Bulgaristan’da bir kent …

Razgrad,
Bulgarca: Разград, Deliorman bölgesinde kuzeydoğu Bulgaristan’dadır.


Bulgaristan,
България,
Bılgariya,
Bulgaristan Cumhuriyeti.

Komşumuz Bulgaristan Balkanlar’dadır. Sırbistan ve Makedonya batısında kalır. Doğusunda Karadeniz vardır. Romanya, kuzeyinde, Yunanistan güneyindedir. Rila Dağı üzerindeki Musala Zirvesi (2925 m.) Balkanların en yüksek noktasıdır. Dağlık bir coğrafyaya sahiptir. Rodop ve Rila dağları önemlidir. En önemli akarsuları, Tuna ve Ege Denizi’ne dökülen Meriç (Maritsa) nehirleridir.

Yüzölçümü, 110 bin 994 kilometrekaredir.
Para birimi, Leva’dır. Lev (BGN).
Başkent, Sofya (Sofia).

Diğer Kentler;
Burgaz
Dobriç,
Eski Zağra, Eski Cuma.
Filibe,
Gabrova,
Hasköy,
İslimiye.
Kırcaali, Köstendil
Lofça.
Montana
Paşmaklı, Pazarcık, Pernik, Plevne
Razgrad, Rusçuk
Silistre, Sofya.
Şumnu.
Tırnova.
Varna, Vidin, Vratsa
Yambol, Yukarı Cuma

“Ağaçkavunu, Armutkavun” adlarda verilen , Peru’ ya özgü bir tür kavun…

Pepino,
Solanum muricatum,

Ağaç kavunu,
Armut kavun,

“Ağaçkavunu, Armutkavun” adlarda verilen , Peru’ ya özgü bir tür kavun.
Anayurdu Peru olan ve “ağaç kavunu, armut kavunu” gibi adlar da verilen bir meyve.
Ana vatanı Güney Amerika ülkelerinden Peru olduğu bilinen patlıcangiller familyasından bir meyvedir.

Pepino, kavun aromalı, meyve eti sulu ve ince kabuklu olup, meyveleri partenokarpik oluştuğundan meyve içerisinde tohum bulunmamakta ve meyvesi tümüyle yenilebilmektedir. Son yıllarda Türkiye’ de de yetiştirilmeye başlanan tropikal egzotik bir meyvedir. Pepino, içerdiği yüksek potasyum oranı ile kan şekerini düşürüyor, barındırdığı A, B ve C vitaminleri ile kansere ve kalp krizine karşı koruyor.


Şeker hastalıkları, parkinson hastalığı, dalak yetmezliği (tromoksin), bağırsak kanseri, gen hastalığı, mide rahatsızlığı, anemi (kansızlık) hastalığına iyi geldiği bilinmektedir. Cinsel duyguları veya isteği uyarma etkisi (Afrodizyak etkisi) de bulunan pepinonun, uyku düzenini dengede tutması, menopoz döneminde yaşanan psikolojik sorunlarda olumlu etki yapması ve içerisinde K vitamini bulunduğundan kanın pıhtılaşmasını da sağlamaktadır.

Dünyada üretimi yapılan başlıca pepino çeşitleri;
Schmidt, Kawi, Suma, Asca, Lincoln, Gold, Golden Litestipe, Miski ve Comerayaa 33′ dir. Ülkemizde üretimi yapılan pepino, Miski çeşitidir. Doğal ortamda çok yıllık üretim şansına sahip olduğu halde, ekonomik anlamda tek yıllık üretim tercih edilmekte. Meyve ağırlığı 40-50 gramdan 1300 grama kadar çıkabilmektedir. Genellikle 150-600 gram arasındadır. Fide ile üretilip, meyveleri belli bir büyüklüğe ulaşıncaya kadar bol su verilir. Olgunlaşma döneminde su verme azaltılır. Bol güneş ve temiz havayı sever. Kapalı ortamlarda bitki büyür ancak meyve vermez. Güneşe bakan açık balkonlarda 7-10 numaralı saksılarda yetişip meyve verebilir. Pepino meyvelerinin büyüklükleri çeşitlerine ve uygulanan kültürel işlemlere göre farklılık göstermektedir.

