“Rus Beşleri” adlı grubun üyesi olup özellikle “Prens İgor” adlı operasıyla tanınmış besteci …

Borodin,
Aleksandr Borodin,
D. 1833 Sankt-Peterburg, Rusya

Ö. 1887 Sankt-Peterburg, Rusya.
Prens İgor adlı operası,

Borodin’in Prens İgor adlı operasının ikinci sahnesinde yer alan Poloveç Dansları, melodik yapısı ve doğu halk melodilerini duyuran özelliğiyle dikkat çeker.

Rus Beşleri adlı grubun üyesi olup özellikle “Prens İgor” adlı operasıyla tanınmış besteci.

 

Rus Beşleri;
Aleksandr Borodin (1833-1887), [Prens İgor]
Cezar Cui (1 835-1918),
Mili Balakirev (1837-1910), [İslamey adlı piyano fantezisi ]
Modest Mussorgski (1839-1881), [Trajik operası Boris Godunof ]
Nikola Rimski-Korsakov (1844- 1908), [İspanyol Kapriçyosu, Şehrazad adlı senfonik süiti]
Rus Beşleri, Rus müziğini esas alan ve bunun için bir araya gelmiş bestecilerdir. Rusya’da birçok etnik toplulukların birleşmesi sonucu, zengin bir halk müziği oluşmuş.

Halk melodileri, dinsel müzikler ve sanat müziğinin sentezi ile ortaya çıkan ulusal Rus Müziğidir. Rus Beşleri, batı müziğinin etkisinden sıyrılmaya çalışan bir grup olup Rus ruhunu taşıyan müzikleri bestelemiştir.

Rusya’nın her yöresinden halk melodilerini yoğun bir şekilde kullanan Balakirev, Rus Beşleri içinde müzik eğitimi görmüş tek besteci olup, İslamey adlı piyano fantezisi ile ünlüdür.

RUS BEŞLERİ – Mili Balakirev

Çapraz düğmeli, ipek ya da sırma işlemeli bir tür kısa yelek…

Camadan,
(Farsça camedan).
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek.

Osmanlı zamanında giyilen çapraz iki sıra düğmeli ve harçlı bir tür kısa kolsuz yelek. Kadife veya çuhadan yapılırdı. Kolları dikişsiz olanlara cepken denirdi. Kol ve yakaları işlemelidir. Potur üstüne giyilirdi.

Mintanın üzerine cepken giyilir. Bu cepkenler çapraz düğmelidirler. Yazın ise yelek türünde delme dediğimiz giysi kullanılır. Delme de cepken gibi çapraz düğmelidir.Camadan dediğimiz arkadan kartal kanadı gibi görünen üstlük de en üste giyilir.

Cepken ve camadanlar genellikle koyu renk çuha üzerine, siyah ipek kaytan işlemeli olurlar. Sırma işlemeli olanlarını ise, kızanlar kullanırlar. Ayağa giyilen Çakşırmenevrek de cepken ve camadan gibi koyu renk çuhadandır.

Farsça Came, Evde giyilen bol elbise. Elbise, çamaşır. Sevb, libas demektir.

“Baş bulgur” da denen pilavlık bulgur. ..

İrinti,
Baş bulgur da denen pilavlık bulgur.
Bulgurluk buğday, yörede sarıbursa denilen kırmızı, sert buğdaydan olur.

Buğday kalburlardan elenir. Elendikten sonra suda yıkanır, kara kazanlarda hedik yapılır. Evin damına serilen bezler üzerinde kurutulur. Kurutma esnasında bozulmanın, ekşimenin olmaması için belli aralıklarla karıştırılır.

Yağmurdan ıslanmamasına dikkat edilir. Sonra içindeki ot tohumları vb. temizlenir. Daha sonra değirmene götürülerek, dinkte döğdürülür, kabuğunun çıkması sağlanır. Savrulur ve öğütülür. Buna bulgur denir. Bulgurları korumak için bulgur çeşitlerinin konulduğu bez torbaların içine az miktarda tuz karıştırılır. Eve getirilen bulgur, kalburlarla savrulur, savrulma sonucu çıkan kepekli bulgura pıtpıtı(pıtik) denir. Pıtpıtı (pıtik), Pıtpıtı çorbası yapılır. Hayvanların yemlerine de katılarak değerlendirilir.

Bulgur elenerek boylara ayrılır:
Baş bulgur (iri bulgur, irinti) :
Dolma yapımı, batırma, pilav ve tevek sarmasında sıklıkla tercih edilir.

Orta bulgur :
Pilav vb. de tercih edilir.

Düğür (düğürcek, simit, sümüt)
Bulgurun en ufağıdır. Özellikle yaşlılar, dişi kalmayanlar simit bulgurdan yapılmış pilavı tercih ederler. Düğürden kısır, çiğ köfte de hazırlanır. Çiğ köfte için; çiğ köftelik bulgur (orta bulgurun daha incesi) kullanılır.

