Tüze …

Hukuk,
Türkçe: hukuk,
İngilizce: laws,
Fransızca: droit,
Almanca: Recht
Toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımıyla güçlendirilmiş bulunan kuralların, yasaların bütünü.
Bu kuralları, yasaları, hakları konu alan bilim.
Gerektiğinde yetkili kişilerce zor kullanılarak yürütülen toplumsal ilişkiler.

Tüze,
Türkçe: adalet,
İngilizce: justice,
Fransızca: justice,
Almanca: Gerechtigkeit,
Yunanca dikaiosyne,
Latin, Justitia
Doğrunun, hakkın korunması, doğru olmanın özbelirtisi.
Platon ve Aristoteles’ten beri, herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme demek olan bir anaerdem.
Daha dar, biçimsel anlamda, Doğru olarak kabul edilmiş olanda uzlaşma.
Herkesin hakkının yasalarla tanınmış olması.
En dar anlamda, Yargıcın niteliği olarak, yürürlükte olan hukuk yasalarının kesin bir uygulanması. Ancak bu uygulama, insan yaşamındaki durumların ve ilişkilerin sonsuz çeşitlililiği ve karmaşıklığı içinde, çok kesin ve en yüksek tüze olarak görülmek istenirse, en büyük bir tüzesizliği de dönüşebilir; bu yüzden ölçülü bir sağduyuyla tamamlanmak zorundadır.
Adalet,
Anayasa,

Bir müzik yapıtında kullanılmaya elverişli tüm seslerin oluşturduğu dizi…

Skala,
İtalyanca Scala,
(Latince )
Ses dizisi, dizi (gam)
Müzikte kullanılabilecek bütün seslerin pesten tize doğru sıralanmasıyla oluşan dizi.
Müzikte sekiz notanın sıralanmasıyla oluşan dizi.

 

Müzik seslerinin dizi bir merdivenin basamaklarına benzetilmiş ve buna Fransızlar echelle, İtalyanlar scala adını vermişlerdir.

Kullanılmayan, iptal edilmiş olan…

Battal,
Arapça, (ﺑﻄّﺎﻝ),
Arapça, Betalet kelimesinden türetilmiştir. Betalet, hareketsiz durmak, işlemez olmak anlamına gelen battal olarak kullanılmıştır.
İşe yaramaz, işlemez, kullanılmaz, muattal, metrük
Kullanılmayan, iptal edilmiş olan.
İşe yaramaz, kullanılmaz.
En ve boyca alışılmış olandan büyük.

Mecaz anlamda işe yaramaz, kullanılmaz.
Çok büyük, kocaman, alışılmış olandan büyük, hantal

Hükümsüz duruma gelmiş, iptal edilmiş, işlemden kalkmış evrak.
Esasen, en ve boyca alışılmış olandan büyük olan anlamındadır.

Konya yöresinde, çörçöp, tahıl içinde bulunan yabancı bitki tohumları anlamında kullanılmaktadır.
Bingöl yöresinde ise işsiz güçsüz anlamında kullanılır.

Ölüm …

Memat,
Mevt,
Vefat,
Ahiret yolculuğu,
Ebedi uyku,
Emrihak,
İrtihal,
Ölüm,
Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedi uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat.
Ölme biçimi.
Mecaz anlamda,
Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.

Emanet …

İnam,
Vedia,
Emanet,
Arapça, Emanet (ﺍﻣﺎﻧﺖ)
Ruh,
Can,
Saklam,
Orunçak,
Ereti,
Vediye,
Emanat, (Kazaklar, Türkmenler, Azeriler)

Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia,
Güvenilir bir kimseye saklaması veya birine teslim etmesi için bırakılan şey veya kimse, vedia.
Bu eşyanın belli bir süre sonra alınmak üzere bırakıldığı yer.
Teşmil, Allah’ın insanlara bir gün geri almak üzere verdiği can.
Geri alınmak üzere birine verilmiş olan.
Bir kimse ile birine gönderilen şey.
Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer.

1 2 3 525