Kaynak;
http://www.bulmacabil.com/

Avusturalya’da eskiden yaşamış kaz ile devekuşu arasındaki bir kuş …

Genyornis,
Genyornis Nevtoni,

Kaz ile devekuşu arasında bir kuş.

Avustralya’da yaşayan büyük, uçamayan bir kuş. Boyları iki metreden fazladır. Ağırlıkları 230-250 kg olan Genyornis nevtoni 50.000 yıl önce ilk insanlar tarafından Avustralya’ya yerleşen ilk insanlar tarafından soyları tüketilmiştir. En yakın yaşayan akrabaları kümes hayvanıdır.

Genyornis nevtoni türü olan dromornis kuşuna ait kavun büyüklüğündeki yumurta kalıntıları Amerikalı bilim adamlarınca incelenmiş. İnceleme sonucuna göre yumurtaların ısıtıldıktan sonra tüketildiğini söylüyor. Bu dev kuşların yalnızca iklim değişimi yüzünden tükenmediklerini açıklamış oluyor.

Tarihsel Aborjin geleneklerine dayanarak, Genyornis’in ılıman bölgelerdeki Victoria’da yaşadığı tespit edilmiş. Bu kuş türü Avustralya’daki prehistorik mega faunasına dahildi. Çok büyük ve çok ağır hayvanlar arasında örneğin dev kangurular veya küçük bir otomobil büyüklüğündeki kaplumbağalar da bulunuyordu.

Serbest bırakma …

Azat,
Azad,
Farsça, azad, آزاد

Serbest.
Serbest bırakma.
Okullarda paydos.
Serbest bırakılmış olan.

Hür.
Hür bırakma
Kurtulmuş, serbest, özgür.
Kimseye bağlı olmayan.
Kölelikten kurtulmuş olan.
Dünya alakasından kesilmiş.
Serbest fikirli.

Azad, Azat, kelimesinin diğer anlamları;
Mezarlıklarda bulunan meşe ağacı.
Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç.
Yabani armut.
Ormanda, tarlada budanmadan büyümeye bırakılmış meşe, pelit v.s.
İri ağaç.
Palamut ağacı.
Yetişkin olmıyan ağaç.
Budanmış büyük meşe, ardıç ağacı.
İşe yaramaz.
Güçlü, kocaman.
Kalın, büyük, asırlık ağaç.
Meşe.
Yapılarda kullanılmak üzere kesilmiş kalın ağaç.

Para basma yetkisine verilen ad …

Senyoraj,
Para basma yetkisi.

Senyoraj Geliri.
Elde edilmesi ve uygulaması en kolay gelirdir.
Paranın üzerinde yazılı olan değeriyle gerçek değeri arasındaki farka senyoraj geliri denir.
Senyoraj kelimesi Senyör kelimesinden gelmektedir.

Senyör,
Fr. seigneur,
İng. Seigneur
Derebeyi.
Orta Çağda Avrupa’da toprağı olan derebeyi
Fransa’da bir soyluluk unvanı
Egemen hükümdarlara verilen san.

Orta çağda senyör ya da lordların kendi adlarına para basma hakları vardı. Paranın üzerinde yazılı değerle gerçek değeri arasındaki fark bu senyörlere veya lordlara kalıyordu. O nedenle bu gelire senyoraj (senyörlük) geliri adı veriliyordu. Zaman içinde para basma yetkisi önce hükümdarlara (kral, imparator, padişah, sultan) sonra da devlet tüzel kişiliğine geçti ve senyoraj geliri de onların hakkı oldu.

Senyoraj, genel anlamda paranın üretim maliyeti ile üzerinde yazılı değer arasındaki farktır. Bu farkın devletin kasasına gelir olarak girmesiyle devlet, vergi gelirlerinin dışında ciddi bir gelir daha elde eder. Merkez Bankası 100 TL’lik banknotu 1 TL’ye mal etmiş ise bu paradan elde edilecek senyoraj geliri 99 TL olmaktadır.

