Karadeniz Rumcasına verilen ad…

Romeika,
Karadeniz Rumcasına verilen ad.
Pontiaka, Romeika, Pontusça.
Romeika, Romayika Pontiaka veya Türkçe deyişle Rumca.
Pontus Rumcası (Helence: Ποντιακά Pontiaka),
Romeyika aslında bütün Anadolu’da konuşulan Helence demektir.
Romalıların dili manasına gelmektedir.

Doğu karadeniz yerli halkı, Rumcayı, geç doğu Roma İimparatorluğu’nun resmi devlet dili olması sebebiyle bu şekilde anmıştır.

Pontus Rumcası, köken olarak Koini ve Bizans Yunancası’ndan İon Yunancası’na dayanır.
Türkçe, Rusça, Gürcüce ve Ermenice’den etkilenen Pontus Rumcasıdır. Doğu Karadeniz’deki Antik Yunanca’ya en yakın konuşulmaya devam eden dildir.

Trabzon ve Rize’ye bağlı bazı köylerinde (70) ve özellikle Maçka ve Tonya civarında konuşulmaktadır. 1923 yılında mübadele sonucu Yunanistan’a gönderilen Ortodoks Hristiyanların yaşadığı kentlerde konuşulan Helencenin bir lehçesidir. Yöredeki adı Pontus Rumcası yani Pontiaka, Romeika’dır. Karadeniz Rumcası adlarıyla da bilinmektedir.

Romeika, zamanla eski yerli dilleri bünyesine katmış, osmanlı imparatorluğunun bölgeye tamamen hakim olmasının ardından etkinliğini yavaş yavaş yitirmiştir. Can çekişen bir dil.

Bölgede kullanılan halk dilinde bu dilden kalmış pek çok kelime bulunmaktadır.

Hanımeligillerden, birçok türü bulunan, çiçekleri demet durumunda olan, hoş kokulu meyvesi zeytine benzeyen bir ağaç ya da ağaççık …


Mürver,
Hanımeligillerden(Caprifoliaceae), Sambucus, Adoxaceae familyasındaki çiçekli bitkilerin bir cinsidir. Ancak, Adoxa cinsindeki bitkilerin genetik ve morfolojik durumu nedeniyle Adoxaceae olarak yeniden sınıflandırılmıştır.

Birçok türü bulunur. Yaprakları karşılıklı, çiçekleri demet durumundadır. Hoş kokulu ve beyaz çiçekler açan, meyvesi zeytine benzeyen, hekimlikte yararlanılan bir ağaç ya da ağaççık.

Hanımeligillerden, birçok türü bulunan, çiçekleri demet durumunda olan, hoş kokulu meyvesi zeytine benzeyen bir ağaç ya da ağaççık.

Meyveleri oldukça lezzetli ve ilgi çekici görünen mürverin yaprakları, tohumları ve dalları siyanür içeriyor. Bu nedenle bunları çıkarmanız ve sadece tamamen olgunlaşmış ve düzgün pişirilmiş mürverleri yemeniz gerekir. Aksi takdirde şiddetli ishal ve nöbetler gibi semptomlar ortaya çıkabilir.

Mürverlerin grip de dahil olmak üzere virüslerle savaşmaya ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olduğu da söyleniyor.

İngiltere’de Londra’nın 142 km güneybatısında büyük taşlardan oluşan, 5000 yıllık gizemli bir yapı …


Stonehenge,
İngiltere’nin güneyinde büyük taşlardan oluşan bir yapıt.
Stonehenge, İngiltere’de bir tarih öncesi anıtıdır.
Orta Çağ’da inşa edilen dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul ediliyor.
İngiltere’de, Amesbury’nin iki mil batısındaki Wiltshire’dadır.

Yüzyıllar boyunca, tarihçiler ve arkeologlar, Stonehenge’i pek çok gizem ile ilişkilendirerek üzerine kafa yordular. Stonehenge, dairesel alana yerleştirilmiş, 100’den fazla taşın dizilimi ile yapılmıştır. Dünyanın en çok tanınan arkeolojik eserlerinden biridir ve bugün bu taşların sadece 20 kadarı ayaktadır.

Uzmanlara göre Stonehenge, temel olarak cenaze törenleri için kullanılıyordu.

Her biri 13 metre yüksekliğinde, 7 metre genişliğinde ve 25 ton ağırlığında duran bir taştan oluşan bir halka taşından oluşur. Mavi taşlar (bluestones) olarak adlandırılır. Bu taşların Galler’in batısından, yaklaşık 225 km uzaklıktan getirildiğine inanılıyor.