Bulgurun ölüsü :
Bulgur elenirken baş bulgurdan daha iri, genellikle haşlanmış buğdayın ikiye bölünmüşü en üstten el ile toplanarak ayrılır. Buna bulgurun ölüsü denilir. Pilav yapımında kullanıldığı gibi baş bulgura karıştırılarak da kullanılır.

Gendime, (Döğme-Dövme),
Kaynatılmış buğdaydan yapılır. Bu haşlanmış buğday değirmen sokularında döğülerek elde edilir. Bundan çorba ve aşure yapılır. Halk arasında genelime adı verilir. Buğday yıkanır, kurutulur, ayıklanır, değirmende biraz ezilmek suretiyle elde edilir. Genellikle çorbalarda, bazen da pilav yapımında kullanılır.


Yarma
(Köftelik),
Buğday değirmende sokuda döğdürülür. Unlu bir görünümdedir. Köfte yapımında kullanılır. Etsiz köftelerin ve sarmaların yapımında kullanılır. Buğday yıkanır, kurutulur, ayıklanır. Değirmende belli bir kıvamda öğütülür. Bulgura göre daha ince ve unlu bir görünümü vardır. Yarma elenerek irileri ayırt edilir. Ayırt edilen iri yarmaya irinli adı verilir. Çorba ve bazı dolmalarda kullanılır.

Yarmaca,
Siyah-Kara nohut el değirmeninde çekilerek iki parçaya bölünür. Bu nohut türü çorba ve pilav yapımında kullanılır. Görünümü nohudun ikiye bölünmüş ve biraz daha küçük halidir. Özellikle bulgur pilavı yapımında kullanılır.

Put …

Sanem,
Fetiş,
Haç,
Put,

Farsça but,
Azeri, büt
Rusça, idol

Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, sanem, fetiş.
Put kelimesi yörelere göre başka anlamlarda da kullanılmaktadır.
Üç dört tel ipekten bükülmüş iplik.
Ağırlık ölçüsü (16 Kg., Batman, Üç tenekelik tahıl ölçüsü).
Besiye verilen hayvan.
Eski paralardaki resimler.
Saban demirini yerine tutturan çivi

Yannis Ritsos’un, dilimize de çevrilmiş bir şiir kitabı…

Erotika,
Yannis Ritsos’un, dilimize de çevrilmiş bir şiir kitabı.

Yannis Ritsos,
D. 1 Mayıs, 1909 Monemvasia – Ö. 11 Kasım, 1990
Yunan şair.
Ritsos 1977 Lenin Uluslararası Barış Ödülü sahibi.

 

Peloponez yarımadasında Monemvasia’da doğdu. Liseyi burada bitirdi ve Atina’ya gitti. Verem hastalığı nedeniyle 1927–1931 yıllarını bir sanatoryumda geçirdi. İlk şiirlerini burada yayımlamaya başladı. 1931 yılında komünist gruplara katıldı.
Şair, solcu siyasal görüşleri yüzünden Ege Adalarına sürgüne gönderilmiş.
Yunanistan’da yurtseverlik duygularını işledi. İnsanın günlük yaşamdaki durumuna yaklaşımı, ayrıntıları bütün yalınlığıyla şiirlerine yansıtmış. Şiirleri 80 kadar dile çevrilmiş ve milyonlarca insana ulaşmıştır.

Eserleri;
Alışkanlıklar Da Değişir
Umarsız Penelope
Yaşlı Kadınlar ve Deniz
Helena ve Nöbetçi
Boyun Eğmeyen Ülke
Graganda
Erotika
Dikkatli Ariostos (Anlatı/Roman)
Seçme Şiirler
Tüm Şiirleri
Ölü Ev
Taşlar, Yinelemeler, Parmaklıklar
Trakter (1934, Traktör),
Epitaphios (1936),
Ayışığı Sonatı (1956)
Parantezlerdeki Ritsos
Rumluk Yaşlı Kadınlar ve Deniz
Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin Beni
Görülmemiş Bir Çiçek Açma

Otlak …

Örü,
Mera,
Otlak,
Hayvan otlatılan yer, mera, örü.
Salmalık,
Yaylak,
Örü,
Köylerde tüm köye ait olan ve hayvan otlatılan yerdir.
Hayvanların otlamasına, sürülerin yaylacılık sırasında geçmelerine bırakılmış, üzerinde yetişen otların türü bölgenin yüksekliği ve doğal koşullarına bağlı olarak değişen topraklara verilen ad.

Mera, otlak, yaylak, meyilli, engebeli ve taban suyunun derinde olduğu yem bitkilerinin bulunduğu alanlara ve hayvancılık amacı ile kullanılan alanlara örü de denir. Bu topraklar hayvancılık amacıyla kullanılır.

Engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Yağış suları sızarak veya yüzey akışı ile kaybolurlar. Toprakları sığ, kumlu veya çakıllı bir türdendir. Su tutma kapasitesi düşük ve yağışlı dönem haricinde kurudur. Bu alanlar su, bitkiler için yeterli değildir. Bitki örtüleri seyrek ve kısadır.

1 2 3 426