Eski dönemlerde, altın para sisteminde altının itiba­ri değeri ile maddi değeri arasında bir fark bulunmadı­ğı için, para otoritesi olan devletin senyoraj geliri elde etme imkanı yoktu. Paranın maden değeri düşürülerek elde edilebilecek senyoraj geliri ise, paraya olan güve­ni azaltacağı için, hem içeride, hem de dışarıda ticareti olumsuz etkilemekteydi. Bu tür para sistemlerinin zamanla yerini kağıt yani itibari paraya bırakması devletlerin senyoraj geliri elde etmesine olanak sağlamıştır.

Senyoraj geliri devletlerin hükümranlık hakkını ifa­de eder. Yani devlet olmak için para basması gerekiyor. Devletler hizmet ve üretim karşılığında senyoraj geliri elde etme hakkı­na sahiptir. Devlet elde ettikleri bu karı vatandaşına yol, su, elektrik vb. hizmet olarak kamu harcamalarında kullanır.

Tarihsel gelişim sürecinde devletler para basma yetkilerini bağımsız merkez bankalarına devrederler. Ancak senyoraj geliri kağıt paraları basan merkez bankaları tarafından elde edilse de bankalara kullandırdığı borca uyguladığı faizden elde edilen tüm gelirler de dahil olmak üzere senyoraj gelirini Hazine’ye devreder. Bu husus, Anayasa ile belirlenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Darphane, 1984 yılında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre kurulmuştur. Görevi, Cumhuriyet ziynet altınları, madeni para, hatıra para, resmi mühürler, madalyon, madalya, nişanlar, vize ve harç pulları ile değerli kağıtların basımı ve dağıtımını sağlar.

XIX. yüzyılda Osmanlılara karşı savaşan Sırp milliyetçilerine verilen ad…

Çetnik,
ÇETE,

“Çetnik” sözcüğü, (Sırpça çete demek), Osmanlı yönetimine karşı ayaklanan Sırp isyancılara Osmanlılar tarafından verilen “Çete” isminden geliyor.

II. Dünya Savaşı’nda eski Yugoslavya’da yaşayan ve Sırp olmayan işgalci Mihver kuvvetlerine ve Hırvat işbirlikçilerine karşı direnmek amacıyla ortaya çıkan, ama daha çok Partizanlar olarak bilinen Tito’ya bağlı komünist gerillalarla çarpışan radikal milliyetçi Faşist Sırp gerillalar.Çetnikler, baş, işaret ve orta parmakların yardımıyla üç sayısını işaret etmeye benzeyen “çetnik selamı”nı sembol olarak kullanıyorlar.

Hamurun yapışmaması tepsiye serpilen un …

Erve,
Ervelemek.
Hamurun yapışmaması tepsiye serpilen un.

Hamurun ele yapışmaması için, hamur üstüne ve avuca serpilen un, Urga denir.
Hamurun tahtaya ya da oklavaya yapışmasını önlemek için serpilen un, Ura.
Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un için uğra denir.
Yufka açarken hamurun yapışmaması için serpilen un’a, İpar denir.

Yufka açmada kullanılan tahta’ ya Yaslağaç denir.
Hamur işlerinde tepsiye hamuru dizmeden önce tepsiyi unlamaya.

Siirt ilinde bir mağara…

Şikefte,
Siirt yakınlarındaki Gürele Suyu Kanyonu’nda yer almaktadır.

Şikefte mağarası, 300 m. uzunluğunda yatay bir mağaradır.

Pervari’den Şırnak’a kadar uzanan çalışmalarda Kepo, Tilmin, Girnator, Ayngerm, Rıdvan, Ber Ava Şikefte vb. mağara, höyük ve kayalara oyulmuş olan sığınaklarda, o dönemleri simgeleyen taş araç ve gereçlerle Neolitik, Kalkolitik ve Tunç çağlarından Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine kadar kullanılan çanak, çömlek ve benzeri materyal bulunmuştur.

Siirt adının Sami Dilinden geldiği öne sürülmektedir. Siirt sözcüğü, isim kaynaklarında; Esart, Sairt, Siirt, Siird gibi çeşitli biçimlerde kullanılmıştır. Süryaniler kente Seerd (yöresel söyleniş biçimiyle Sert) demişlerdir. XIX. yy da Sert, Seerd, Sört, Sairt olarak kullanılmış, günümüzde de Siirt biçimiyle benimsenmiştir.