Briç, satranç gibi oyunlarda, dışarıdan oyuna karışan seyircilere verilen ad …

Kibitzer,
Eng. Kibitzer,
Bazen kibbitzer olarak da yazılabiliyor.

Kelime yidişçe kökenlidir.
Başkalarının işine burnunu sokan kimse.
Briç, satranç gibi oyunlarda, dışarıdan oyuna karışan seyircilere verilen ad.

Gözlemci, izleyici.
Seyirci, Görüş, Görgü tanığı,
Bir işin başında durup boş yorum yapan, tavsiye verenler için kullanılır.

Oyun oynarken akıl veren, açık büfede yemek seçerken gereksiz yorum yapan insanlar için kullanılır.

“Keseli Ayı” da denilen ve Avustralya’ da yaşayan bir hayvan …


Koala,
Kuskusgiller (Phalangeridae).
“Keseli Ayı” da denilen ve Avustralya’ da yaşayan bir hayvan…
Keseli Ayı, Otçul ve ağaçta yaşayan bir memeli türüdür. Güney Avustralya koalaları 20. yüzyılın ilk dönemlerinde geniş çaplı katliama uğradı. Koala, Tazmanya ve Batı Avustralya’da bulunmamaktadır. Koala kelimesi Dharuk dilindeki gula kelimesinden gelmektedir. Görünüşü oyuncak ayıya benzer. Tıknaz vücutlu, uzun ve tüylü kulakları, siyah burnu ve gözleri vardır. Kırçıl renkli ve kuyruksuzdur. Okaliptüs ağaçlarının yapraklarıyla beslenir. Yavrusunu karnındaki kesesinde veya sırtında taşır.

Avustralya’da yaşayan, oyuncak ayıya benzeyen yavaş hareketli küçük bir memeli. Keseli ayı olarak da bilinir. Ayıya benzemesine rağmen ayıyla bir akrabalığı yoktur. Kuyruğunun olmaması, geniş tüylü kulakları, vücuduna göre iri siyah burnu ve gözleri önemli özelliklerindendir. Sevimli bir görünüşü vardır. Boyu 50 cm ve ağırlığı 9 kg. kadardır. Avustralya’da Sydney’in 80 km içerilerinde mavi dağların yamaçlarındaki sert yapraklı okaliptüs ağaçlarının bulunduğu ormanlarda yaşar. Ön ayaklarının iki parmağı, diğer üçünün karşısında bulunduğundan ağaç dallarını rahatça kavrar. Okaliptüs ağaçlarının körpe filiz ve yapraklarını yemek için genellikle gece çıkarak yüksek dallara tırmanır.

Barsağında bulunan bazı sindirim bakterileri sert yaprakları hazmetmesine yardım ederler. Kürkü su geçirmediği için çok avlanan bu hayvanın nesli tükenmeye başlamıştı. Avustralya hükümeti bunun üzerine 1936 yılında koala avını yasaklayan bir kanun çıkardı. Doğup büyüdüğü ormanların dışında yaşamayan koalalar, üç yüzü aşkın okaliptüs türlerinin içinde hangisinin yapraklarının zehirli olduğunu kolaylıkla ayırabilmektedirler. Koalalar ekim-ocak ayında çiftleşir. 35 günlük gebelikten sonra 0,3 gr ağırlığında, 2 cm boyunda bir tek yavru doğurur. Yavru aşağı yukarı 4 ay kadar annesinin karnındaki kesede kalarak süt emer. Çok geç büyür. Altı ay sonunda kürklenmeye ve dışarı ile ilgilenmeye başlar.

Daha sonra annesinin sırtına tırmanır. Annesinin sırtında gezen yavru, aradan bir yıl geçmesine rağmen kendine bakacak hale gelmez. Kese içindeki memelerden emmek için zaman zaman aşağı sarkar. Okaliptüs ağacının sert yapraklarına alışmak için, annesi tarafından yarı sindirilmiş yaprak dışkılarını yer. Devamlı anne sırtında taşınan yavru ancak dört sene sonra erginleşir.

Koala 20 yıl kadar yaşar. Hiç su içmediği fikri yanlıştır. İyi yüzer ve çukurlarda birikmiş yağmur sularını içer. Okaliptüs ve mavi sıtma ağacının yapraklarıyla karnını doyuran koalalar bir korudan diğerine geçince uyum sağlayamadıklarından ölürler. Avustralya’nın Queensland ve Victoria eyaletinde az miktarda yaşamaktadır.

1 2 3 326