Kahire’nin yan mahallelerinden birindeki küçük bir eve konuk olur. Kıyafet değişikliğine rağmen valiyi tanıyan aile ne ikram edeceği konusunda telaşa düşer. Evde yenebilecek hiçbir şey yoktur. Fakat evin hanımı mutfağındaki malzemelerle (çeşitli kuruyemişler, süt ve yufka), çok hoş bir tatlı yapar ve hidive ikram eder. Hidiv, vali tatlıyı çok sever, ev sahibine tatlının adını sorar. Tatlının herhangi bir adı olmadığından ev sahibi birden şaşırır ve hemen tatlıyı karısı yaptığı için ali’nin annesi anlamında ommu ali der. Mısır’da bu tatlı ünlü olur ve büyük bir zevkle yenir.

Ümmü Ali tatlısının tarifi;
Malzemeler: Read more

Uranüs gezegeninin bir uydusu…

Ariel,


Umbiel.
Miranda,
Oberon,
Titania,

1956 yılında Uranüs’ ün diğer bir uydusu olan Umbriel ile birlikte William Lassel tarafından keşfedilmiştir.
Uranüs Güneş sisteminin Güneşten uzaklık sırasına göre 7. gezegenidir. Çap açısından Jüpiter ve Satürn’ den sonra üçüncü, kütle açısından bu iki gezegen ve Neptün’ ün ardından dördüncü sırada gelir.

Adını Yunan mitolojisi’ndeki gökyüzü tanrısı Uranos’ tan alır. 1781 yılında William Herschel tarafından bulunmuştur. Gaz devleri sınıfına girmektedir. Uranüs, Güneş çevresinde bir devrini 84 yılda tamamlar.

Üranüs’ ün uyduları;
İçlerinde en büyük olanı Titania’ dır. Beş uydu içinde en küçüğü ise 160 km ile Miranda’ dır. Uydular, yarı yarıya buz ve kayalık materyalden oluşur ve bu nedenle de yoğunlukları 1.5 ve 2 gr/cm3 arasındadır. Hiç birinin atmosferi yoktur. Beş uydunun da yörüngeleri aynı bir düzlem içindedir ve bu düzlem, gezegenin ekvator düzlemine yakındır. Uranüs’ün 27 uydusu bilinmektedir. Jüpiter ve Satürn’den sonra en fazla uyduya sahip olan gezegendir. Beş büyük uydusu Miranda, Umbriel, Ariel, Oberon ve Titania’ dır.

Diğer küçük uydular ise şunlardır;
Cordelia, Ophelia, Bianca, Cressida, Desdemona, Juliet, Portia, Rosalind, Belinda, Puck, Caliban, Stephano, Trinculo, Sycorax, Prospero, Setebos, S/1986 U10, S/2001 U2, S/2001 U3, S/2003 U1, S/2003 U2, S/2003 U3.

Onuncu Gezegen…

Karla
(1993 yılında keşfedildi.)

Sedna,

Uluslararası Gökbilim Birliği’nin (IAU), 1919 yılından bu yana kabul ettiği Güneş Sistemi’nin 8 gezegeni, Güneş’e yakınlık sıralarına göre şunlardır:
Merkür
Venus
Dünya
Mars
Jupiter
Satürn
Uranüs(9.Gezegen)
Neptün

Plüton (24 Ağustos 2006′ da Uluslararası Astronomi Birliği’nde yapılan oylamada bilim insanlarının çoğu Plüton’un gezegenliğini düşürdü.)

1 2 3 66