Herne kadar Sami kökenli olduğu söylense de Ermenice Tiğrakert in halk ağzında sırasıyla Sigrakert, Sigirt ve sonunda Turkçe aksanla Siirt ‘ e dönüşmüş olması gerekir.

Kavusşahap ve Hakkâri Dağları ile birleşmektedir. Bu dağ silsilesi daha çok ayrı ayrı kütleler halindedir ve Dicle Irmağı’na karışan küçük akarsularla da parçalanmıştır. Bu dağların ana kütlesini Yazlıca Dağı (Herekül Dağı) oluşturmaktadır. İlin en yüksek ikinci noktası olan Yazlıca Dağı’nı (2.838 m.) Meydan-ı Süleyman Tepe (2.444 m.) ile Körkandil Dağı, Uğurtepe (1.807 m.), Kelmehmet Dağı izlemektedir.

Bu dağ silsilesinin yanı sıra Siirt’in kuzeydoğusunda Doğruyol Dağı (Beknovil Dağı) (2.741 m.), Kapalı Dağı (2.631 m.) ve Küran Dağı (2.350 m.) dağları bulunmaktadır.

Bir tür ay çöreği …

Kruvasan,
Fr. croissant

İng. croissant
Rusça круассан
Çince 新月形面包
Arapça, كرواسون
Gürcüce კრუასანი
Etiopia ክሮሶንት
Kruvasan Ay çöreği.
Genelde kahve ile tüketilen ve Fransız mutfağına ait bir tat.

Kruvasan ilk önceleri Avusturya ve Fransız fırınlarında hilal biçimli ekmek şeklinde imal edilmiş.
Daha sonraları ve sıkça kavisli şekle göre daha düz bir şekilde imal edilmiş.

Malzemeler:
4,5 su bardağı un
Yarım paket yaş maya.
50 gr margarin
2 tatlı kaşığı toz şeker
2 çay kaşığı tuz
1 su bardağı ılık süt
2 adet yumurta
Yarım paket margarin
1 adet yumurta sarısı

Yapılışı:
Sütü ısıtın. Sütün ılık olması mayayı aktive etmesi için gereklidir. Sıcak ya da soğuk süt mayayı öldürür. İçine mayayı ufalayın. Tuz ve şekeri de ilave edin. Eriyene kadar karıştırın. Unu yoğurma kabının içine ortası çukur olacak şekilde koyun. Hazırlanan maya ve sütü ilave edin. Ön mayalanma için 10 dakika bekleyin. Kaba yapışmayan bir hamur olana kadar yoğurun. Kabın üzerini bir örtü veya strech ile kapatarak ılık bir yerde dinlendirin. Hamurun yarım saat kadar mayalanması sonucunda hamur iki katına çıktıysa tamamdır. Aksi halde biraz daha bekleyin. Tezgahı hafif unlayın. Kruvasan hamurunu mümkünse mermer bir tezgah üzerinde hazırlayın. Hamuru hafif unlanmış tezgahta 1,5 cm kalınlığında üçgen şeklinde açın.

İsteğinize göre, üçgen şeklinde kestiğiniz kruvasan hamurlarının, içine blok ya da damla çikolata koyup sarabilirsiniz. Geniş kenardan başlayarak hamuru yuvarlayın. Hamurları yağlı kağıt ya da yapışmaz tepsi kağıdı serilmiş fırın tepsisine 5 cm aralıklarla dizirek on dakika kadar dinlendirin. Kruvasanların üzerlerine 1 adet yumurta sarısı sürerek 180 derecede önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 15 dakika üzerleri renk alana kadar pişirin.
Kahvaltınız hazır. Hafif ılık kruvasanlar kahve ile muhteşem. Afiyet olsun.

Hristiyanlıkta papazın yardımcısı olan din adamı …

Diyakoz,
Diyakon,

İng. deacons.
Hristiyanlıkta papazın yardımcısı olan din adamı.
Hıristiyanlıkta papazın yardımcısı olan din adamı .
Kilise işlerinde papaza yardım eden kimse.
Papaz, Hıristiyan kiliselerinde piskopos ile diyakoz arasında yer alan din adamıdır.

Katolik, Anglikan ve Ortodoks kiliselerinde ruhban derecesinin ilk basamağıdır. Daha sonra peder, papazlık derecesine çıkar. Kilisede ibadet esnasında sırasında piskoposlara ve papazlara yardım ederler. Bir üst aşaması ise piskoposluktur. Kilisenin bütün maddi varlığının kahyalığını yapmak. Yoksullara, hastalara ve düşkünlere kimsesizlere kilise adına yardım etmek.

Yunanca hizmetli, hizmetçi, yardımcı, haberci manalarına gelen diakonos kelimesinden türetilmiştir. Günümüzde diyakoz kısaca papaz yardımcılarına verilen isimdir. Pederlik derecesini almış kişiler piskopos ve papaz olabilirler.

Adını, bu hayvanları tarif eden ilk batılı gözlemciden alan Spheniscus cinsinden bir penguen türü …

Humboldt,
Humboldt Penguen.

Humboldt Pengueni,
Spheniscus Humboldti.
Penguengiller familyasının Spheniscus cinsinden bir penguen türü. Bu penguenleri ilk defa batılı gözlemci Alexander von Humboldt tarafından XVIII. yüzyılda tarif etmiş ve humboldt adını vermiştir. Aynı bölgede bulunan akıntıya da yine aynı adı vermiştir.

Küçük koloniler halinde ortalama 25 yıl yaşayabilen bu penguenlerin boyları 50-70 cm. ve ağırlığı 3-5 kg olup Güney Amerika’ nın batı sahillerinde, Şili ve Peru’da anakara ya da ada sahillerinde yaşarlar. Bu penguenlerin yüzlerinde, ayaklarında ve kanatlarının altında pembe lekeler vardır.

Humboldt penguenleri yaşamlarını tek bir eşle geçirir. Kanatları olsa da uçamazlar. Ama suyun içinde saatte 50 km. hıza ulaşabilirler. Gözlerinde bulunan ikinci bir şeffaf göz kapağı suyun içinde görmelerini sağlar. Yer altına, mağaralara veya kayalar arasındaki yarıklara yuva kurarlar ve sığ sularda yaşarlar. Küçük balıkları (ançüez, hamsi, sardalya), kabuklular ile beslenirler.
Penguenin gövdesinin üst kısmı siyahımsı gridir. Düzensiz gri beneklerin olduğu alt kısım beyazdır. Göğsünde, nal şeklinde bir bant ve başından geçen beyaz bir şerit, karakteristik özelliğidir.

Emaar Akvaryum & Sualtı Hayvanat Bahçesinde bu penguenleri görebilirsiniz.

Lokasyon;
Emaar Square Mall
Ünalan Mahallesi, Libadiye Cd No:81, 34700 Üsküdar/İstanbul

Emaar Akvaryum & Sualtı Hayvanat Bahçesi

Tarihçi Kabaağaçlızade Mehmed Şakir Paşa’nın kızı, Halikarnas Balıkçısı, yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın kızkardeşi olan ressamımız …

Fahrelnisa Zeyd,
Türk ressam.

(1901, İstanbul – 5 Eylül 1991, Amman),
Modern üslupta önemli bir ressam.

II. Abdülhamit devri sadrazamlarından Cevat Paşa’nın yeğeni.
Kabaağaçlızade Mehmed Şakir Paşa’nın kızı,
Halikarnas Balıkçısı, yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın ve Gravür sanatçısı Aliye Berger’in kızkardeşidir.
Seramik sanatçısı Füreya Koral’ın teyzesi.
Ressam Nejat Devrim’in annesi.
Tiyatrocu Şirin Devrim’in annesi.
Kral 1. Faysal’ın kardeşi ve dönemin Irak büyükelçisi olan Emir Zeyd’le evlendikten sonra Zeyd soyadını aldı.

1901 yılında İstanbul’da doğdu. Sadrazam Cevat Paşa’nın soyundan gelmektedir. Değişik dallarda sanatçılar yetiştirmiş olan Şakir Paşa ailesindendir. Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı ile ressam Aliye Berger’in kızkardeşidir. Ressam Nejad Melih Devrim ve tiyatro sanatçısı, yazar Şirin Devrim’in annesidir. Ünlü seramik sanatçısı Füreya Koral ressamın teyzesi olur.

1928 yılına kadar Sanayi-i Nefise’de Resim Bölümü’nde öğrenim gördü ve Paris’e gitti. Pariste Ranson Akademisi’nde çalıştı. 1934’de, Irak Büyükelçisi Prens Zeid ile evlendi. Ölümüne kadar Amman’da yaşadı. İngiltere, Dış ülkelerde pek çok sergi açtı. 1991 yılında Amman’da vefat etti.

Samsun’un Bafra ilçesinde 18 şelalenin ortak adı …

Akalan,
Samsun’un Bafra ilçesinde 18 şelalenin ortak adı.

Samsun-Bafra’da bulunan Akalan Şelaleleri, aynı ismi taşıdığı Akalan Köyü sınırları içerisindedir.
Büyüklü küçüklü tam 18 şelaleden oluşmaktadır ve çevresinin güzelliğiyle farklı bir dünyanın kapılarını aralar misafirlerine.

Şelaleler 15 metre yükseklikten düşmektedir. Çevresindeki bitki örtüsünün zenginliği arasında hem piknik yapılabilir hem de doğa sporları

Asma kütüğü ..

Tevek,
Asma kütüğü.
Omaca,

Çotuk,
Devek,
Köcek,
Kupli,
Rez,

Asma,
Belli bir tür üzüm yetiştiren tırmanıcı ağaççık (Vitis). Bodur bir ağaççık olan asmanın anayurdu Anadolu’dur. Asmanın kökü çok derinlere gider (5-10 m). Gövdesine asma kütüğü veya omca denir. Kütüğün şekli iklime ve budama tarzına göre değişir. Asma, genel olarak çubukla üretilir. Bir veya birkaç gözlü çubuklar, elverişli nem ve ısıda­ki bir toprağa gömülür, bir süre sonra kök salar. Böylelikle ana kütüğün bütün özel­liklerini taşıyan yeni bir kütük elde edilmiş olur. Çubuktan yetiştirilen asmalar, tohum­dan yetiştirilenlere nispetle daha kısa za­manda üzüm verir.

Asma ve küçük meyve fidelerinin taban kısmında olan sürgün, yaprağa Gelevir denir. Asma yaprağına ise Kefene denir ve dilimleri az olan kör­pe asma yaprakları zeytinyağlı ve etli dol­ma yapmakta kullanılır. Asma yaprağı sala­murası, Türkiye’de en çok yapılan ve kullanı­lan bir tuzlama şeklidir. 4 000 yıl önce yapılmış Hitit kabartmalarında üzüm salkımları görülür. Ortaçağda, asma, mimarlıkta sık rastlanan bir süsleme un­surudur. Genellikle sütun başlıklarını, köşe­likleri ve halıları süsler. Suriye’de islâm sanatı asmayı perde {Mişettâ sarayının ön yüzü, Berlin müzesi) ve özellikle kıvrık dal şek­lindeki örgü bezemelerde (Şam’daki mo­zaikler) kullanmıştır. Bu bezemelere Afri­ka’da (Kayrevan camii) ye İspanya’da da (Kurtuba camii) rastlanır. Asma, klasik süslemede önemli yer tutmaz.

Bağlarda uygulanan çeşitli terbiye (gövde, çok ve tek yıllık dallarla sürgünlerin yer, şekil, yön ve sayılarını ifade eder) şekli ve budama metodları vardır. Bunlardan en çok kullanılan, Goble Terbiye Şekli, Yurdumuz bağlarında en yaygın kullanılan terbiye şeklidir. Tesisi kolay ve ucuzdur. Omcalar 30-100 cm arasında değişen yükseklikte taçlandırılırlar. Gövde üzerinde 3-5 kol ve her kolun ucunda çeşide ve yörelere göre 2-4 göz üzerinden kısa budanan budama çubukları bulunur. Goble terbiye şeklinden başka ülkemizin değişik yörelerinde rastlanan serpene, ağaca sardırma, herek, Bursa, İznik, Kemalpaşa, çardak gibi geleneksel terbiye şekilleri de vardır. Son zamanlarda diğer bir metod olan telli terbiye uygulanmaktadır.

Keten dövmeye yarayan tokmak…

Filariz,
Keten dövmeye yarayan tokmak.

Keten ve keneviri dövmekte kullanılan âlet, keten tokmağı.
Keten liflerinin yapışık olduğu dokulardan ayırmak için derede ıslatılarak çürütme işlemi uygulanır.
Yedi gün bekletilen lifler, dereden çıkartıldığında yabancı maddelerden uzaklaştırılmış olur.
Harmana getirilen keten demetleri kurutularak tokmak (filariz) denilen odundan yapılmış bir aletle dövülür.
Dövme işlemiyle keten bitkisinin içindeki odunsu parçaların kırılması sağlanır. Sonrasında keten demetleri tutamlanarak (bir avuç içerisine sığacak kadar) mengenez denilen aletten geçirilir.
Mengenez’ de keten lifinin içindeki odunsu parçalar temizleninceye kadar işlem yapılır. Bu odunsu parçalara keçin denir. Mengenezden çıkan keten lifleri yivi tarağı denilen tarakla taranır ve iki parça halinde birbirine dolanarak burmalar oluşturulur. Tokmakla dövülen burmaların yumuşaması sağlanarak tekrar yivi tarağı ile taranır. Taranan lifler çıkrık yardımı ile büküm verilerek iplik haline getirildikten sonra ılgıdır denilen çatal bir sopaya dolanarak çile haline getirilir.

Keten (Latince Linum),
Ketengiller familyasından, Haziran-Ağustos ayları arasında ipek gibi, mavimsi veya sarı renkli çiçekler açan bir bitkidir. 15-60 cm boylanabilir. Tohumu ve lifi için yetiştirilen doğal ve kültür formu bulunur. Yaprakları sapsız, grimsi-yeşil renkli, dik veya yatık gövde üzerinde sıralanmışlardır. Ketenin kimyasal yapısında; %80 selüloz, %3 pektin, %10 su bulunur. Tohumları %40-45 yağ içeririr ve yağ eldesinde kullanılır. “Bezir yağı” olarak bilinen bu yağ boyacılıkta kullanılır. Yağı alınan tohumlar hayvan yemi olarak kullanılır.

Seçkin, zarif …

Elegan,
Fr. élégant seçkin, zarif .
Seçkin,
Zarif,

Fr élégance, zarafet
Zarafetli.
İnce ve nazik tavırlı.
Güzel, Şık.
İnce nükteli.
İnce nükteli ve güzel tabirlerle konuşan,
Çekicilik,
Biçim, görünüş, durum, konuşma ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen,
Zarafetli.
Beğenilir ve nükteli
Güzel, hoş, albenili,
Hoşa gider bir biçimde konuşan ve davranan

Latince elegans titiz, seçici,
Elegan,

Danimarka’nın para birimi …

Kron,
Krone, øre

DKK
Danish krone.
1 Kron = 100 öre (øre)
Danimarka’nın para birimi .

Danimarka,
Danimarka Krallığı,

Kuzey Avrupa’da İskandinavya’da Jylland yarımadası üzerindedir.
Başkenti Kopenhag (Copenhagen), Danca: København,
Önemli şehirleri/limanları:
Alborg, Aarhus, Odense, Skagen, Roskilde, Billund, Esbjerg, Kolding.

Grönland ve Faroe Adaları Danimarka’ya aittir.
İzlanda 1944 yılında Danimarka’nın egemenliğinden kurtulmuş ve bağımsızlığını ilan etmiştir. Danimarka Sjælland (Zeland), Fyn(Fünen), Lolland, Falster, Langeland ve Baltık Denizi’ndeki Bornholm adaları üzerine kurulmuştur. Bu adalardan en büyüğü Sjælland olup Kopenhag buradadır. Sjælland, Sont Boğazı ile İsveç’ten ayrılır. Danimarka’nın güney komşusu Almanya’dır, İsveç doğu komşusudur.

2018 yılı verilerine göre;
Devlet başkanı: II. Margrethe
Başbakan: Lars Lokke Rasmussen
Din: %95 Lutheryan mezhebinden Hristiyan.
Danca ülkenin resmi dilidir.
Nüfus: 5.789.957
Yüzölçümü 43.092 m2
1973 yılında Avrupa Birliği üyesi olmuştur.

Gürcistan’da oynanan halk danslarından biri …

Khevsuruli,
Khevsuruli, Hevsuruli (ხევსურული)

Khevsuruli Gürcistan’da önemli bir dağlık bölge dansı. Bu dans türü, aşkı, cesareti, kadına saygıyı, dayanıklılığı, rekabeti ve beceriyi sembolize ediyor.

Gürcü dilinde adı Kartuli tsekva, Gürcü dansı olarak çevriliyor. Gürcü dansının çeşitli formları var. Danslar bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor ve her birinin kendine ait kostümü vardır. Khevsuruli, Mtiuluri gibi halk dansları dağlık bölgelerde, Achaluri ve Davluri gibi danslar daha aşağı bölgelerde oynanır. Bu geleneksel dans türleri Gürcü erkeklerin yiğitlik ve cesaretlerini, Gürcü kadınların zarafet ve güzelliklerini ifade eder.

Kartuli tsekva – Qartuli cekva

Gürcistan’da oynanan halk dansları;
Kartuli (ქართული) Zarif ve romantik bir danstır. Gürcistan’daki en popüler dans türüdür.
Kazbeguri (ყაზბეგური),
Jeirani Ceyrani (ჯეირანი),
Acharuli-Acaruli (აჭარული) (Acaristan özerk bölgesinde oynanır.)
Davluri (დავლური)- Çiftler halinde gerçekleştirilen zarif bir dans.
Karachokheli (ყარაჩოხელი),
Khanjluri, Hancluri (ხანჯლური) Çobanların dansı olarak bilinir.
Khevsuruli, Hevsuruli (ხევსურული),
Khorumi, Horumi (ხორუმი) Savaş halk dansı.
Kintouri (კინტოური).
Mtiuluri (მთიულური) Kırmızı kostümler içindeki dansçılar tarafından oynanır.
Partsa (ფარცა),
Samaia (სამაია), İlk Gürcü Kraliçe Tamar’ın, Genç Prenses, Bilge Anne, Güçlü Kraliçe özelliklerini temsil eden üç kadın tarafından oynanır.


Svanuri, Svaneti, (სვანეთი) Svaneti bölgesinden gelen bir dans türüdür.

Osetya’nın yerli bir etnik grubu olan İranlı bir ulus olan Osetler tarafından oynanan oyunlar.
Khonga, Honga, Osetçe: хонгæ
Simdi, Simd, Osetçe: симд,

Gürcistan Ulusal Bale’sini yaratan Iliko Sukhishivili ve Nino Ramishvili’nin çabaları ile halk dansları dünyanın bazı yerlerinde tanınmaya başlamıştır. Türkiye’de de oyunları bir çok kez sergilenmiş ve coşkuyla izlenmiştir.

Nijerya’ nın para birimi…

Naira,
Kobo,

Nijerya’ın Para birimi Naira’dır ve 100 Kobo’ya eşittir.

Nijerya (Nijerya Federal Cumhuriyeti),
Batı Afrika’da, Gine Körfezi kıyısında, Benin ile Kamerun arasında yer alan bir ülkedir.

Başkenti Abuja,
En büyük şehri Lagos’tur.
Resmi dili İngilizce olup Hausa, Yoruba, Igbo (Ibo), Fulani dilleri de konuşulur.

Ülkenin sınır komşularını Nijer, Çad, Kamerun ve Benin oluşturur.
Nijerya’nın güneyinde Gine Körfezi içerisinde yer alan Benin Körfezi yer almaktadır. Ülkenin ismi Nijer Nehri’nden gelmektedir. Nijer nehri Tuareg dilinde nehirlerin nehri anlamındadır. Arapça’da Nahr al-anhur olarak Latince’de ise Niger olarak kullanılmıştır.

1 2 3 77